dolaşan ile cümle

dolaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Und Juda samt allen seinen Städten sollen darin wohnen, dazu Ackerleute und die mit Herden umherziehen;
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Vi abiteranno insieme Giuda e tutte le sue città, agricoltori e allevatori di greggi
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Y habitarán juntos en ella Judá y todas sus ciudades, los labradores y los que se desplazan con los rebaños
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.И поселится на ней Иуда и все города его вместе, земледельцы и ходящие со стадами.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.И там ще обитава Юда заедно с всичките му градове, Земеделците и чергарските със стада.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.וישבו בה יהודה וכל עריו יחדו אכרים ונסעו בעדר׃
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.فيسكن فيه يهوذا وكل مدنه معا الفلاحون والذين يسرحون القطعان
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.猶 大 和 屬 猶 大 城 邑 的 人 、 農 夫 和 放 羊 的 人 、 要 一 同 住 在 其 中
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.猶大 和 屬猶 大 城邑 的 人 、 農夫 和 放羊 的 人 、 要 一同 住在 其中
Herhalde pazar ve Bu bennington odada dolaşan yeterlikPrin urmare, nu caseta
Herhalde pazar ve Bu bennington odada dolaşan yeterlikTrg za prepričani, in razsaja v teh sobi Bennington usposobljenost
Herhalde pazar ve Bu bennington odada dolaşan yeterlikРинок упевнений, і ходить в цих номерів Беннінгтон компетенція
Herhalde pazar ve Bu bennington odada dolaşan yeterlikРынок уверен, и ходит в этих номеров Беннингтон компетенция
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...C'è l'appassionato, e quello che cavalca l'onda Chi grida, chi sta in silenzio.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Dan yang berani. Ada yang penuh semangat. Ada yang sedang dibonceng.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Den högt och tyst
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...En de moedige. Er is de bevlogene. En degene die meedoet.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan... Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!Der er den lidenskablige og der er den som er med paa en tur den hoejlydte og den stille
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan... Fakat sesimiz bir; hepimiz biriz!集まって茶を飲めば どうやって真実を得られるか分かる
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Le passionné et ceux qui se promènent, Le bruyant et le silencieux.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Van szenvedelyes, van haszontalan.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Y los valientes. la pasión. Y el que se encuentran en un paseo.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...Και τους θαρραλέους. Εκεί είναι οι παθιασμένοι. Και αυτοί που ακολουθούν το κύμα.
(Kahkaha) Etrafta dolaşan küçük insanlar.(skratt) småfolk som vandrar omkring.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Aku ditemui para peronda kota; mereka memukul dan melukai aku, selendangku mereka ambil dengan paksa
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.성중에서 행순하는 자들이 나를 만나매 나를 쳐서 상하게 하였고 성벽을 파수하는 자들이 나의 웃옷을 벗겨 취하였구나
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Natrafili mię stróże, co chodzą po mieście; ubili mię, zranili mię, wzięli i płaszcz mój ze mnie stróże murów.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Vægterne, som færdes i Byen, traf mig, de slog og såred mig; Murens Vægtere rev Kappen af mig.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Встретили меня стражи, обходящие город, избилименя, изранили меня; сняли с меня покрывало стерегущие стены.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.Намериха ме стражарите, които обхождат града, Биха ме, раниха ме; Пазачите на стените ми отнеха мантията.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.מצאני השמרים הסבבים בעיר הכוני פצעוני נשאו את רדידי מעלי שמרי החמות׃
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.وجدني الحرس الطائف في المدينة. ضربوني جرحوني. حفظة الاسوار رفعوا ازاري عني.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.城 中 巡 邏 看 守 的 人 遇 見 我 、 打 了 我 、 傷 了 我 . 看 守 城 牆 的 人 奪 去 我 的 披 肩
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, Dövüp yaraladılar. Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.城中 巡 邏 看守 的 人 遇見 我 、 打了 我 、 傷 了 我 . 看 守城 牆 的 人奪 去 我 的 披肩
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Aku ditemui peronda kota, dan kutanya, "Apakah kamu melihat jantung hatiku?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.De nachtwakers vonden mij tijdens hun nachtelijke ronde. Ik vroeg of zij mijn liefste soms gezien hadden.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Es fanden mich die Wächter, die in der Stadt umgehen: "Habt ihr nicht gesehen, den meine Seele liebt?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.gtalálának engem az õrizõk, a kik a várost kerülik. [Mondék nékik:] Láttátok-é azt, a kit az én lelkem szeret?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.성중의 행순하는 자들을 만나서 묻기를 내 마음에 사랑하는 자를 너희가 보았느냐 하고
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Kohtasivat minut vartijat, jotka kaupunkia kiertävät. "Oletteko nähneet häntä, jota minun sieluni rakastaa?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Les gardes qui font la ronde dans la ville m`ont rencontrée: Avez-vous vu celui que mon coeur aime?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.M'au întîlnit păzitorii cari dau ocol cetăţii; şi i-am întrebat: ,,N'aţi văzut pe iubitul inimii mele?``
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Me encontré con los guardias que rondan la ciudad, y les pregunté: "¿Habéis visto al que ama mi alma?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Mi hanno incontrato le guardie che fanno la ronda: «Avete visto l'amato del mio cuore?»
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Našli ma strážcovia, ktorí obchádzajú po meste. Či ste nevideli toho, ktorého miluje moja duša?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Našli mne ponocní, kteříž chodí po městě. Viděli-liž jste toho, kteréhož miluje duše má?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Natrafili mię stróżowie, którzy chodzili po mieście; i spytałem: Widzieliżeście tego któego miłuje dusza moja?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Vægterne, som færdes i Byen, traf mig: "Så I mon ham, som min Sjæl har kær?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Väktarna mötte mig, där de gingo omkring i staden. »Haven I sett honom som min själ har kär?»
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Vekterne, som går omkring i byen, møtte mig. Jeg sa til dem: Har I sett ham som min sjel elsker?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Zalotili so me stražarji, ki hodijo po mestu; vprašam jih: Ste ga li videli, ki ga ljubi duša moja?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Με ευρηκαν οι φυλακες οι περιερχομενοι την πολιν. Μη ειδετε εκεινον, τον οποιον αγαπα η ψυχη μου;
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Встретили меня стражи, обходящие город: „не видали ли вы того, которого любит душа моя?"
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.Намериха ме стражарите, които обхождат града; Попитах ги: Видяхте ли онзи, когото обича душата ми?
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.מצאוני השמרים הסבבים בעיר את שאהבה נפשי ראיתם׃
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.وجدني الحرس الطائف في المدينة فقلت أرأيتم من تحبه نفسي.
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.城 中 巡 邏 看 守 的 人 遇 見 我 . 我 問 他 們 、 你 們 看 見 我 心 所 愛 的 沒 有
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.城中 巡 邏 看守 的 人 遇見 我 . 我 問他們 、 你 們 看 見 我心所愛 的 沒有
Makaranın etrafında dolaşan bir ip var. -І, власне, в мене є мотузка, яка рухається по блоку. Це моя мотузка.
Makaranın etrafında dolaşan bir ip var. -בואו נגיד שיש לנו חבל העובר דרך הדיסקה. זה החבל.
İlgili Sayfalar