Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Karena kalau tak ada lingkaran itu, lantainya sangat datar dan ia bisa berguling di ruangan.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.저 원 동그라미가 저기 없었고 바닥이 평평했다면 그것은 저 공간에서 방황하기 시작할 겁니다.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Mert ha az a kör nem lenne és a padló nagyon egyenletes lenne, elkezdene a teremben sétálni.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Om inte cirkeln vore där och golvet var väldigt jämnt så skulle den börja vandra omkring i rummet.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Perché se non fosse lì, e il pavimento fosse perfettamente uniforme, avrebbe cominciato a vagare nel vuoto.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Pretože, ak by tam tento kruh nebol, a podlaha by bola veľmi rovná, začal by sa potulovať po celom priestore.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Protože kdyby tam ten kruh nebyl a podlaha byla úplně rovná, začal by putovat po místnosti.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Επειδή αν ο κύκλος δεν υπήρχε και το δάπεδο ήταν πολύ ομαλό, θα άρχιζε να περιφέρεται τριγύρω στο χώρο.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Ведь если бы этого круга не было, и пол был бы очень ровным, он начал бы бродить в пространстве.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Защото, ако този кръг не беше там, а пода беше много равен, той щеше да започне да се скита в пространството.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.Тому що, коли б не було кола, і підлога була б рівною, він почав би блукати в просторі.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.מפני שאם העיגול לא היה שם, והרצפה היתה ממש ישרה, הוא היה מתחיל להסתובב במרחב.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.لأنه إن لم تكن تلك الدائرة هناك، وكان السطح في غاية الاستواء، سيبدأ في التجول في الفضاء.
Eğer bu çember olmasaydı ve yer pürüzsüz olsaydı, boşlukta dolanmaya başlardı.それは部屋中を動き回ります ワイヤーは着いていません
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A ak sú naše osudy prepletené, potom veríme, že je to dobrá karma, dobrý osud.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A jsou-li naše osudy propletené, pak věříme, že je to dobrá karma, štěstěna.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.A skoro nasze losy są połączone, to traktujemy to jako dobrą karmę.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Dan jika nasib kita saling berkaitan kita percaya ini adalah karma baik, kebeuntungan.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.En als ons lot met elkaar verweven is, dan geloven we dat het goede karma oplevert, geluk.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.E se os nossos destinos estão interligados, acreditamos que isso é bom "karma", é boa sorte.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.És ha a sorsunk összefonódott, akkor az szerintünk jó karma, jó szerencse.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Et si nos sorts sont entremélés nous croyons que c'est un bon karma, que c'est une chance.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.그래서 만약 우리의 운명이 얽혀있다면 우린 그것을 좋은 업보라고, 행운이라고 믿습니다.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Och om våra öden är sammanflätade då vi anser att det är bra karma, det är lycka.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Si daca destinele noastre sunt incrucisate atunci noi credem ca este o karma pozitiva, este un noroc.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.Και αν η μοίρα μας είναι συνυφασμένη τότε πιστεύουμε πως είναι καλό κάρμα, είναι καλό μέλλον.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И ако нашите съдби са преплетени, тогава ние вярваме, че това е добра карма, това е добра орис.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.И если наши судьбы переплетаются, то мы верим, что это хорошая карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.І, якщо наші долі переплітаються, то ми віримо, що це хороша карма.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ואם גורלותינו קשורים זה בזה אז אנו מאמינים כי זוהי קארמה טובה, זוהי ברכה.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.ومصيرنا متشابكة وبعد ذلك نعتقد أن هذه كرامة جيدة، أنها ثروة جيدة.
Eğer kaderlerimiz birbirine dolanmışsa, bunun iyi karma, iyi talih olduğuna inanırız.我々はそれを行なうことが善業であり、果報だと信じることができます そして我々のうちの多くの者にとって
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıByć może przeciwnicy mogliby przerwać ich własną sieć gdyby wiedzieli, że oszukują potencjalnych dżihadów.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıForse gli avversari avrebbero interrotto la loro rete se avessero saputo di essere traditi da jihadisti.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktı그들이 잠재적 지하드 일당을 속이고 있다는 것을 알게 되었다면, 아마도 내부적인 반발로 이 네트워크는 흔들렸을 겁니다.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıL'adversaire modifierait peut-être son propre réseau s'il savait qu'ils escroquaient les aspirants jihadistes.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıMisschien zou de tegenstander hun eigen netwerk verstoren als ze wisten dat ze would-be jihadisten bedrogen.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıPoate că adversarul și-ar anihila propria rețea dacă ar ști că trădătorii sunt jihadiști.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıTal vez el adversario interrumpiría su propia red si supiera que estaban engañando a aspirantes a yihadistas.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıTalvez o adversário modificasse a sua rede se soubesse que eles estavam a explorar os futuros jiadistas.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıВозможно, противник нарушил бы свои сети если бы знал, что обманывают будущих джихадистов.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıאולי היריב היה משבש את הרשת שלהם אם הם הו יודעים שהם מרמים אנשי ג'יהאד עתידיים.
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıربما كان الخصم ليعطلوا شبكاتهم الخاصة لو كانوا يعلمون أن من يخونهم هم من الجهاديين .
Eğer karşı taraf muhtemel cihadcıları dolandırdıklarını bilselerdi belki de kendi ağlarını kendileri bozucaktıアル・カーイダが知ったら 自軍側のグループを解消したことでしょう 2010年1月マグニチュード7.0の 壊滅的な地震がハイチを襲いました
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Con el tiempo, van a necesitar esas herramientas; pero inicialmente, en serio, se interponen en el camino.
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.나중엔 결국 필요하겠지만 처음엔 방해만 될 뿐이죠
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Na późniejszym etapie będą ci potrzebne te wszystkie narzędzia, ale na początku będą ci one przeszkadzać.
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Зрештою, наявний набір розроблених інструментів вам прост о шкодить.
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.Рано или поздно вам становятся важными и эти стандартные инструменты, но поначалу они только мешают.
Eninde sonunda o araçlar gereklidir ama ilk başlarda ayağınıza dolanırlar.ستحتاج لتلك الأدوات في النهاية لكنها ستعترض طريقك في البداية.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Creo que has estado matando alquimistas estatales.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Ho sentito dire che vai in giro ad assassinare gli Alchimisti di Stato.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Jag har hört att du har dödat statsalkemister.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Jeg har hørt, at du har dræbt statsalkymister.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Olet kiertänyt tappamassa valtionalkemisteja.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Podobno mordowałeś Państwowych Alchemików.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Soube que tens andado por aí a matar Alquimistas Nacionais.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Έμαθα ότι σκότωνες Κρατικούς Αλχημιστές.
Etrafta dolanıp Devlet Simyacıları öldürüyormuşsun.Насколько я знаю, ты убиваешь Государственных Алхимиков.
Etrafta dolanıp, o ucubelerin... ...bizi yemesini beklemek mi istiyorsunuz?Vocês querem mesmo se arrastar por oito andares... até esses malucos que querem nos comer?