Ana içeriğe geç
Sözlük

dokunma ile cümle

dokunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Namun jika Anda buta Anda memiliki ingatan akan rasa suatu benda.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Nhưng khi bạn bị mù bạn chỉ còn ký ức về mọi thứ bằng xúc giác.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Pero si eres ciego tienes memoria táctil para las cosas.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Wanneer je blind bent, heb je een tast-geheugen voor bepaalde zaken.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Όταν όμως είσαι τυφλός έχεις απτική μνήμη για τα πράγματα.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.А когда вы слепы, у вас развивается тактильная память на предметы.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Але незрячі люди мають дотикову пам'ять про речі.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.Но когато си сляп имаш осезателна памет за нещата.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.אך אצל עיוורים, זוכרים את הדברים לפי המגע.
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.ولكن كشخص كفيف يصبح لديك ذاكرة تعتمد على اللمس
Ama göremeyince, eşyalarla ilgili dokunmaya dayalı bir hafızan oluyor.感覚で物を記憶することしかできません。 手を見ながら、10年もの私の人生が失われた
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Ale jej nepoznal, dokiaľ neporodila svojho prvorodeného syna a nazval jeho meno Ježiš.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Ale jej nie uznał, aż porodziła onego syna swego pierworodnego, i nazwał imię jego Jezus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Ale nepoznal jí, až i porodila Syna svého prvorozeného, a nazvala jméno jeho Ježíš.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Dar n'a cunoscut -o, pînă ce ea a născut un fiu. Şi el i -a pus numele Isus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.eikä yhtynyt häneen, ennenkuin hän oli synnyttänyt pojan. Ja hän antoi hänelle nimen Jeesus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.e não a conheceu enquanto ela não deu � luz um filho; e pôs-lhe o nome de JESUS.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.És nem ismeré õt, míg meg nem szülé az õ elsõszülött fiát; és nevezé annak nevét Jézusnak.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.In ni je spoznal, dokler ni rodila sina, in dal mu je ime Jezus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.아들을 낳기까지 동침치 아니하더니 낳으매 이름을 예수라 하니라
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.la quale, senza che egli la conoscesse, partorì un figlio, che egli chiamò Gesù
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Mais il ne la connut point jusqu`à ce qu`elle eût enfanté un fils, auquel il donna le nom de Jésus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Och han kände henne icke, förrän hon hade fött en son; och honom gav han namnet Jesus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Og han holdt sig ikke til henne før hun hadde født sin sønn, og han kalte ham Jesus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Og han kendte hende ikke, førend hun havde født sin Søn, den førstefødte, og han kaldte hans Navn Jesus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Pero no la conoció hasta que ella dio a luz un hijo, y llamó su nombre Jesús
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.song không hề ăn ở với cho đến khi người sanh một trai, thì đặt tên là Jêsus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.song không hề ăn_ở với cho_đến khi người sanh một trai , thì đặt tên là Jêsus .
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.Und er erkannte sie nicht, bis sie ihren ersten Sohn gebar; und hieß seinen Namen Jesus.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.και δεν εγνωριζεν αυτην, εωσου εγεννησε τον υιον αυτης τον πρωτοτοκον και εκαλεσε το ονομα αυτου Ιησουν.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.и не знал Ее. Как наконец Она родила Сына Своего первенца, и он нарек Ему имя: Иисус.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.і не знав її, аж поки вона вродила сина свого перворідня, і дав йому імя Ісус.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.не я познаваше докато тя роди [първородния си] син; и нарече Му името Исус.
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.ולא ידעה עד כי ילדה בן את בכורה ויקרא את שמו ישוע׃
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.ولم يعرفها حتى ولدت ابنها البكر. ودعا اسمه يسوع
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.只 是 沒 有 和 他 同 房 、 等 他 生 了 兒 子 、 〔 有 古 卷 作 等 他 生 了 頭 胎 的 兒 子 〕 就 給 他 起 名 叫 耶 穌
Ama oğlunu doğuruncaya dek Yusuf ona dokunmadı. Doğan çocuğun adını İsa koydu.只是 沒有 和 他 同房 、 等 他 生 了 兒子 、 〔 有 古 卷 作 等 他 生了頭胎 的 兒子 〕 就 給 他 起名 叫 耶穌
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.Ale kiedy leciutko dotkniemy piłeczki pingpongowej, szybko zmyka z ekranu.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.Et pourtant, il suffit de toucher la balle de ping-pong très légèrement pour qu'elle file à travers l'écran.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.그러나, 탁구공은 매우 작은 힘으로 만져도 화면을 가로질러 날라갑니다.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.Maar de ping-pongbal raak je heel licht aan en hij schiet over het scherm.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.Și totuși, atingi mingea de ping-pong foarte ușor și se mișcă rapid pe ecran.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.И така, докосвате пинг-понг топката много леко и тя просто прелетява през екрана.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.ולעומת זאת בנגיעה קלילה כדור הפינג פונג פשוט טס לקצה המסך.
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.و لكنك تلمس كرة البنج بونج بخفة شديدة لتتحرك بسرعة على الشاشة
Ama pin-pon topuna hafifçe dokunmanız ekranda oynatmanız için yeterli olacaktır.飛びまわらせることができます 何ができるかといえば -- おっとこれじゃない
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.Ale upewnijcie się także, że wnętrze dłoni nie dotyka tylnej części gryfu.
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.Außerdem musst Du sicherstellen, dass Deine Handfläche die Rückseite des Halses nicht berührt.
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.C'est arrondi. Mais assurez-vous que votre paume ne touche pas
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.Están curvados. Pero aseguraos de que la palma de la mano no esté tocando el mástil por detrás.
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.Maar zorg dat de palm van je hand ook niet in aanraking komt met de achterkant van de hals.
Ama sadece avuç içinizin sapın arkasına dokunmağından da emin olun.Они скруглены. И обязательно проверьте, что ваша ладонь не касается грифа сзади.
Ama sorunun özüne dokunmazlar.Но не засягат проблемите.
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››동산 중앙에 있는 나무의 실과는 하나님의 말씀에 너희는 먹지도 말고 만지지도 말라 너희가 죽을까 하노라 하셨느니라
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››ומפרי העץ אשר בתוך הגן אמר אלהים לא תאכלו ממנו ולא תגעו בו פן תמתון׃
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››واما ثمر الشجرة التي في وسط الجنة فقال الله لا تأكلا منه ولا تمسّاه لئلا تموتا.
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››惟 有 園 當 中 那 棵 樹 上 的 果 子 、 神 曾 說 、 你 們 不 可 喫 、 也 不 可 摸 、 免 得 你 們 死
‹‹Ama Tanrı, ‹Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz› dedi.››惟有 園當 中 那 棵 樹上 的 果子 、 神 曾 說 、 你 們不可喫 、 也 不 可 摸 、 免得 你 們死
Amcama dokunma, tamam mı?Afblijven.
Amcama dokunma, tamam mı? Bizim ailenin dahisidir.Älä koske minun setääni!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod