dolaşım ile cümle

dolaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Euro madenî para ve banknotları 1 Ocak 2002'de dolaşıma girdi.Los billetes y monedas de euro se pusieron en circulación el 1 de enero del 2002.
Vücuda girmesinin ardından kaliforniyumun sadece %0,05'i kan dolaşımına karışır.Una vez en el cuerpo, solo el 0,05% del californio alcanzará el torrente sanguíneo.
"Dolaşım sistemi modülü".«Dinámica del transporte se mantuvo estable».
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.El Banco Central Europeo controla la circulación y la cantidad de monedas y billetes de euro.
Kan hücrelerinin yırtılması sonucu dolaşım kollapsı ve şok oluşur.La ruptura de los glóbulos resulta en el colapso circulatorio y shock.
Açık dolaşım görülür.Una entrada circular.
Küresel bir termohalin dolaşımı fikrini savunarak “küresel ısınma” terimini yaratmasıyla tanındı.Fue conocido por popularizar el término calentamiento global.
Balıkların dolaşım sistemlerinde ise kan bir tam dolaşımda kalpten bir kez geçer.En este caso la sangre pasa una sola vez por el corazón cuando realiza un recorrido completo.
Ayrıca bu aşı, dolaşımdaki enfeksiyonların sayısını azaltarak aşılanmayan çocuklarda da hastalığı önleyebilir.También el tamaño de la vacuola limita lo que se puede almacenar de malato.
Metildopa plesentaya geçer ve fetusun kan dolaşımında ve anne sütünde bulunur.Cruza la barrera hematoplacentaria y se encuentra en la leche materna.
Diyaframlar: Hemolenfin vücut içerisinde dolaşımını sadece kalp sağlamaz.La sangre desoxigenada atraviesa el corazón sólo una vez.
Bu içerik de sistem içindeki dolaşım ile hayata geçirilir.Si no, la pasa a lo largo del circuito.
Sistemik dolaşımın ilk bölümü aorttur.La primera ronda es de eliminación directa.
(Bkz Arterioskleroz) Arter sistemi, dolaşım sisiteminin yüksek basınçlı kısmıdır.El sistema arterial es la porción del sistema circulatorio que posee la presión más elevada.
Vücuda girmesinin ardından kaliforniyumun sadece %0,05'i kan dolaşımına karışır.Una volta nel corpo, solo lo 0,05% del californio raggiunge il flusso sanguigno.
Euro madenî para ve banknotları 1 Ocak 2002'de dolaşıma girdi.Il 1º gennaio 2002 entrarono in circolazione le monete e banconote in euro.
(Bkz Arterioskleroz) Arter sistemi, dolaşım sisiteminin yüksek basınçlı kısmıdır.Il sistema arterioso è la parte del sistema circolatorio ad alta pressione.
Dolaşım sistemi kapalıdır.Il sistema circolatorio è chiuso.
Sonuç olarak, glukoz kan dolaşımında kalır, bu da glukozun kan seviyesini yükseltir.Di conseguenza, il glucosio rimane nel flusso sanguigno, dove i livelli di glucosio aumentano.
Yeni Zelanda doları ayrıca Cook Adaları, Niue, Tokelau ve Pitcairn Adaları'nda da dolaşımdadır.Il dollaro neozelandese usato in Nuova Zelanda, Niue, le isole Cook, Tokelau, e le Isole Pitcairn.
Dolaşım sistemi, sırtta bir yürek ve ana damardan meydana gelir.Mancano elementi di raccordo fra il corpo principale e la spalla.
Dolaşım sistemi hayatın devam etmesi için son derece önemli bir sistemdir.Il sistema circolatorio è estremamente importante per la vita di un individuo.
Yıldızının etrâfında bir dolaşımı (gezegenin bir yılı) 13 gündür.Navigazione internet: fino a 13 ore.
"Dolaşım sistemi modülü".“Il sedime stradale è sconvolto.
Kan damarları dolaşım sisteminin organlarındandır.Vaso sanguigno, organo del sistema circolatorio.
Kapiller dolaşım sisteminde değişimin olduğu önemli yerlerden biridir.I capillari sono il sito di scambio del sistema circolatorio.
Dolaşım sisteminin bir parçasıdır.Fa parte del Circuito InBlu.
Euro madenî para ve banknotları 1 Ocak 2002'de dolaşıma girdi.Монеты евро и банкноты появились в обращении с 1 января 2002 года.
Dolaşım için AB seçenekleri.Выбор страны для путешествия.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.Европейский центральный банк внимательно следит за оборотом и имеет запас монет и банкнот евро.
