dolaşan ile cümle
dolaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dünyayı dolaşan bir maceracının hikayesi.Είναι η ιστορία ενός τυχοδιώκτη που ταξιδεύει στον κόσμο.
Dünyayı dolaşan bir maceracının hikayesi.Это об искателе приключений, который ездит по всему свету.
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Bien sûr, un des juges voit ça et dit:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Claro que, uno de los jueces pasa por ahí, y dice,
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Desigur, cineva din juriu trece pe alături şi exclamă:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Eén van de juryleden komt voorbij en zegt natuurlijk:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,심사위원들이 지나가면서 슥 보고는 한마디 합니다.
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Naturalmente, uno dei giudici disse:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Natürlich ging einer der Preisrichter um und sagte
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Oczywiście jeden z sędziów przechodząc obok, rzuca:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Persze, amikor az egyik versenybíró ezt meglátta, felkiáltott:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Ένας από τους κριτές του διαγωνισμού είπε,
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Конечно, наблюдатель смотрит на все это и думает:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Разбира се, един от съдиите броди наоколо и казва:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,כמובן, אחד השופטים, עבר ליד, ואמר:
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,بالطبع , أحد القضاة مُتعجب , يقول ,
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,「わぁ 抗がんビール すごいぞ」
Etrafta dolaşan küçük insanlar.1つ賭をしましょう
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Apró emberkék, mindenfelé mászkálnak.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Des adultes en modèle réduit qui courent partout !
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Diese kleinen herumlaufenden Menschen.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Gente pequeñita, caminando por ahí.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Kleine mensen die rondlopen.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.몇몇 분들은 여기 저기 손을 들고 계시네요.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Majhne ljudi, ki tavajo okoli.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Malí lidičkové, co pobíhají okolo.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Những con người nhỏ bé quanh quẩn đâu đây.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Orang-orang kecil keluyuran kesana kemari.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Pessoas pequenas a andar por aí.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Piccoli che gironzolano attorno.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Små mennesker der går rundt.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Știți, oameni din aceia mici.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Tacy mali ludzie.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Μικρά ανθρωπάκια που τριγυρνάνε.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Малі люди, котрі тиняються без діла.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Малки човечета мотаещи се наоколо.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Ходят такие человечки.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.אנשים קטנים שמסתובבים בשטח.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.أناس صغار يركضون في اﻷنحاء.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.Gilgit där jag bor i norra Pakistan.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.돌봐줄 수 있도록 저는 자라서 수의사가 되고 싶습니다.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.Pakisztán északi részén.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim."que vagueiam pelas ruas da minha aldeia, perto de Gilgit, no norte do Paquistão."
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.המשוטטים ברחובות הכפר בו אני גר גילגית, צפון פקיסטן.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.التي تحوم في طرق القرية لأنني أعيش في جليجيت، شمال باكستان.
Gılgıt köyünde başıboş dolaşan sokak kedi ve köpeklerine bakabileceğim.世話をしてあげることができるからです 私の名前はカイラシュです。私は色ガラスを通して
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.A budú v nej bývať Júda a všetky jeho mestá spolu, oráči a tí, ktorí tiahnu so stádom.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.És ott lakoznak majd Júda és minden õ városa, a szántóvetõk és baromtartók együttesen.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Giu-đa cùng mọi thành nó , những người làm_ruộng và những kẻ dẫn bầy sẽ ở chung tại đó .
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Giu-đa cùng mọi thành nó, những người làm ruộng và những kẻ dẫn bầy sẽ ở chung tại đó.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.In Juda in vsa mesta njegova bodo stanovala v njej skupaj, kmetovalci in kateri hodijo s čredami.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Iuda va locui acolo fără teamă în toate cetăţile lui, plugarii şi cei ce umblă cu turmele la păşune.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Ja Juuda kaikkine kaupunkeineen asuu siellä yhdessä, peltomiehet ja ne, jotka vaeltavat laumoineen.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.유다와 그 모든 성읍의 농부와 양떼를 인도하는 자가 거기 함께 거하리니
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Là s`établiront Juda et toutes ses villes, Les laboureurs et ceux qui conduisent les troupeaux.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Nebo osazovati se budou v zemi Judské, ve všech městech jeho spolu oráči, a kteříž zacházejí s stádem.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Och Juda folk med alla sina städer skall samlat bo däri, åkermän jämte vandrande herdar.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Og deri skal Juda bo og alle dets Byer til Hobe, Agerdyrkerne og de omvankende Hyrder.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Og Juda med alle sine byer skal bo der sammen som jordbrukere og omvandrende hyrder.
Halk, ırgatlar, sürüleriyle dolaşan çobanlar Yahudada ve kentlerinde birlikte yaşayacak.Stedelingen, boeren en herders zullen voor altijd in vrede en blijdschap samenleven.
İlgili Sayfalar