dolaşır ile cümle
dolaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Wiele kobiet nosiło dzieci przywiązane do pleców, podczas wypłukania złota, brodząc w wodzie zatrutej rtęcią.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.Много жени имаха деца, привързани на гърбовете си, като промиваха златоносен пясък, ходейки във вода с живак.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.נשים רבות החזיקו תינוקות קשורים לגביהן בעודן מחפשות זהב ומשכשכות במים רעילים מכספית.
Altın elerken ve civayla zehirlenmiş suyun içinde dolaşırken kadınların sırtında bağlanmış çocukları vardı.金を選鉱していました 足が浸かっている水は水銀で汚染されています 採取工程で水銀が使われるのです
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Aber es ist die Sache wert für die Bewegungsfreiheit, die wir hier innen bekommen.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Ale jest tego warte z powodu wolności, którą nam daje kiedy poruszamy się w środku.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Ale stojí to za tu svobodu, kterou dává jako bychom se pohybovali kolem.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Dar merită pentru libertatea pe care ne-o oferă pe măsură ce lucrăm în jur.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.하지만 이 로봇덕에 우리가 얻는 편리함을 고려하면 사용할 가치가 있죠.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Maar het is het waard omdat het ons vrijheid bezorgt terwijl we bezig zijn.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Mais ça vaut le coup pour la liberté que cela nous donne au moment de l'opération.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Ma ne vale la pena per la libertà che ci da nel muoverci in giro.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Mas vale a pena pela liberdade que nos dá enquanto nos movimentamos.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Pero lo vale por la libertad que nos da al movernos.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Αλλά αξίζει για την ελευθερία που μας δίνει όσο κινούμαστε.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Но си струва заради свободата, която ни дава това, докато се движим наоколо.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.Но это стоит того ради свободы, которую это нам даёт, когда мы там находимся.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.אבל זה שווה את זה בגלל החופש שזה נותן לנו כשאנחנו מסתובבים בפנים
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.لكنها تستحق كل هذا العناء من أجل الحرية التي تعطينا إيّاها وبينما نحن نعمل.
Ama gezip dolaşırken bize sağladığı rahatlık için buna değer.価値があります しかし、患者にとっては
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.(18:5) По всей земле проходит звук их, и до пределов вселенной словаих. Он поставил в них жилище солнцу,
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Der er ei tale, der er ei ord, ei høres deres* røst. / {* himlenes.}
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.det är ej ett tal eller språk vars ljud icke höres.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Het is duidelijk dat dat geen echte woorden zijn; het is immers niet te horen.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.그 소리가 온 땅에 통하고 그 말씀이 세계 끝까지 이르도다 하나님이 해를 위하여 하늘에 장막을 베푸셨도다
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.m [olyan] szó, sem [olyan] beszéd, a melynek hangja nem hallható:
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.når Himlens Røst over Jorden vide, dens Tale til Jorderigs Ende. På Himlen rejste han Solen et Telt;
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Neníť řeči ani slov, kdež by nemohl slyšán býti hlas jejich.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Niemasz języka ani mowy, gdzieby głosu ich słychać nie było.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Nieto reči ani nieto slov, aby nebolo čuť ich hlasu.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Non è linguaggio e non sono parole, di cui non si oda il suono
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.Se ei ole puhetta, se ei ole kieltä, jonka ääni ei kuuluisi.
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.בכל הארץ יצא קום ובקצה תבל מליהם לשמש שם אהל בהם׃
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.في كل الارض خرج منطقهم والى اقصى المسكونة كلماتهم. جعل للشمس مسكنا فيها
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.他 的 量 帶 通 遍 天 下 、 它 的 言 語 傳 到 地 極 。 神 在 其 間 為 太 陽 安 設 帳 幕
Ama sesleri yeryüzünü dolaşır, Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. Güneş için göklerde çadır kurdu Tanrı.他 的 量帶通 遍 天下 、 它 的 言語傳 到 地極 。 神 在 其 間為 太 陽安 設帳幕
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Când ați ieșit în pauză, mulți dintre voi ați întâlnit membri ai tribului vostru. Și ați discutat cu ei.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Gironzolando durante la pausa molti di voi hanno incontrato membri della propria tribu'.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.쉬는 시간에 돌아다니면서 많은 분들이 자신이 속한 부족원들과 만나 이야기를 하지요.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Στη διάρκεια του διαλλείματος, πολλοί από σας βρεθήκατε με μέλη της φυλής σας.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Гуляя во время перерыва многие из вас встретили членов вашего племени. И вы говорили с ними.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.Докато се разхождате през почивката много от вас са срещнали членове на вашето племе.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.בהפסקות, בזמן שהסתובבתם פגשתם חברים בשבט שלכם, ושוחחתם עמם.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.عند التجوال أثناء فترة الراحة العديد منك ألتقى بأعضاء من قبيلته. وكنتم تحادثونهم.
Ara verildiğinde etrafta dolaşırken birçoğunuz kendi kabilenizin üyeleriyle tanıştınız.自分の仲間に会って 言葉を交わしたことでしょう リーダーとして望ましい行動をしていた方も 大勢いました
Aslında tüm yönlerde dolaşır veDe hecho, viaja en todas direcciones y el tubo de Rubens hace como un corte en dos en las ondas con una línea;
Aslında tüm yönlerde dolaşır veHet loopt in alle richtingen.
Aslında tüm yönlerde dolaşır ve그리고 루벤스 튜브는 그 불꽃파를 선으로 이등분하고,
Aslında tüm yönlerde dolaşır veוצינורית רובנס כאילו חוצה את הגלים הללו
Aslında tüm yönlerde dolaşır veو أنبوب روبنز كأنّه قام بشقّ هذه الموجات إلى نصفين
Aslında tüm yönlerde dolaşır veフレイムテーブルは音波を
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.Jeżeli to jest bok naczynia, ten sam bok, to w każdej sekundzie te małe cząsteczki gazu szaleją
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.이것이 그릇의 아까 그쪽 면이라고 생각하면 매 초마다 작은 기체 분자들이 돌아다니고 있을 겁니다
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.Toto je bočný pohľad na nádobu, tá istá stena, vždy sú tam tieto malé pohybujúce sa molekuly plynu.
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.אם זה המבט מהצד של המיכל, אותו הצד בכל שנייה יש את אותם המולקולות של גז שנעים מסביב.
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.اذا كان هذا هو المنظور الجانبي للوعاء ففي كل ثانيه هناك جزيئات غاز صغيره تتحرك بعشوائيه
Aynı kenarın yandan görünüşünü çizersem bu küçük gaz molekülleri sürekli buralarda dolaşır.毎秒、ガスの小さな分子は常に 動いています。 任意期間で、
Ayrıca, Afrika içinde dolaşırken farklı operatörler için farklı ayarlar gerekiyor.Anda akan mendapati biaya yang berbeda untuk operator handphone yang berbeda
Ayrıca, Afrika içinde dolaşırken farklı operatörler için farklı ayarlar gerekiyor.A tiež pri cestovaní Afrikou, existujú rôzne nastavenia pre rôznych mobilných operátorov.
Ayrıca, Afrika içinde dolaşırken farklı operatörler için farklı ayarlar gerekiyor.Ezen kívül, ha Afrikán belül utazol, hat különböző beállítás van a különféle mobilszolgáltatókhoz.