dolaşır ile cümle

dolaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyayı dolaşırken, bilirsiniz, ormanı terk etmek zorunda kaldım- orası olmayı sevdiğim yer.大好きな森を後にしました 学生や現場スタッフが研究を続けられるよう
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Átutazzuk a világot a jegyzettömbünkkel a kezünkben, és gyöngyszemekre vadászunk.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Călătorim prin lume cu carneţele în mână şi aşteptăm comori.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Cestujeme po celom svete, so svojimi notesmi v ruke a čakáme na drahokamy.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Chúng tôi du hành quanh thế giới với tập ghi chú trong tay, và chờ đợi những viên ngọc quý.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.우리는 손에 노트를 들고 전 세계를 떠돌며 보물을 찾아다니죠.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Nous voyageons à travers le monde avec nos blocs-notes en main, et nous attendons les perles.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Viaggiamo per il mondo con il nostro blocco degli appunti in mano, e aspettiamo i gioielli.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Viajamos pelo mundo com o nosso bloco de notas e esperamos pelas pérolas.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Viajamos por todo el mundo con nuestros blocs de notas en la mano, y esperamos a las joyas.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.We reizen de hele wereld af met onze blocnotes in onze handen in de hoop juweeltjes te vinden.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Wir reisen durch die Welt mit unseren Notizblöcken in unseren Händen und warten auf die Juwelen.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Ταξιδεύουμε στον κόσμο με τα σημειωματάριά μας και αναμένουμε τις πολύτιμες πληροφορίες.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Ми подорожуємо світом з блокнотами в руках у пошуках коштовностей.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Мы путешествуем по миру с блокнотом в руке в посках жемчужин.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.Пътуваме по света с бележници в ръцете си и чакаме скъпоценните камъни.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.אנו מטיילים בעולם, הפנקסים שלנו מוכנים ביד, ואנו מחכים לשמוע את הפנינים.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.نحن نسافر عبر العالم وفي أيدينا مذكراتنا الورقية وننتظر المجوهرات.
Elimizde not defterlerimiz dünyayı dolaşırız ve mücevherleri ararız.宝石を探します その宝石とは インタビュー相手の人格の
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.10대에는 이렇게 몰려다니고, 어른이 되어서는 혼자살죠.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Als Jungtiere leben sie in Schwärmen und werden als Erwachsene zu gigantischen Einzelgängern.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Ca adolescenţi, se organizează în bancuri şi, mai târziu, devin nişte uriaşi singuratici.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Da adolescenti si radunano in banchi, poi da adulti si trasformano in solitari behemoth.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.De adolescentes nadan en bancos, y de adultos se convierten en enormes solitarios.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Za młodu pływają ławicami, a gdy dorosną, stają się gigantycznymi samotnikami.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Σχηματίζουν κοπάδια σαν ανώριμα άτομα και μετατρέπονται σε μοναχικούς βεεμώθ ως ενήλικα.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.Молодь собирается в косяки, а взрослые особи становятся одиночками.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.הם מתקבצים ללהקות כמתבגרים, והופכים לענקים מתבודדים כבוגרים.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.انها المدرسة والمراهقين، وتصبح المنعزلون الحموله كبالغين.
Ergen olarak grup halinde dolaşır, ama yetişkin olarak bu dev canlılar yalnızlığı sever.右上にいるのはダイバーです
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Alle mieren die je ziet rondlopen zijn steriele vrouwelijke werksters.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.여러분이 길에서 볼 수 있는 모든 개미는 번식이 불가능한 암컷 일개미 입니다.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Y por eso todas las hormigas que ven caminando por ahí son trabajadoras hembras estériles.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Все муравьи, которых вы сейчас видите — бесплодные рабочие самки.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.וכל הנמלים שאתם רואים מתהלכות סביב הן פועלות עקרות.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.كل النمل الذين يتجولون هنا هم إناث عاملات عقيمات.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.どのアリコロニーにも共通するのは中央制御が存在せず
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.(54:11) днем и ночью ходят они кругом по стенам его; злодеяния и бедствие посреди его;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.(55:11) Elles en font jour et nuit le tour sur les murs; L`iniquité et la malice sont dans son sein;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.de går Rundgang Dag og Nat på dens Mure;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Dia e noite andam ao redor dela, sobre os seus muros; também iniqüidade e malícia estão no meio dela.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Día y noche hacen rondas sobre sus muros, y la maldad y el abuso están adentro
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Disperdili, Signore, confondi le loro lingue: ho visto nella città violenza e contese
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Fördärva dem, Herre; gör deras tungor oense. Ty våld och genstridighet ser jag i staden.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.저희가 주야로 성벽 위에 두루 다니니 성중에는 죄악과 잔해함이 있으며
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ngày và đêm chúng nó đi vòng-quanh trên vách thành; Sự ác và điều khuấy khỏa ở giữa thành.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ngày và đêm chúng_nó đi vòng - quanh trên vách thành ; Sự ác và điều khuấy khỏa ở giữa thành .
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.ntsd meg Uram, [és] oszlasd meg az õ nyelvöket; mert erõszakot és háborgást látok a városban.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Opsluk dem, Herre, kløv deres tungemål! For jeg ser vold og kiv i byen.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Po dnevi in po noči prežeč pohajajo po zidovju njegovem, krivica in hudobnost pa sta sredi njega.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Sekoita, Herra, tee eripuraiseksi heidän kielensä, sillä minä näen väkivaltaa ja riitaa kaupungissa.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Siang malam mereka berkeliling, melakukan kejahatan dan menimbulkan kekacauan
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Solches geht Tag und Nacht um und um auf ihren Mauern, und Mühe und Arbeit ist drinnen.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zahub, ó, Pane, zmiatni ich jazyk, lebo som videl násilie a rozbroj v meste.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zatrać ich, Panie! rozdziel język ich; bom widział bezprawie i rozruch w mieście.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.zi şi noapte ei îi dau ocol pe ziduri: nelegiuirea şi răutatea sînt în sînul ei;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Zkaz je, ó Pane, změť jazyk jejich, neboť jsem spatřil bezpráví a rozbroj v městě.
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Ημεραν και νυκτα περικυκλουσιν αυτην περι τα τειχη αυτης και ανομια και υβρις ειναι εν τω μεσω αυτης
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.Денем и нощем го обикалят по стените му, И беззаконие и зло има всред него;
Gece gündüz kent surları üzerinde dolaşırlar, Haksızlık, fesat dolu kentin içi.יומם ולילה יסובבה על חומתיה ואון ועמל בקרבה׃

İlgili Sayfalar