Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Es war der größte Finanzbetrug seit Beginn der Geschichtsschreibung.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Ez volt a legnagyobb pénzügyi átverés az egész történelemben.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Foi o maior golpe financeiro na história registrada.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Fue la mayor estafa financiera en la historia.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Het was het grootste financiële contract in de geschiedenis.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Se oli maailmanhistorian laajamittaisin taloudellinen huijaus.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Ηταν η μεγαλύτερη χρηματιστηριακή απάτη στην σύγχρονη ιστορία.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.انه كان أكبر عملية نصب مالي في التاريخ
Çemberin çevresini dolanabilirsiniz.E potresti continuare a girare intorno al cerchio.
Çemberin çevresini dolanabilirsiniz.Và bạn có thể tiếp tục đi xung quanh trong vòng tròn.
Çemberin çevresini dolanabilirsiniz.Вы можете идти по кругу.
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Am impresia că mulți copii sar dintr-un loc în altul și nu se concentrează pe subiect."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Eu tenho a impressão que muitas crianças estão pulando e não se focando num tópico."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ho la sensazione che molti dei ragazzi stiano saltando intorno ma non si stiano concentrando sull'argomento".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ich habe das Gefühl das viele Kinder hin und her springen und sich nicht auf ein Thema konzentrieren."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ik heb de indruk dat vele kinderen van hier naar daar springen en zich niet op één onderwerp concentreren."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jag har en känsla av att många av barnen hoppa runt och inte fokusera på ett ämne.
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jag har en känsla av att många elever bara hoppar runt och inte fokuserar på ett område i taget."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jeg har på fornemmelsen, at mange af eleverne hopper rundt uden at fokusere på et emne."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""많은 학생들이 산만하고 하나의 주제에 집중하지 않는다는 느낌이 있습니다."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mám pocit, že mnoho dětí přeskakuje a nezaměřuje se na jedno téma."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mam wrażenie, że sporo dzieci przeskakuje i nie skupia się na jednym temacie".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Minusta tuntuu, että monet lapsista vain hyppivät ympäriinsä eivätkä keskity yhteen aiheeseen."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Myslím, že veľa detí skáče z jednej témy na druhú a nesústredí sa len na jednu."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Saya merasa banyak siswa yang melompat-lompat dan tidak fokus di satu topik."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Siento que muchos de los niños se la pasan saltando de una cosa a la otra y no se concentran en un tema."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Sinto que muitos miúdos andam a saltar "e não se concentram num tópico."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Úgy érzem, hogy sok gyerek össze-vissza ugrál, és nem egy témára koncentrál."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Здається, що багато учнів перестрибують з одного на інше, не можуть зосередитися на одній темі".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Имаме чувството, че децата просто скачат напред-назад и не се съсредоточават върху една тема."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "כמו אותו גרף מיקוד, הרבה מורים אמרו, "יש לי הרגשה שהרבה ילדים מקפצים מסביב
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "" لدينا احساس بان التلاميذ يقفزون من درس لآخر ولا يركزون على درس واحد."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "وقال "لدي شعور بأن الكثير من الاطفال القفز حولها وليس التركيز على موضوع واحد ".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」 と言うので あのフォーカスダイアグラムを 作りました
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」と言うので あのフォーカスダイアグラムを作りました
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Asiantuntijaryhmämme työskentelee myös kentällä -- viime vuonna kävimme 20 kertaa ikimetsässä.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Nasza załoga - w jej skład wchodzą eksperci - udała się w tym roku 20 razy do starych lasów.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Nhóm chúng tôi -- chúng tôi có một nhóm chuyên gia -- chúng tôi thám hiểm rừng già 20 lần vào năm ngoái.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Nuestro equipo --tenemos un equipo de expertos que sale-- salimos 20 veces al bosque nativo el año pasado.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Tim kami -- dan kami punya tim ahli yang pergi -- kami pergi 20 kali ke dalam hutan tua tahun lalu.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Vår grupp -- och vi har en grupp experter som ger sig ut -- vi gav oss ut 20 gånger i urskogen förra året.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Vores team -- vores eksperter som tager ud -- vi tog 20 ture til urskoven sidste år.
Çok sık araziye çıkan bir ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl 20 kez bakir ormanlarda dolandık durduk.Нашият екип... имаме екип от експерти, които излизат... излизали сме 20 пъти в старата гора миналата година.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.왜냐하면 상어들이 입을 벌리고 헤엄을 치면서 계속해서 플랑크톤을 먹기때문이죠.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.מפני שהם באופן בסיסי מתעדי פלנקטון ברציפות שוחים מסביב עם הפה פתוח.
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.لأنها في الاساس مُسجلات مستمرة للعوالق تبحر وأفواهها مفتوحة
Çünkü plankton sayaçları gibiler; ağızları sürekli açık halde etrafta dolanıyorlar.継続的なプランクトン記録装置だからです 現在ウバザメはIUCNで絶滅危惧種とされています
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Berapa lama lagi kamu mau mengejar dia?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Cat timp o vei mai hartui?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Cậu định theo đuổi nó bao lâu nữa?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Hoe lang blijf je nog achter haar aan zitten?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Hur länge ska du fortsätta jaga efter henne?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Jak długo masz zamiar za nią latać?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Per quanto tempo le andrai dietro?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Wie lange willst du noch hinter ihr her rennen?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Πόσο ακόμα θα την κυνηγάς εσύ;
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?До кога ще я преследваш?
Daha ne kadar onun peşinde dolanacaksın?Как долго ты собираешься преследовать ее?