dolaşma ile cümle
dolaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O etrafında dönen tamamlanmış oldu, hemen düz geri dolaşmaya başladı.Коли він закінчив обертаючись, він негайно почав бродити прямо назад.
O etrafında dönen tamamlanmış oldu, hemen düz geri dolaşmaya başladı.לאחר שהשלים להסתובב, הוא מיד החל לשוטט ישר בחזרה.
O etrafında dönen tamamlanmış oldu, hemen düz geri dolaşmaya başladı.عندما أكملت الدوران في المكان ، وقال انه بدأ على الفور ليهيمون على وجوههم مرة أخرى على التوالي.
O etrafında dönen tamamlanmış oldu, hemen düz geri dolaşmaya başladı.彼は彼の部屋から彼を分離していた偉大な距離に驚いた
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasılHur hon längtade efter att komma ut ur den mörka salen, och vandra omkring bland de sängar
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasılHvor hun længtes efter at komme ud af denne mørke sal, og vandre omkring blandt dem senge
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasıl그녀는 어두운 홀 벗어나, 그리고 그 침대 가운데에 대해 방황하는 갈망하는 방법
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasılWie sie sehnte sich danach, raus aus dem dunklen Saal und wandern umher unter den Betten der
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasılכמה השתוקקה לצאת מן האולם כי אפל, מסתובבים בין אלה המיטות של
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasılكيف انها يتوق للخروج من تلك القاعة المظلمة ، وبين أولئك الذين يهيمون على وجوههم عن أسرة من
O karanlık salonda çıkmak ve bu yataklar arasında dolaşmaya özlemi nasıl明るい花とそれらの涼しい噴水、彼女はさらにを通して彼女の頭を得ることができませんでした
O kirli ellerle dolaşmamalısınız.Δυο ολόκληρες βδομάδες... δούλευα με το ψαλίδι και το δρεπάνι. Έσκαψα, έκοψα, δρεπάνισα, ξεχορτάριασα.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak. Anlaşıldı. Kilo 64, burası Kilo 11.نحتاج الفريق العاشر هناك. كل قواتهم
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak. Anlaşıldı.Ni druge poti, edino da krožite skozi celo mesto.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.Jediná jiná cesta jde okolo celého mesta.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.La única otra ruta es dando la vuelta a toda la ciudad.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.O único caminho</i> <i>é dar a volta á cidade.</i>
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.Singurul care ar mai fi este să ocoliţi întreg oraşul.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.Η μόνη άλλη πορεία είναι γύρω απ την πόλη.
Olabilecek tek yol şehrin etrafından dolaşmak.Има само един и той минава около града.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar. Ama bu güzel bir başlama noktası.Ze hebben geen baan zoals een planeet die rond de zon draait.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.De cirkulerar inte som en planet cirkulerar runt solen
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Eles não orbitam da mesma forma que um planeta orbita à volta do Sol.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Ils n'orbitent pas de la façon dont une planète, par exemple, orbite autour du soleil.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.말하자면 전자는 태양 주위를 움직이는 행성처럼 정해진 궤도를 따라 움직이지는 않아요.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Mereka tidak orbit planet seperti itu, katakanlah, orbit sekitar Matahari.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Neobiehajú tak ako planéty obiehajú okolo slnka.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Nie orbitują jak planety, na przykład, wokół Słońca.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.No estàn en una orbita còmo por ejemplo lo hacen los planetas, alrededor del sol.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Non orbitano nel modo in cui diciamo che un pianeta orbita attorno al sole.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Sie kreisen nicht in der Art und Weise um den Atomkern wie ein Planet die Sonne umkreist.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Tato představa je ale dobrým výchozím bodem.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Δεν κινούνται σε τροχιά όπως ένας πλανήτης, ας πούμε, κινείται γύρω από τον ήλιο.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Вони не обертаються так, як планети, планети навколо Сонця.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Они не двигаются по орбитам, как это делают планеты вокруг Солнца.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.Те не орбитират, така както планета орбитира, около слънцето.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.הם לא חגים כמו שהפלאנטות. חגים סביב השמש.
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.فهي لا تدور مثلما تدور الكواكب مثلا حول الشمس
Onlar, örneğin güneşin etrafındaki bir gezegen gibi yörüngede dolaşmazlar.巡っていないのです. しかし,最初に頭にモデルを作るには良さそうです.
"Orada bir dolaşmak lazım.Et il dit " Vous devez vous promener autour de là, vous devez arrêter par l'un des 'maison de café' ".
"Orada bir dolaşmak lazım.Y él dice "Hay que pasear por allí, tienes que parar en frente de algun café bar".
"Orada bir dolaşmak lazım.Επίσης, λέει "Χρειάζεται να περάσεις από εκεί, χρειάζεται να σταματήσεις σε ένα καφενείο".
"Orada bir dolaşmak lazım."Там трябва да се разходиш, да поседнеш в едно кафене." казва.
"Orada bir dolaşmak lazım.ويقول " أنك تحتاج إلى التجول هناك، وأن تتوقف فى إحدى المقاهى."
Öyle yaparak, bugün bize sıradan gelen hareket etme ve çok az emekle dünyayı dolaşma özgürlüğünü koruyacağız.그렇게 함으로써, 우리가 정말 당연시 여기고 있는 것들, 즉 이동의 자유와 어려움없이 세계를 누빌 수 자유를
Öyle yaparak, bugün bize sıradan gelen hareket etme ve çok az emekle dünyayı dolaşma özgürlüğünü koruyacağız.כי אם נעשה זאת, נוכל לשמר את מה שנראה לנו מובן מאליו, והוא החופש לנוע
Öyle yaparak, bugün bize sıradan gelen hareket etme ve çok az emekle dünyayı dolaşma özgürlüğünü koruyacağız.لأنه بعمل ذلك سوف نحافظ على ما حصلنا عليه و أصبح من المسلمات وهو حرية التنقل
Öyle yaparak, bugün bize sıradan gelen hareket etme ve çok az emekle dünyayı dolaşma özgürlüğünü koruyacağız.現在当たり前だと思われている 移動の自由やストレスのない旅行が 確保できるのです
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Apakah merupakan sesuatu yang butuh beredar secara gratis di masyarakat bebas?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Cái gì mà cần được lưu thông tự do trong cái xã hội tự do?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Czy to coś powinno swobodnie krążyć w wolnym społeczeństwie?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?É algo que precisa de circular livremente numa sociedade livre?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?È qualcosa che ha bisogno di circolare liberamente in una società libera?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?¿Es algo que necesita circular libremente en una sociedad libre?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Est-ce une chose qui a besoin de circuler librement dans une société libre ?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Este cumva ceva ce are nevoie să circule nestingherit într-o societate liberă?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Is het iets dat vrij verspreid moet kunnen worden in een vrije samenleving?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Ist es etwas, das in einer freien Gesellschaft frei zirkulieren muss?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?그건 자유로운 사회에서 자유롭게 유통되어야 하는 건가요?
Özgür bir toplumda özgürce dolaşmaya mı ihtiyacı var?Valami olyasmi-e, aminek szabadon kell terjednie egy szabad társadalomban?