dolaşan ile cümle

dolaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ortalıkta dolaşan söylentiler var.There are rumors in the air.
Şirketin iflas edeceği hakkında dolaşan bir söylenti var.There's a rumor in the air that the firm is going into bankruptcy.
Yan odada dolaşan birini duyuyor musun?Do you hear someone moving in next room?
Onun yeni bir iş bulduğu konusunda dolaşan bir söylenti var.There's a rumor going around that she got a new job.
Sık sık okuyan ve sık sık dolaşan çok görür ve çok bilir.He who reads often and walks often, sees much and knows much.
Odada dolaşan nedir? -Bir fare, ya da başka bir şey.What is running across the room? - A mouse or something.
Dolaşan bir şey var.There's something going around.
Tom'un Mary'yi sevdiğine dair dolaşan bir söylenti var.There's a rumor going around that Tom likes Mary.
Ortada ikinizin çıktığına dair dolaşan bir söylenti var.There's a rumor going around that you two are dating.
Dikkatli ol. Sokaklarda dolaşan çete üyeleri var.Be careful. There are gang members prowling the streets.
Sami otoparkta dolaşan bir adam gördü.Sami saw a man prowling the parking lot.
Kanda dolaşan lökositlerin yaklaşık olarak yarısını oluştururlar.So far nearly half a million people have created and sent in their unique Fundreds.
Uylakların, geceleri dışarıda dolaşan veya yolculuk eden kimselere musallat olduğuna inanılır.Aswang appear at night (rarely during the day) to prey upon unwary travelers or sleeping people.
İnsanlar İsviçre'nin etrafını dolaşan demiryolu hatları yapma projeleriyle ortaya çıkıyorlar.People are coming up with plans to route the railways around Switzerland.
Genelde yalnız dolaşan hayvanlardır.They are usually solitary animals.
Dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptandır.The first English captain to sail around the world and survive.
1933 - Wiley Post, Dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu.In July 1933, pioneering aviator Wiley Post undertook the first solo flight around the world.
İnsan kılığında dolaşan bir tanrıydı." demiştir.Or what shall a man give in exchange for his soul?"
Pumalar yalnız dolaşan hayvanlardır.They are solitary feeders.
Ve Ahmetabad dünyayı dolaşan ilk çocuk-dostu zebraya sahip.And Ahmedabad got the first child-friendly zebra crossing in the world.
Ama siz evde olduğunuzda dolaşan ve hakkında alay gitmez.But when you're in the house don't go wandering and poking about.
Piyanonun önünde,... ve etrafınızda dolaşan kafa göreceksiniz.There's a head floating around ,... ...in front of the piano.
Onun bakışta, merakla dolaşan düştü yatakta.His glance, wandering inquisitively, fell on the bed.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.So long-distance movement of tools is a sign of trade, not migration.
Başka bir deyişle, onlar değil çıkarmak dolaşımdan - hala sistemde dolaşan.In other words, they're not removed from circulation - they're still circulating through the system.
Etrafta dolaşan küçük insanlar.Small people wandering about.
Bunların en muhteşemi,bütün doğu pasifiği dolaşan bir okyanus gezginidirThe most majestic of all is a visitor, an ocean wanderer that roams the whole eastern Pacific
Burada dolaşan dalga reaktörü olarak anılan bir kütük görebilirsniz.You can see it's a log there, often referred to as a traveling wave reactor.
Ve bu kampanyayı ulusal kahraman maskeleriyle dolaşan mafyalara ulaşmak için kullanır.And try and use this campaign to expose these mafiosos who are masquerading as national heroes.
Biliyorsunuz ki, savaş zamanında ortada dolaşan askeri birlikler, ordular vardır.And you know, during war time, there are militaries, armies, that are moving around.
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...And the courageous. There is the passionate one. And the one who are on a ride.
Elbette, dolaşan hakemlerden biri sayıklamaya başladı,Of course, one of the judges is wandering by, and he goes,
Ben birileri gibi etrafta boş boş dolaşan öğretmenler gibi miyim?Do you think I'm a teacher who plays around like a certain someone?
Makaranın etrafında dolaşan bir ip var. -And let's say I have a rope going over that pulley.
Biz onunla basketbol dolaşan gördüm O nerede?We saw you plying basketball with him where is he?
