dolaşır ile cümle
dolaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.(12:9) Les méchants se promènent de toutes parts, Quand la bassesse règne parmi les fils de l`homme.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Brezbožni šopirno hodijo vseokrog, ko se povzdiguje malopridnost med človeškimi otroki.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.De gudløse færdes frit overalt, når Skarn ophøjes blandt Menneskens Børn.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Denn es wird allenthalben voll Gottloser, wo solche nichtswürdige Leute unter den Menschen herrschen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Du, HERRE, skall bevara dem, du skall beskydda dem för detta släkte evinnerligen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Du, Herre, vil bevare dem, du vil vokte dem for denne slekt evindelig.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Ik weet, HERE, dat U Uw woord altijd nakomt en dat U ons zult beschermen tegen deze onbetrouwbare mensen.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Khi sự hèn mạt được đem cao lên giữa loài người, Thì kẻ ác đi dạo quanh tứ phía.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Khi sự hèn_mạt được đem cao lên giữa loài_người , Thì kẻ ác đi dạo quanh tứ_phía .
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.비루함이 인생 중에 높아지는 때에 악인이 처처에 횡행하는도다
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Los impíos andan alrededor, pero tú desprecias a los hijos del hombre
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Os ímpios andam por toda parte, quando a vileza se exalta entre os filhos dos homens.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Pretutindeni mişună cei răi, cînd domneşte ticăloşia printre fiii oamenilor.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Te Uram, tartsd meg õket; õrizd meg õket e nemzetségtõl örökké.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Tu, o Signore, ci custodirai, ci guarderai da questa gente per sempre
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Ty, Hospodine, ich ostrežieš; zachováš ho od tohoto pokolenia až na veky.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Ty, Panie! zachowaj ich; strzeż ich od rodzaju tego aż na wieki.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.Οι ασεβεις περιπατουσι κυκλω, οταν οι αχρειοι υψωθωσι μεταξυ των υιων των ανθρωπων.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.סביב רשעים יתהלכון כרם זלות לבני אדם׃
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.الاشرار يتمشون من كل ناحية عند ارتفاع الارذال بين الناس
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.下 流 人 在 世 人 中 升 高 、 就 有 惡 人 到 處 遊 行
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.下流人 在 世人 中 升高 、 就 有 惡人 到 處遊行
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.A našiel ho nejaký muž, keď hľa, blúdil po poli. A človek sa ho pýtal a povedal: Čo hľadáš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Andando él extraviado por el campo, un hombre lo encontró. Y aquel hombre le preguntó diciendo: --¿Qué buscas
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Có một người gặp chàng đi lạc trong đồng ruộng, liền hỏi và nói cùng chàng rằng: Ngươi tìm chi?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Có một người gặp chàng đi lạc trong đồng_ruộng , liền hỏi và nói cùng chàng rằng : Ngươi tìm chi ?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Da fand ihn ein Mann, daß er irreging auf dem Felde; der fragte ihn und sprach: Wen suchst du?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Där mötte han en man, medan han gick omkring villrådig på fältet; och mannen frågade honom: »Vad söker du?»
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Elõtalálá pedig õt egy ember, mikor a mezõben bolyong vala, és megkérdé õt az az ember, mondván: Mit keressz?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.E um homem encontrou a José, que andava errante pelo campo, e perguntou-lhe: Que procuras?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.I nadszedł go niektóry mąż, a on się błąkał po polu; i pytał go mąż on mówiąc:
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Ja muuan mies kohtasi hänet, hänen harhaillessaan kedolla; ja mies kysyi häneltä: "Mitä etsit?"
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.어떤 사람이 그를 만난즉 그가 들에서 방황하는지라 그 사람이 그에게 물어 가로되 네가 무엇을 찾느냐
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Mens han nu vanket om på marken, møtte han en mann, og mannen spurte ham: Hvad leter du efter?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Mentr'egli andava errando per la campagna, lo trovò un uomo, che gli domandò: «Che cerchi?»
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Najde pa ga neki mož, ko je, glej, taval po polju, in vpraša ga tisti mož, rekoč: Kaj iščeš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Našel ho pak muž nějaký, an bloudí po poli. I zeptal se ho muž ten, řka: Čeho hledáš?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Pe cînd rătăcea pe cîmp, l -a întîlnit un om. Omul acela l -a întrebat: ,,Ce cauţi?``
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Som han nu flakkede om på Marken, var der en Mand, som traf ham og spurgte: "Hvad søger du efter?"
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Toen hij door de velden zwierf op zoek naar zijn broers, zag een man hem en vroeg: "Wie zoek je?"
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.Un homme le rencontra, comme il errait dans les champs. Il le questionna, en disant: Que cherches-tu?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.И един човек го намери като се луташе из полето; и човекът го попита, казвайки: Що търсиш?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.И нашел его некто блуждающим в поле, и спросил его тот человек, говоря: чего ты ищешь?
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.וימצאהו איש והנה תעה בשדה וישאלהו האיש לאמר מה תבקש׃
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.فوجده رجل واذا هو ضال في الحقل. فساله الرجل قائلا ماذا تطلب.
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.有 人 遇 見 他 在 田 野 走 迷 了 路 、 就 問 他 說 、 你 找 甚 麼
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, ‹‹Ne arıyorsun?›› diye sordu.有 人 遇見 他 在 田野 走 迷了路 、 就 問 他 說 、 你 找 甚麼
Kongrenin etrafından dolaşırız.Aggirare il Congresso.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Ale można też obejść Kongres.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Contornamos o Congresso.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Contourner le Congrès.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Obejít Kongres.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Passeer het congres.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Să ocolim Congresul.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Sortear el Congreso.
Kongrenin etrafından dolaşırız.В обход Конгресса.
Kongrenin etrafından dolaşırız.Минете покрай Конгреса.
Kongrenin etrafından dolaşırız.לעקוף את הקונגרס.
Kongrenin etrafından dolaşırız.نتجاوز الكونغرس.
Kongrenin etrafından dolaşırız.民間のプログラムで 知事を競わせてはどうでしょう