dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Και δείχνουν να αγωνιούν να το αποφύγουν και να μιλήσουν για κάτι άλλο.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.И те изглеждат загрижени да го заобиколят и стъпчат, и да говорят за нещо друго.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Они стараются всеми силами не замечать его и говорить о чем-либо другом.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.והם נראים נלהבים לנסוע סביב ולדלג מעל זה ולדבר על משהו אחר.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.و يبدو انهم حريصين على أن يتجنبوا هذا الموضوع و يتحدثوا عن شيء اخر
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.別の事を話したがるのです だから 私が話します
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Asta e o măsurătoare obținută cu câțiva ani în urmă de la un satelit de pe orbita lui Marte numit Odyssey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Das ist eine Messung, die wir vor einigen Jahren mit einem Marssatelliten namens Odyssey gemacht haben.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Đây là số liệu chúng tôi thu được một vài năm trước từ vệ tinh bay trên quỹ đạo sao Hỏa có tên Odyssey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Dit is een meting van een paar jaar geleden vanuit een satelliet, Odyssey genaamd, in een baan om Mars.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Esto es una medida que obtuvimos hace unos años de un satélite que orbita Marte llamado Odyssey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Ezt a mérést pár éve végeztük a Mars küröl keringő Odyssey-vel.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Kilka lat temu dostaliśmy ten pomiar z orbitera Oddysey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.이것은 화성 궤도 위성 오디세이(Odyssey)가 몇 년 전에 보낸 관측 자료입니다.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Voici une mesure obtenue il y a quelques années par un satellite en orbite martienne, appelé Odyssey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Вот результаты измерений, полученных несколько лет назад с орбитального спутника Марса - Одиссея.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Това е измерване, което получихме преди няколко години от орбитален спътник на Марс наречен "Одисея".
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.אלו מדידות שערכנו לפני מספר שנים מלווין שנע סביב מאדים בשם "אודיסיאה"
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.تشير بعض الدلالات التي حصلنا عليها منذ عدة سنوات من قبل قمر صناعي يدور في مدار المريخ يدعى " أوديسي"
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.数年前に送られてきた計測結果です 火星の地表下に水があります
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Bland annat är det svårt att bedöma effekterna av komplexa insatser.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Em dez outros Estados-Membros da UE, os documentos políticos nacionais em matéria de droga expiraram em 2008.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Evaluatie en internationale organisaties op om hen geregeld te raadplegen en hen grotere steun te verlenen.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Ti andre EU-medlemsstater havde nationale narkotikaplanlægningsdokumenter, som udløb i 2008.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Tíz másik uniós tagállamban 2008ban járt le a nemzeti drogpolitikai dokumentumok érvényessége.
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.To je 30 000 kilometrů za sekundu! To je téměř oběhnutí Země každou sekundu.
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.To prawie jak opływanie Ziemi w ciągu każdej SEKUNDY!
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.З такою швидкістю можна облетіти Землю за секунду!
Bunlar ağa dolanma yaraları.72%のセミクジラがこのような傷を持っていますが
Bunlar ağa dolanma yaraları.Ce sont des cicatrices.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Có một số vết sẹo do bị mắc ngư cụ.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Dessa ärr har blivit orsakade av intrassling.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Éstas son cicatrices causadas por redes.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Ezek belegabalyodási sebek.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Het zijn littekens veroorzaakt door verstrikkingen.
Bunlar ağa dolanma yaraları.이것들은 (어구에) 걸려서 생긴 흉터 입니다.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Sono cicatrici provocate dalle reti da pesca.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Sunt cicatrici provocate de uneltele de pescuit în care se împotmolesc.
Bunlar ağa dolanma yaraları.To blizny po zaplątaniu w sieci.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Те са белези от оплитане.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Это шрамы от рыболовных снастей, в которых они запутываются.
Bunlar ağa dolanma yaraları.אלה צלקות מהסתבכויות.
Bunlar ağa dolanma yaraları.انما هي الندوب التي نتجت عن علقها في بعض الهقبات .
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Acuma, nu mă aştept să vă plimbaţi liniştiţi acceptând tot ceea ce se întâmplă.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Neočekávám, že budete chodit a přijímat vše, co se děje.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.עכשיו, אני לא מצפה שתסתובבו לכם ותקבלו את כל מה שקורה.
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.관해파리라 불리는 해파리의 띠를 봤는데 이 방보다도 길었고
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.ראיתי שרשראות של מדוזות המכונות סיפונופורס שהיו יותר ארוכות מהאולם הזה,
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.رايت حلقات من قنديل البحر تسمى بسيفونوفور كانت اطول من هذه الغرفة
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.その長さはこの部屋よりも長く 大量の光を発していたので
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Aquí me siento excluido de algo maravilloso."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Czuję, że wykluczono mnie z czegoś niesamowitego".
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Ich fühle mich hier von etwas Großartigem ausgeschlossen."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Ik voel me belazerd alsof iets geweldigs me werd ontnomen."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Je me sens dépouillé de quelque chose de génial ici."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""나 지금 바가지 쓴거임?"
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Mi sento defraudato da qualcosa di terrificante"
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Simt că sunt tras în piept în legătură cu ceva minunat."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Sinto que fui enganado por algo fantástico".
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Úgy érzem, lemaradtam valami eszméletlenről."

İlgili Sayfalar