dolaşır ile cümle
dolaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.نهارا وليلا يحيطون بها على اسوارها واثم ومشقة في وسطها.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.他 們 在 城 牆 上 晝 夜 繞 行 . 在 城 內 也 有 罪 孽 和 奸 惡
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.他 們在 城牆 上 晝夜繞行 . 在 城內 也 有 罪孽 和 奸惡
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.(72:9) поднимают к небесам уста свои, и язык их расхаживает по земле.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Az égre tátogatják szájokat, és nyelvök eljárja a földet.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.de løfter Munden mod Himlen, Tungen farer om på Jorden.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.De løfter sin munn op til himmelen, og deres tunge farer frem på jorden.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Dirigen contra el cielo su boca, y sus lenguas recorren la tierra
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Heidän suunsa tavoittelee taivasta, ja heidän kielensä kulkee pitkin maata.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Ils élèvent leur bouche jusqu`aux cieux, Et leur langue se promène sur la terre.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.îşi înalţă gura pînă la ceruri, şi limba le cutreieră pămîntul.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.저희 입은 하늘에 두고 저희 혀는 땅에 두루 다니도다
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Levano la loro bocca fino al cielo e la loro lingua percorre la terra
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Med sin mun stiga de upp i himmelen, och deras tunga far fram på jorden;
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Mereka menghujat Allah di surga, dan membual kepada orang-orang di bumi
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Miệng thì nói hành thiên thượng , Còn lưỡi lại phao vu thế_gian .
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Miệng thì nói hành thiên thượng, Còn lưỡi lại phao vu thế gian.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Põem a sua boca contra os céus, e a sua língua percorre a terra.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Proti nebu dvigajo usta in kar izreče njih jezik, mora veljati na zemlji.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Staväjú svoje ústa proti nebesiam, a ich jazyk chodí po zemi.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Stavějí proti nebi ústa svá, a jazyk jejich po zemi se vozí.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Was sie reden, daß muß vom Himmel herab geredet sein; was sie sagen, das muß gelten auf Erden.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Wystawiają przeciwko niebu usta swe, a język ich krąży po ziemi.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Zij zetten een grote mond op tegen God en verachten de mensen.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Θετουσιν εις τον ουρανον το στομα αυτων, και η γλωσσα αυτων διατρεχει την γην.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.Издигат устата си до небето, И езикът им обхожда земята.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.שתו בשמים פיהם ולשונם תהלך בארץ׃
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.جعلوا افواههم في السماء وألسنتهم تتمشى في الارض.
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.他 們 的 口 褻 瀆 上 天 . 他 們 的 舌 毀 謗 全 地
Göklere karşı ağızlarını açarlar, Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.他 們 的 口褻瀆 上天 . 他 們的 舌毀謗 全 地
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --Durant la journée, il fait ses trucs habituels de pigeon, il revient -
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --낮 동안 여기저기를 날아다니며 지내다가 다시 돌아왔군요.
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --שעפה במהלך היום ופונה לעסקיה היוניים הרגילים. ושבה חזרה,
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --تقوم خلال النهار بالأشياء المعتادة للحمام، وتعود مرة أخرى إلى نفس المكان --
Gün boyunca dışarıda dolaşır, günlük ihtiyacını karşılar ve geri döner --巣に戻ると 足場とグリーンのネットで すっかり覆われてしまい
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.A chodě každého roku, obcházel Bethel a Galgala i Masfa, a soudil Izraele na všech těch místech.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.A chodil z roka na rok a obchádzal Bét-el a Gilgal a Micpu a súdil Izraela na všetkých týchto miestach.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.A chodząc na każdy rok, obchodził Betel, i Gilgal, i Masfa, sądząc Izraela po onych wszystkich miejscach.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.År efter år drog han omkring til Betel og Gilgal og Mispa og dømte Israel på alle disse steder.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.De ano em ano rodeava por Betel, Gilgal e Mizpá, julgando a Israel em todos esses lugares.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.Él iba año tras año y hacía un recorrido por Betel, Gilgal y Mizpa; y juzgaba a Israel en todos estos lugares
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.han plejede årlig at drage rundt til Betel, Gilgal og Mizpa og dømme Israeliterne på alle disse Steder;
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.해마다 벧엘과 길갈과 미스바로 순회하여 그 모든 곳에서 이스라엘을 다스렸고
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.Mỗi năm người tuần hành khắp Bê-tên, Ghinh-ganh, và Mích-ba, mà đoán xét dân sự trong các thành ấy.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.Mỗi năm người tuần_hành khắp Bê-tên , Ghinh-ganh , và Mích-ba , mà đoán xét dân_sự trong các thành ấy .
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.Vart år färdades han omkring till Betel, Gilgal och Mispa; och han dömde Israel på alla dessa platser.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.И всяка година той отиваше да обикаля Ветил, Галгал и Масфа, и съдеше Израиля във всички тия места;
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.из года в год он ходил и обходил Вефиль, и Галгал и Массифу и судил Израиля во всех сих местах;
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.והלך מדי שנה בשנה וסבב בית אל והגלגל והמצפה ושפט את ישראל את כל המקומות האלה׃
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.وكان يذهب من سنة الى سنة ويدور في بيت ايل والجلجال والمصفاة ويقضي لاسرائيل في جميع هذه المواضع.
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.他 每 年 巡 行 到 伯 特 利 、 吉 甲 、 米 斯 巴 、 在 這 幾 處 審 判 以 色 列 人
Her yıl gidip Beyteli, Gilgalı, Mispayı dolaşır, bu kentlerden İsraili yönetirdi.他 每 年 巡行 到 伯特利 、 吉甲 、 米斯巴 、 在 這幾處審 判 以色列人
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.De tweede aanwijzing: als je op zee bent, kun je verder zien vanaf de top van de mast,
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.두번 째 것, 바로 항해시 돛대 위에서 더 멀리 바라 볼 수 있다는 사실은
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.Per il secondo punto, cioè la capacità di vedere più lontano dalla cima dell'albero di una nave
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.To jasně ukazuje na kulatost Země, protože na ploché diskovité Zemi by se toto nestalo.
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.Второй пункт, при путешествии по морю, ты можешь видеть дальше с вершины мачты,
İkinci nokta: Denizde dolaşırken, direğin üzerinden baktığınızda daha uzağı görürsünüz.僕は、この話は地球が丸い確かな証拠だ、と考えている。
İlgi tamamen hastanın üzerindeydi. Yatakları tek tek dolaşırdık.Dava-se toda a atenção ao doente.
İnsanlar arasında alçaklık rağbet görünce, Kötüler her yanda dolaşır oldu.(11:9) Повсюду ходят нечестивые, когда ничтожные из сынов человеческихвозвысились.