dolaşıp ile cümle
dolaşıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandrede fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandred fra Folk til Folk, fra et Rige til et andet,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.og vandret fra folk til folk, fra et rike til et annet folk,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Passarono dall'una all'altra nazione, da un regno a un altro popolo
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Přecházeli zajisté z národu do národu, a z království k jinému lidu.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Przechodzili zaiste od narodu do narodu, a z królestwa innego ludu;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Şi mergeau dela un neam la altul, şi dela o împărăţie la un alt popor;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.toen zij van land naar land zwierven, van het ene koninkrijk naar het andere,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia , Từ nước nầy đến nước khác .
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Trảy từ dân nầy qua dân kia, Từ nước nầy đến nước khác.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von einem Volk zum andern und aus einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.Und sie zogen von Volk zu Volk, von einem Königreich zum andern Volk.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος, απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.και διηρχοντο απο εθνους εις εθνος και απο βασιλειου εις αλλον λαον,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И когато прехождаха от народ в народ, И от едно царства в други люде.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.и переходили от народа к народу и из одного царства к другому народу;
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.И се скитаха от народ в народ, От едно царство в други люде,
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי ומממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ויתהלכו מגוי אל גוי מממלכה אל עם אחר׃
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.ذهبوا من امة الى امة من مملكة الى شعب آخر.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.وذهبوا من امة الى امة ومن مملكة الى شعب آخر.
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 游 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦 游 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們 從 這 邦 遊 到 那 邦 、 從 這 國 行 到 那 國
Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.他 們從這 邦遊 到 那邦 、 從這國 行到 那國
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Allora abbiamo noleggiato un furgoncino e abbiamo viaggiato per la East Coast, provando a venderli.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Así que lo que hicimos fue alquilar una van y condujimos por toda la costa este tratando de venderlos.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Donc on a loué un petit van et on a fait toute la côte Est pour les vendre.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.그래서 저희가 뭘 했느냐면 작은 밴을 빌려서 미국 동부 지방을 돌아다니며 팔려고 했습니다.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Toen huurden we een kleine bestelwagen en reden langs de oostkust in een poging om ze te verkopen.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Νοικιάσαμε λοιπόν ένα μικρό φορτηγάκι και οδηγήσαμε σε όλη την ανατολική ακτή προσπαθώντας να τους πουλήσουμε.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Затова наехме един малък бус и обиколихме цялото източно крайбрежие в опити да ги продаваме.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.אז מה שעשינו זה ששכרנו רכב מסחרי קטן ונסענו לאורך כל החוף המזרחי בניסיון למכור את הציורים.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.ومافعلناه أنا استأجرنا مقصورة صغيرة وقدنا حول جميع أنحاء الساحل الشرقي (الأمريكي) نحاول بيعها.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.絵を売ろうと東海岸を走り回りました 私の絵に興味があるという人には
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizCon người, tất nhiên là chúng ta không đi lòng vòng đánh dấu lãnh thổ bằng mùi như loài chó
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyiz사람들은 물론 개처럼 돌아다니면서 냄새로 자기영역을 표시하지는 않습니다.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizLos humanos, claro, no vamos por ahí marcando el territorio como los perros.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizMensen beginnen niet met geursporen aan te leggen om hun grondgebied af te bakenen, zoals honden.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizMy ľudia, samozrejme, nechodíme a neznačkujeme si teritórium pomocou pachu ako psy.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizNie zaznaczamy terytorium zapachem, jak psy,
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizNoi, oamenii, bineînțeles nu ne deplasăm marcându-ne teritoriul după miros, precum câinii.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizNoi umani, naturalmente, non ci spostiamo marcando il territorio col nostro odore, come i cani.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizPersze mi, emberek nem járjuk körül és jelöljük meg illatunkkal felségterületünket, mint a kutyák.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizWir Menschen laufen natürlich nicht umher und markieren unser Revier, wie die Hunde.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizΕμείς οι άνθρωποι βέβαια, δεν περιφερόμαστε μαρκάροντας την περιοχή μας με την οσμή, όπως οι σκύλοι.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizМи, люди, звичайно, не бігаємо і не мітимо територію запахом, як собаки.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizМы, люди, конечно же, не метим территорию, перемещаясь по местности, как это делают собаки.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizНие, хората, разбира се, не обикаляме и не маркираме територията си по мирис като кучетата.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizאנו, בני האדם, כמובן, לא נעים ממקום למקום תוך כדי סימון השטח שלנו בריח, כמו כלבים.
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyizنحن البشر، بالطبع، لا نحتاج لكي نتجول ونقوم بتحديد المقاطعات الخاصة بنا بواسطة الرائحة كما تفعل الكلاب
Biz insanlar, tabi ki köpekler gibi etrafta dolaşıp kendi bölgemizi kokuyla işaretlemeyiz犬のように マーキングしませんし コウモリのように 超音波で鳴くこともありません
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Asta e mașina mea, o voi conduce și mă voi lăuda cu ea."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Đây là xe của tôi, và tôi sẽ lái xe đi dạo và khoe với mọi người."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Dies ist mein Auto, und ich werde herumfahren und mein Auto zur Schau stellen."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Dit is mijn auto, ik ga ermee rondrijden en hem laten zien."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Este é o meu carro, e eu vou guiá-lo por ai e mostrá-lo."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Este es mi coche y voy a salir a alardear con él".
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Ez a kocsim, és körbefurikázok vele, hogy mutogassam."
"Bu benim arabam, ve biraz dolaşıp arabamla gösteriş yapacağım.""Inilah mobil saya, saya akan berkeliling dan memamerkannya."