Gördünüz, benim sadece görme duyusuna odaklanıyor, ve biraz da dokunmaya.Мои часы сосредоточены только на зрении и в меньшей степени на осязании.
Gördünüz, benim sadece görme duyusuna odaklanıyor, ve biraz da dokunmaya.אתם מבינים, השעון שלי התמקד רק בחוש הראייה, וקצת במגע.
Gördünüz, benim sadece görme duyusuna odaklanıyor, ve biraz da dokunmaya.لقد رأيتم, لقد ركزت ساعتي فقط على جانب الرؤية, وجزءا يسيرا من اللمس.
Gördünüz, benim sadece görme duyusuna odaklanıyor, ve biraz da dokunmaya.你睇,我個鐘只有視覺同埋少少觸覺
Gördünüz, benim sadece görme duyusuna odaklanıyor, ve biraz da dokunmaya.訴えるだけでした でもクリスの時計は
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Csökkent a rák kiújulásának kockázata egy olyan gyógyszer hatására, amelynek köze nincs a rákhoz.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.암의 발병을 줄인 이 약은 직접적으로 암에 영향을 끼친게 아닙니다.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Recidive ridotte da un farmaco che nemmeno tocca il tumore.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Reducerea reapariţiei cancerului datorată unui medicament care nici nu s-a atins de cancer.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Reduzierte Entstehung von Krebs durch ein Medikament, das den Krebs nicht einmal berührt.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Um medicamento que reduz a ocorrência do cancro e que nem sequer toca no cancro.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Una reducción de la reaparición del cáncer por un medicamento que ni siquiera toca el cáncer.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Un médicament qui réduit la survenue du cancer et qui n'y touche même pas.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Verminderde je het optreden van kanker door een geneesmiddel dat zelfs geen invloed had op de kanker.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Zmniejszenie nawrotów raka przez lek który nawet nie oddziałuje na nowotwór.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Намалена проява на рак от лекарство, което няма никакъв допир с рака.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Снижение рецедива рака лекарством, не имеющим ничего общего с раком.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.צמצום התרחשות הסרטן באמצעות תרופה שכלל אפילו לא מטפלת בסרטן.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.أي انها تم التقليل من احتمالية عودة السرطان بمجرد استخدام عقار لم يقترب من السرطان نفسه
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.成功できたのです 例えれば土壌を変えてしまえば 種は実らないようなものです
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Perchč non puō esserci arte per il tatto?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Por qué no puede ser el tacto una forma de arte?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Pourquoi pas un art tactile ?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Γιατί να μην είναι κι η αφή μια μορφή τέχνηs;
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Почему же прикосновение не может быть искусством?
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.Mógłbyś pożyczyć je rządowi federalnemu na dwa lata i nie widzieć ich przez ten okres.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.Můžete to půjčit federální vládě na 2 roky a neuvidíte své peníze.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.Você poderia emprestá-lo para o governo federal por dois anos sem ver o seu dinheiro.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.Voisit lainata sen valtiolle kahdeksi vuodeksi ja et näkisi rahaasi kahteen vuoteen.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.Θα μπορούσε τα δανείσετε στην κυβέρνηση για δύο χρόνια και να μην μπορείτε να δείτε τα χρήματά σας.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.その間はお金を使えません。 そして彼らは、そしたら年間5%の金利を支払いますよと言います。
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Kan du försöka röra mitt finger?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Bác sỹ: Bà có thể thử chạm vào ngón tay tôi chứ?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Dokážete se dotknout mého prstu?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Hombre: ¿Puedes tocar mi dedo?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Können Sie meinen Finger berühren?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Mand: Kan du prøve at røre min finger?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Man: Kan je mijn vinger aanraken?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Pouvez-vous toucher mon doigt ?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Uomo: riesci a toccarmi il dito?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz? (Video) Adam: Bu daha iyi."Partea asta e mai bună.")
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?М: Можете дотронуться до моего пальца?
Parmağıma dokunmaya çalışabilir misiniz?Можеш ли да опиташ да докоснеш пръста ми?
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Bon, puisque nous parlons de toucher, passons à la possibilité de toucher réellement les données.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Bueno, ya que estamos hablando de cosas táctiles, pasemos a datos que tocan, que conmueven.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.În regulă, acum că vorbim despre atingere, vă voi vorbi despre atingerea reală a datelor.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.이제 터치에 대해 이야기 해봅시다. 실제 데이터에 대해서 이야기 해보죠
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Mówiliśmy o poruszeniu, przejdźmy więc do bardziej poruszających danych.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Okay, jetzt da wir über "Berühren" reden, lassen Sie mich über die wirklich anrührende Daten reden.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Okej, nu när vi pratar om "touch", låt mig gå över till verkligt "rörande" data.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Oke, nu we over aanraken praten, laten we nu even kijken naar echt inspirerende data.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Ok, parlando di interfaccie a sfioramento cominciamo a parlare di toccare davvero i dati.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Εντάξει, τώρα που μιλάμε για αφή, επιτρέψτε μου να προχωρήσω στην πραγματική αφή των δεδομένων.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.Добре, сега, като стана дума за докосване, нека да преминем към наистина трогателни данни.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.כאשר אנחנו מדברים על מגע, בואו ממש ניגע בנתונים.
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.وبما أننا نتحدث عن خاصية التفاعل باللمس والتأثير .. دعوني أنتقل إلى خاصية مؤثرة جداً
Peki, dokunmaktan bahsediyorduk, veriye gerçekten dokunmaya geçelim.次は本当にデータに触れることについてお話します 若干SFが入ってきますが
Senin elini keserim. Dokunmayacaksýn bir daha buraya! - Niye yaptýn?Τι στο καλό κάνεις;
Şimdi, sadece dokunmaya duyarlı değil basınca da duyarlı bir ekran hayal edin.Wyobraźcie sobie ekran wrażliwy nie tylko na dotyk, ale też na nacisk.
Şimdi, sadece dokunmaya duyarlı değil basınca da duyarlı bir ekran hayal edin.Acum imaginați-vă un ecran care nu este doar sensibil la atingere, este sensibil la presiune.