dolan ile cümle

dolan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Jos sinulla joskus on tuo kimpoileva ajatus päässäsi, se sattuu paljon.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.여러분들의 머릿속으로 그런 생각이 스쳐지나갔다면 그건 대단히 고통스러울겁니다.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Nếu bạn đã từng bật lên suy nghĩ đó trong đầu, sẽ thật sự rất đau.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Pokud vám tahle myšlenka bude rezonovat v hlavě, bude to hodně bolet.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Se solo aveste quell'idea vi fosse frullata in testa. Farà male.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Se vocês alguma vez tiverem esse pensamento a ricochetear no vosso cérebro, vai doer muito.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Si alguna vez tienes ese pensamiento rondándote la cabeza, te va a doler mucho.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Si jamais vous avez cette idée coincée dans la tête, elle vous blessera énormément.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Wenn dieser Gedanke jemals in Ihrem Gehirn querschlägt, wird es sehr schmerzen.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Αν ποτέ περάσει αυτή η σκέψη από το μυαλό σας, θα πονέσει πολύ.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Ако някой ден тази мисъл започне да рекушира в мозъка ти, тогава адски ще те заболи.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Если когда-нибудь эта мысль срикошетит у вас в мозгу, ох, будет больно.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.Якщо колись ця думка атакуватиме ваш мозок, буде нестерпимо болісно.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.אם אי-פעם תתרוצץ המילה הזו בתוך מוחכם, זה יכאב מאד.
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.إذا كانت تلك الجملة تتردد في رأسكم ستؤلمكم كثيراً
Bu gibi sözler beyninizde dolanacak olursa, çok acıtacaktır.非常に苦しくなりますよ 以上 皆さんがなぜ
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Becsapták ezeket az embereket. Akiknek ez sok pénzbe került.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.De lurar dessa människor. Kostar dem massa pengar.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Ei îi înşeală pe aceşti oameni. Îi costă o mulţime de bani.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Enganam essas pessoas. Custa-lhes muito dinheiro.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Essi ingannano le persone. Costano loro molto denaro.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.He huijaavat näitä ihmisiä. Se maksaa paljon rahaa.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Họ lừa gạt những người đó. Khiến họ tốn rất nhiều tiền.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Ils trompent ces gens. Leur coûtent beaucoup d'argent.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.심령술사들은 사람들을 속입니다. 속여서 많은 돈을 쓰게 합니다.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.De bedrager disse mennesker, og det koster dem masser af penge, koster dem masser af følelsesmæssige kvaler
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.Han engañado a estas personas, a las que les ha costado mucho dinero y mucha angustia emocional.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.Те лъжат тези хора, струват много пари, причиняват голямо емоционално страдание.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Oszukują ludzi.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Sie betrügen diese Leute. Kosten sie eine Menge Geld.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Ti lidé jsou šizeni. Stojí je to hodně peněz.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Ze bedriegen deze mensen. En dat kost ze een hoop geld.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Τους εξαπατούν αυτούς τους ανθρώπους. Τους κοστίζουν πολλά λεφτά.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.Они обманывают этих людей. Обходятся им очень дорого.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.הם מרמים את האנשים הללו. עולים להם ממון רב.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.يخدعون هؤلاء الناس. يكلفهم الكثير من المال.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar.大金を払わせ ひどい精神的苦痛を与えています
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Această carte este scrisă în limbajul matematic fără de care ne-am pierde fără rost într-un labrint întunecat.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Denna bok är skriven i det matematiska språket... Utan vilket man vandrar förgäves genom en mörk labyrint."
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Denne bog er skrevet i matematikkens sprog... uden det vandrer man forgæves i en mørk labyrint."
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."E hatalmas könyv a matematika nyelvén íródott, mely nélkül, csak vakon botorkálunk egy sötét labirintusban.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Kniha je napsána jazykem matematiky ... bez kterého člověk marně bloudí temným labyrintem.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır.""이 책은 어둠의 미로에서 헤맬 필요가 없도록 수학적 언어로 쓰여져 있습니다"
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Or il est écrit en langue mathématique... Sans elle, on erre en vain dans un labyrinthe obscur."
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Táto kniha je napísaná v matematickom jazyku... bez ktorého človek len márne putuje tmavým labyrintom.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Тази книга е написана на езика на математиката, без който бихме се лутали напразно през тъмен лабиринт."
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Ця книга написана математичною мовою... без якої ти марно мандруєш темним лабіринтом.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."Эта книга написана на языке математики... без которого можно тщетно блуждать в темном лабиринте.
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."هذا الكتاب كتب بلغة "الرياضيات" و التي بدونها تعيش في متاهة
Bu kitap matematik dilinde yazılmıştır, o dil olmadan kişi karanlık labirentte boş boş dolanır."この本なしでは、深い迷路に迷い込んだようなものです。 ちょっと、凝ったかな。
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.A oni bardzo starają się jej uniknąć, ominąć, by mówić o czym innym.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.De synes ivrige efter at gå udenom eller springe henover det, og tale om noget andet.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.E parecem ansiosos por evitá-lo, passar por cima dele e falar acerca de outra coisa.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Et ils semblent bien décidés à faire l'impasse et à parler de tout autre chose.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.이 관점에 대해선 회피하고 넘어가고 말을 돌리려 애를 씁니다.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Láthatóan égnek a vágytól, hogy elfussanak mellette, hogy átlépjék, és valami másról beszéljenek.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Raději ji oběhnou, přeskočí a hned mluví o něčem jiném.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Sie scheinen bemüht zu sein, ihn zu umgehen und ihm auszuweichen, und am Ende über etwas anderes zu sprechen.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Și par nerăbdători să fugă de el, să schimbe subiectul și să vorbească despre altceva.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Y parecen ansiosos por pasarlo por alto y hablar de algo diferente.

İlgili Sayfalar