(tezahurat, alkış), kampanya için kapı kapı dolaşanlara ya da telefona sarılanlara,applause.) Whether you pounded the pavement or picked up the phone — (cheers, applause)
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.A worthless person, a man of iniquity, is he who walks with a perverse mouth;
Kenti dolaşan bekçiler buldu beni, ‹‹Sevgilimi gördünüz mü?›› diye sordum.The watchmen who go about the city found me; "Have you seen him whom my soul loves?"
Tek başına dolaşan yaban eşeği gibi Asura gittiler, Efrayim ücretli oynaşlar tuttu.For they are gone up to Assyria, a wild ass alone by himself: Ephraim hath hired lovers.
Nûh: “Ya Rabbî, dedi, yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma!”Noah said: "O Lord, do not leave a single habitation of unbelievers on the earth.
Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı.Permitted for you is the catch of sea, and its food—as sustenance for you and for travelers.
Dolaşan gikdörtgenlerWandering rectangles
Hala serbest dolaşan diğer ICTY zanlısı ise Hırvat Sırp lider Goran Haciç.The other ICTY indictee still at large is wartime Croat Serb leader Goran Hadzic.
Üsküp şehir merkezinde parkta dolaşan çiftler görülüyor.Couples stroll in a park in downtown Skopje.
Ada 37 km (23 mi) uzunluğundadır ve ada üzerinde özgürce dolaşan ceylanlar görülebilmektedir.The island is 37 km (23 mi) long, with gazelles roaming freely on it.
Amaç, Linux'un kullanımının zor olduğuna dair dolaşan şehir efsanelerini ortadan kaldırmaktıThe idea was to dispel myths that Linux was hard to use.
Maharajas 'Express, ünlü Hint bölgelerini dolaşan bir tren.Maharajas' Express, a train which travels the famous Indian sites.
Bir eğlence parkında dolaşan Minik Kuş karakteri.A walk-around character of Big Bird, at a theme park.
FeFV'nin ev sahibi yerli ve serbest dolaşan kedigillerdir.The host for FeFV is domestic and free-ranging felines.
Mikro hafif bir uçakla dünyayı dolaşan ilk kişidir.She is the first person to fly around the world in a microlight airplane.
Dolaşan SARS-CoV-2 varyantlarını daha iyi anlamak için gözetim ve sıralama çabalarını geliştirin.Enhance surveillance and sequencing efforts to better understand circulating SARS-CoV-2 variants.
Benzer bir portre, 1992-2011 arasında dolaşan 100 krooni banknotta kullanıldı.A similar portrait appeared on the 100 krooni banknote, which circulated 1992–2011.
Birincil ve ikincil dalgalar, Dünya içinde dolaşan vücut dalgalarıdır.Primary and secondary waves are body waves that travel within the Earth.
Kanda dolaşan lökositlerin yaklaşık olarak yarısını oluştururlar.Die Vorspelze (Palea) macht etwa die Hälfte der Deckspelze aus.
İnsanlar İsviçre'nin etrafını dolaşan demiryolu hatları yapma projeleriyle ortaya çıkıyorlar.Es tauchen Pläne auf, gemäss denen die Bahnen um die Schweiz herumgeführt werden sollen.
Ozor ve Ongun ruhları bâzı ataların bir süre boyunca doğada dolaşan Sülde ruhlarıdır.Ozoors und Ongons sind die Sud-Seelen mancher Ahnen, die eine Phase lang in der Natur leben.
1616 yılında, Karadeniz'de dolaşan Kazak gemileri üzerine sefer yapıldı ama sonuç alınamadı.Tatsächlich warteten 1861 etliche Familien am Rande von Lasnamäe auf dieses Schiff, das jedoch nicht eintraf.
Pars foklar yalnız dolaşan hayvanlar olup, yalnızca genç hayvanlar bazen küçük gruplarda bir araya gelirler.Lediglich jüngere Tiere finden sich manchmal zu kleinen Verbänden zusammen.
Genelde yalnız dolaşan hayvanlardır.Die Tiere leben meist einzelgängerisch.
Hortlak: Mezarlıkta dolaşan kafir cinlerdir.Le Paradis des Infidèles.
İlgili Sayfalar