Toplam taşıma, yarısı dolaşımda iken, 70-80 Sv'ye kadar 36 ° c'ye kadar çıkabilir.Так, перебирая их одну за другой, он дошёл до семнадцатифутовой.
Kan dolaşım sistemleri kapalıdır.Кровеносная система замкнутая.
Her dolaşımın kendi pompası vardır.Каждый круг охлаждения имеет свой циркуляционный насос.
Monositler kemik iliğinde büyür ve daha sonra kan dolaşımına girerler.Моноциты развиваются в костном мозге и достигают зрелости в крови.
DHZB'de büyük anevrizmalarda operasyonlarda derin hipotermi ve bir dolaşım tutma yöntemi kullanılıyor.При операциях на обширных аневризмах в DHZB используют метод глубокой гипотермии и остановки кровообращения.
1540'ta Henry, İncil’in serbest dolaşımına karşı harekete geçti.بدأ هنري في 1540 هجومه على التوافر الحر للكتاب المقدس.
2009 yılında dolaşımda tahmini 6000 pasaport vardı.في عام 2009 تم اصدار ما يقدر ب 6000 جواز سفر في البلاد.
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.(وبما أنفقوا من أموالهم) في نكاحهن كالمهر والنفقة" انتهى بتصرف يسير.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.المكونات الأساسية للنظام القلبي الوعائي البشري هي القلب والدم والأوعية الدموية.
Kan dolaşımı açıktır.استُكشِف نقل الدم.
Yeni Zelanda doları ayrıca Cook Adaları, Niue, Tokelau ve Pitcairn Adaları'nda da dolaşımdadır.يستخدم أيضاً في جزر كوك ونييوي وتوكلو وجزر بيتكيرن.
Kan pulcukları dolaşımdaki ömrü 9-10 gündür.متوسط عمر الصفائح الدموية هو 8 إلى 9 أيام.
İkili anlaşmaların bu ilk serisi kişilerin serbest dolaşımını içeriyordu.وشملت السلسلة الأولى من الاتفاقيات الثنائية حرية تنقل الأشخاص.
Ulusal para birimi markka (FIM) dolaşımdan çekildi ve 2002 yılı başında yerini Euro (EUR) aldı.استعيض عن الماركا بواسطة اليورو (€)، الذي كان قد قدم، في شكل نقدي، في 1 كانون الثاني 2002.
Kan dolaşımına geçmiş olan zehirlere karşı kullanılırlar.يتم فحص الدم للأمراض المنقولة عن طريق الدم.
Euro madenî para ve banknotları 1 Ocak 2002'de dolaşıma girdi.بدأت بلجيكا تعميم عملة اليورو في يناير 2002.
Açık dolaşım görülür.الغرزة المفتوحة.
Euro madenî para ve banknotları 1 Ocak 2002'de dolaşıma girdi.As notas e moedas de euro entraram em circulação no dia 1 de janeiro de 2002.
Dolaşım sistemi hayatın devam etmesi için son derece önemli bir sistemdir.O sistema circulatório é extremamente importante para a manutenção da vida.
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.O Banco Central Europeu está a acompanhar atentamente a circulação e o estoque de moedas e notas de euro.
Dolaşım sistemleri böceklerdeki gibidir.As traqueias são semelhantes à de insetos.
(Bkz Arterioskleroz) Arter sistemi, dolaşım sisiteminin yüksek basınçlı kısmıdır.O sistema arterial é a porção de alta pressão do sistema circulatório.
Memelilerin dolaşım sistemlerinde kan bir tam dolaşımda kalpten iki kez geçer.Nesse tipo de circulação, o sangue passa duas vezes pelo coração.
Aort oksijenlenmiş kanı tüm vücut parçalarına sistemik dolaşımla ulaştırır.Ela leva sangue oxigenado para todas partes do corpo através da circulação sistêmica.
Dolaşım, solunum ve boşaltım sistemleri bulunmaz.Ausência de sistema circulatório e respiratório.
Birbirlerinin ülkelerinde serbest dolaşım hakkına sahip olup, ancak durumları az sayıda sınırlı olabilir.Ela pode ter todo o direito de transitar em qualquer local, mas possui muitas restrições.
Fötal dolaşıma ve süte kolayca geçerler.Em regra, passam a placenta e leite.
Aynı yıl yeni tasarımlı 20 Dolarlık banknotlar dolaşıma sunulur.Em 2000 moedas bimetálicas de 20 dólares entraram em circulação com o mesmo propósito.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.O sistema circulatório do cavalo consiste em coração, vasos sanguíneos e sangue.
Yani, günümüzde bildiğimiz küçük kan dolaşımı dediğimiz olaydır.Deze hele weg wordt de kleine bloedsomloop genoemd.

İlgili Sayfalar