Ana içeriğe geç
Sözlük

dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Ezt a mérést pár éve végeztük a Mars küröl keringő Odyssey-vel.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Kilka lat temu dostaliśmy ten pomiar z orbitera Oddysey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.이것은 화성 궤도 위성 오디세이(Odyssey)가 몇 년 전에 보낸 관측 자료입니다.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Voici une mesure obtenue il y a quelques années par un satellite en orbite martienne, appelé Odyssey.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Вот результаты измерений, полученных несколько лет назад с орбитального спутника Марса - Одиссея.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.Това е измерване, което получихме преди няколко години от орбитален спътник на Марс наречен "Одисея".
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.אלו מדידות שערכנו לפני מספר שנים מלווין שנע סביב מאדים בשם "אודיסיאה"
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.تشير بعض الدلالات التي حصلنا عليها منذ عدة سنوات من قبل قمر صناعي يدور في مدار المريخ يدعى " أوديسي"
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.数年前に送られてきた計測結果です 火星の地表下に水があります
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Bland annat är det svårt att bedöma effekterna av komplexa insatser.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Em dez outros Estados-Membros da UE, os documentos políticos nacionais em matéria de droga expiraram em 2008.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Evaluatie en internationale organisaties op om hen geregeld te raadplegen en hen grotere steun te verlenen.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Ti andre EU-medlemsstater havde nationale narkotikaplanlægningsdokumenter, som udløb i 2008.
Bundan başka on AB Üye Devleti daha 2008’de süresi dolan ulusal uyuşturucu belgelerine sahipti.Tíz másik uniós tagállamban 2008ban járt le a nemzeti drogpolitikai dokumentumok érvényessége.
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.To je 30 000 kilometrů za sekundu! To je téměř oběhnutí Země každou sekundu.
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.To prawie jak opływanie Ziemi w ciągu każdej SEKUNDY!
Bu neredeyse Dünya'nın çevresini bir "saniyede" dolanmak demek.З такою швидкістю можна облетіти Землю за секунду!
Bunlar ağa dolanma yaraları.Ce sont des cicatrices.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Có một số vết sẹo do bị mắc ngư cụ.
Bunlar ağa dolanma yaraları.72%のセミクジラがこのような傷を持っていますが
Bunlar ağa dolanma yaraları.Dessa ärr har blivit orsakade av intrassling.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Éstas son cicatrices causadas por redes.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Ezek belegabalyodási sebek.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Het zijn littekens veroorzaakt door verstrikkingen.
Bunlar ağa dolanma yaraları.이것들은 (어구에) 걸려서 생긴 흉터 입니다.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Sono cicatrici provocate dalle reti da pesca.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Sunt cicatrici provocate de uneltele de pescuit în care se împotmolesc.
Bunlar ağa dolanma yaraları.To blizny po zaplątaniu w sieci.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Те са белези от оплитане.
Bunlar ağa dolanma yaraları.Это шрамы от рыболовных снастей, в которых они запутываются.
Bunlar ağa dolanma yaraları.אלה צלקות מהסתבכויות.
Bunlar ağa dolanma yaraları.انما هي الندوب التي نتجت عن علقها في بعض الهقبات .
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Acuma, nu mă aştept să vă plimbaţi liniştiţi acceptând tot ceea ce se întâmplă.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.Neočekávám, že budete chodit a přijímat vše, co se děje.
Bu noktada sizden ortalıkta dolanıp olabilecek herşeyi kabullenmenizi beklemiyorum.עכשיו, אני לא מצפה שתסתובבו לכם ותקבלו את כל מה שקורה.
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.관해파리라 불리는 해파리의 띠를 봤는데 이 방보다도 길었고
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.ראיתי שרשראות של מדוזות המכונות סיפונופורס שהיו יותר ארוכות מהאולם הזה,
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.رايت حلقات من قنديل البحر تسمى بسيفونوفور كانت اطول من هذه الغرفة
Bu odadan daha uzun ve zincirler halinde dolanan sifonofor denen dev denizanaları gördüm.その長さはこの部屋よりも長く 大量の光を発していたので
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Чувствам се измамен от нещо страхотно тук."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Aquí me siento excluido de algo maravilloso."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Czuję, że wykluczono mnie z czegoś niesamowitego".
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Ich fühle mich hier von etwas Großartigem ausgeschlossen."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Ik voel me belazerd alsof iets geweldigs me werd ontnomen."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Je me sens dépouillé de quelque chose de génial ici."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""나 지금 바가지 쓴거임?"
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Mi sento defraudato da qualcosa di terrificante"
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Simt că sunt tras în piept în legătură cu ceva minunat."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Sinto que fui enganado por algo fantástico".
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Úgy érzem, lemaradtam valami eszméletlenről."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Νιώθω εξαπατημένος από κάτι απίθανο εδώ".
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""Я чувствую себя обманутым от того, как здесь удивительно."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""אני מרגיש שמונעים ממני משהו מדהים כאן."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum.""أشعر أنني أسرت بشئ رائع هنا."
"Burada harika birşey dolandırmış gibi hissediyorum."「とても自由な気分だ とても気分がいい」
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.A fost cel mai mare con financiare în istorie.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Był to największy przeket finansowy w historii.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Byl to největší finanční podvod v historii.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.Detta var det största finansiella bedrägeriet i historien.
Bu tarihin en büyük finansal dolandırıcılığı idi.È stato il più grande raggiro finanziario che la storia ricordi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod