Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?제가 컴퓨터를 만지는 것을 보셨나요?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?M-ați văzut atingînd computerul?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Widzieliście żebym dotknął komputera?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Видяхте ли ме да докосвам компютъра?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Номер 4. Всегда пользуйтесь пультом. Вы видели, как я трогал компьютер?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?האם ראית אותי נוגע במחשב
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?هل رأيتموني ألمس الحاسوب؟
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?いいえ 触れていません なぜでしょう?
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Après quelques mois, vous touchez Jesse sur la poitrine, et il sentait sa main manquante.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Después de unos pocos meses, al tocar a Jesse en el pecho él sintió su mano perdida.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Nach ein paar Monaten, wenn man Jesses Brust berührt, so spührt er seine fehlende Hand.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Na enkele maanden voelde Jesse, als je zijn borst aanraakte, zijn ontbrekende hand.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Po kilku miesiącach, jeśli dotknęło się Jesse'ego w klatkę, czuł swoją brakującą rękę.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Sau một vài tháng, ta có thể chạm vào ngực Jesse, và ông có thể cảm nhận bàn tay đã mất của mình.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Şi după câteva luni, când l-am atins pe Jesse pe piept, şi-a simţit mâna lipsă.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Και μετά από λίγους μήνες. αγγίζεις τον Τζέσι στο στήθος και αισθάνθηκε το χέρι που έλειπε.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.А след няколко месеца, ако докоснехме Джеси по гърдите, той чувстваше липсващата му ръка.
Bir kaç ayın ardından, Jessenin göğsüne dokunduğunuzda, kaybettiği elini hissetti.Через несколько месяцев кто-то дотронулся до груди Джесси, а он почувствовал свою отсутствующую кисть.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu. Bunu kabul edemem .Ihr habt uns so viel geholfen während dieser Zeit. das kann ich nicht annehmen.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Các cậu không nên làm vậy. Thời gian qua, các cậu đã giúp bố con mình rất nhiều.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Dit had je niet moeten doen. Jullie hebben ons al zoveel geholpen al die tijd.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Du borde inte göra det här. Du hjälpte oss så mycket under den tiden.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Kalian tidak boleh begini. Kalian sudah sangat membantu kami saat itu.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Nemali by ste to robiť. Veľmi ste nám v tom čase pomohli.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Nie powinniście tego robić. Wtedy pomogliście nam tak bardzo.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Non dovreste fare questo. Ci avete aiutato così tanto per tutto questo tempo.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Nu ar trebui sa faceti asta. Ne-ati ajutat foarte mult in tot acest timp.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Tu ne devrais pas faire ça ! Vous nous avez tellement aidés.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Δεν έπρεπε να το κάνεις. Μας βοήθησες πολύ εκείνη την στιγμή.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.Не надо этого делать. Вы нам так помогли в то время.
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.لا يجب عليكم فعل هذا لقد ساعتمونا كثيرا خلال تلك الفترة
Böyle yapmanız gerekmezdi.O sıralar bize gerçekten çok yardımınız dokundu.これは受け取れないよ
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.E' stato davvero struggente, mi ha molto turbato.
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.Me afectó mucho, me conmovió.
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.זה באמת ריגש אותי, זה נגע בלבי.
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.لقد ألمني هذا المشهد وأعتصر قلبي.
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.何千人もの子ども達がLRAによって誘拐されている。
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.'hogy jobban' 'jelen lehessek.' És abban a pillanatban, amikor nincs ez a gondolat, eljön a felismerés.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Jos kosket tähän ideaan, uskot välittömästi sen todeksi.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Když se dotknete této myšlenky, ihned jí uvěříte a oživíte ji.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.Если вы касаетесь этой идеи, вы моментально ее материализуете.
Bu fikre dokunduğun anda, onu varoluşun içinde var kılıyorsun.אם אתם נוגעים ברעיון הזה אתם מיד מאמינים בו לכדי קיום,
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Boli to halucinácie, ktoré zmizli v momente ako sa ich dotkol.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Byly to halucinace, které zmizely v ten moment, kdy se jich dotkl.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.C'étaient des hallucinations, qui disparaissaient dès qu'il les touchait.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.De var hallucinationer, som forsvandt det øjeblik han rørte dem.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Đó là những ảo giác và sẽ biến mất khi cậu chạm vào họ
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Eram alucinações, que evaporavam no momento em que ele lhes tocava.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Eran alucinaciones que se desvanecían en el momento que las tocaba.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Erano allucinazioni che svanivano nel momento stesso in cui le toccava.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Erau halucinaţii care dispăreau în momentul în care le atingea.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Es waren Halluzinationen, die in dem Moment, in dem er sie berührte, verschwanden.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Hallucinációk voltak, amik eltűntek, ahogy megérintette őket.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Hal tersebut adalah halusinasi, yang menghilang saat ia sentuh.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Het waren hallucinaties die verdwenen op het moment dat hij ze aanraakte.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.그런데 그러한 이미지들은 환각이기 때문에 그 이미지를 만지는 순간에 사라져버렸죠.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.To były złudzenia, które znikały kiedy tylko ich dotknął.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.To so bile halucinacije, ki so izginile v trenutku, ko se jih je dotaknil.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Ήταν ψευδαισθήσεις, που χάνονταν τη στιγμή που τις άγγιζε.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Това бяха въображаеми образи, които изчезваха, когато той ги докоснеше.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dokundu ile cümle - Sayfa 9 - dokundu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App