Ana içeriğe geç
Sözlük

dokunulmaz ile cümle

dokunulmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yasama dokunulmazlığı nispîdir.合否に影響はなし。
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.その他の場合、ボールを止める時を除いてはボールに手で触れてはならない。
Birim'in fizikçilerine (liderleri de dahil) dokunulmazlık verilecek, bunun karşılığında da 731.運転室は731系と同様の高運転台構造で、機器配置も731系と同様である。
Bu bölge, kişisel özgürlüğün dokunulmaz ve kutsal alanını oluşturur.界限内的区域就是神圣而不可侵犯的个人自由。
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.כמחאה התפטרו המנהלים הכלליים של משרדי הממשלה.
Bu nedenle dokunulmazların tapınaklara girmeleri bugün hala yasaktır.Към момента достъпът в храма е забранен.
Milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle yargılanamadı.Успява да не бъде съден от Сената.
Bu nedenle dokunulmazların tapınaklara girmeleri bugün hala yasaktır.Dnes sú preto prímesi na báze olova zakázané.
Haneye tecavüz, konut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi.Motiv iskanja prenočišča in neusmiljenosti prebivalcev.
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.Dalyvių apribojimas iš vienos šalies buvo panaikintas.
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.Euroopa Parlamendi delegatsioon lahkus kõnelustelt.
Kuğular bu nedenle kutsal sayılır ve dokunulmaz.Seetõttu on jurodivõi püha ja puutumatu ning võib jutlustada mida iganes.
Ama avukatlarým dokunulmazlýđý kabul etmeden onlarla görüţmemem konusunda çok katýydýlar.Ale oni velmi, velmi naléhali, že je zde-- nechtěli, abych se s žalobci setkala bez imunity.
Ama avukatlarým dokunulmazlýđý kabul etmeden onlarla görüţmemem konusunda çok katýydýlar.Mais ils étaient vraiment très stricts : pas de rencontre avec le procureur sans immunité.
Ama avukatlarým dokunulmazlýđý kabul etmeden onlarla görüţmemem konusunda çok katýydýlar.Они не хотят, чтобы я встреча прокурора без иммунитета. [Интервьюер]
Ama avukatlarým dokunulmazlýđý kabul etmeden onlarla görüţmemem konusunda çok katýydýlar.لم أرتكب شيئا لكنهم كانوا صارمين جدا جدا لم يريدوا أن أجتمع بالمدعي دون حصانة
Ama avukatlarým dokunulmazlýđý kabul etmeden onlarla görüţmemem konusunda çok katýydýlar.捜査官らは訴追免除なしの検察官聴取をしようとしませんでした。 [インタビュアー] 確認ですが、それはQueen For A Dayに よる取引、提案文書だったんですよね。
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içineAmeričani Rusi
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içineJag är inte i sin straffrihet dagen sju år gamla vi inte skulle vara försiktig och det är vad de har gjort
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içine난 아니야 자신의 형을받지 않음 날짜로
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içineОбещавам
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içineאני לא אל תאריך חסינות שלהם
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içineأنا لست في تاريخ الإفلات من العقاب بهم
Ben değilim kendi dokunulmazlık tarihini içine彼らの処罰の日付に 7歳の私たちは注意する必要がありませんでした
Bir bit yeniđi varmýţ gibiydi. Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.Řekla jsem svým právníkům několikrát, že ... vypadalo to zrádně, nelíbilo se mi to, nechtěla jsem imunitu.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Jos se tehdään ei-lääketieteellisestä syystä, puututaan pojan ruumiilliseen koskemattomuuteen.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Om det görs av icke-medicinska orsaker, inkräktar man på en pojkes fysiska integritet.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Si elle est effectuée pour des raisons non-médicales, il est porté atteinte à l’intégrité physique du garçon.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Si se realiza por motivos que no sean médicos, se está interfiriendo en la integridad física del niño.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.يُسمح بإجراء الختان من قبل طبيب مؤهل فقط ويحتاج الأمر إلى موافقة أولياء أمر الطفل.
Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.Ça me semblait louche. Que je n'aimais pas ça. Je ne voulais pas d'immunité,
Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.Jeg kunne ikke lide det. Jeg ville ikke have immunitet.
Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.بدى الأمر مريبا، ولم يعجبني
Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.訴追免除は必要ない、私は何もしていない、
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.Díky kterému v podstatě poskytnete informace výměnou za ochranu vaší osoby před stíháním.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- En la cual básicamente entregabas información a cambio de protección, para evitar una demanda.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.En vertu duquel vous leur donnez des informations en échange d'une protection contre toutes poursuites.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- In pratica, gli davi delle informazioni in cambio dell'immunità dall'indagine.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.-Σε τι αφορούσαν οι πληροφορίες που δώσατε με αντάλλαγμα την προστασία από τη δίωξη;
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.-В, который вы в основном передал информацию по им в обмен на защиту от судебного преследования.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.شريطة الحماية من الادعاء.
- Evet -Yani dokunulmazlýk karţýlýđýnda bilgi verdin.- 情報の受け渡しではありませんでした。 ─少なくとも、そういう風には思えません。
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Ich weiß, dass ihr Wort unantastbar ist.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Ik weet dat haar woord ongeschonden is.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.그녀 단어가 inviolate는 것을 알고 있습니다. 그것 것처럼 사진은 지금과 같은 안전
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Jag vet att hennes ord är okränkbara.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Saya tahu bahwa kata-katanya yang tak terusik.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Sei que a sua palavra é inviolável.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Tiedän, että hänen sana on loukkaamaton.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.Vem, da je njena beseda inviolate.
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.אני יודע מילה שלה כשהיתה. התצלום הוא עכשיו בטוח כמו אם זה היה
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.وأنا أعرف أن كلمة لها هو المساس به. صورة فوتوغرافية الآن آمنة كما لو كانت
Onu kelime koşulda kutsaldır ve dokunulmazdır olduğunu biliyoruz.火の中に。"私は陛下がそう言って聞いて嬉しい。"
Sevmedim. Bir bit yeniđi varmýţ gibiydi. Dokunulmazlýk istemiyordum, ihtiyacým da yoktu.Казах на моите адвокати многократно че не ми харесва... изглеждаше подло, ни ме хареса, аз не исках имунитет.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.현재 오직 5%의 숲만이 온전하게 남아 있습니다.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.Bien, esta región mantiene intactos tan solo el 5% de sus bosques.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.Dans cette région, seulement 5 % des forêts sont restées intactes.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.Denne region, den har bare fem procent af sin skov tilbage.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.Ebben a régióban az erdőknek már alig öt százaléka maradt érintetlen.
Şu anda bu bölgede ormanların sadece... ...yüzde beşi dokunulmaz kaldı.Essa região tem apenas 5% das suas florestas intactas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod