Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Це були галюцинації, які зникали, щойно він до них торкався.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.Это были галлюцинации, которые тут же исчезали, как только он дотрагивался до них.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.אלה היו הזיות, שנעלמו ברגע שנגע בהן.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.كانت تلك الصور هلوسات والتي كانت تختفي في اللحظة التي يمسها فيها.
Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.消えてしまいます 一種の共感覚だったのかも知れません
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Acest poster e conectat wireless la telefonul meu, când îl atingi, se conectează la aplicație.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Das Poster ist kabellos mit meinem Handy verbunden und wenn man es berührt, verbindet es sich mit der App.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Este cartel está conectado inalámbricamente a mi teléfono móvil, y al tocarlo, se conecta a la aplicación.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Ez a plakát vezeték nélkül kapcsolódik a telefonomhoz, és amikor megérintik, csatlakozik az alkalmazáshoz.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.이 포스터는 제 휴대폰과 무선으로 연결되어 있고 여러분이 만지면, 앱과 연결이 됩니다.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Plakat jest bezprzewodowo połączony z moją komórką. Kiedy się go dotknie, łączy się z aplikacją.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Questo poster è connesso wireless al mio cellulare, e quando lo si tocca, si connetta all'applicazione.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Tấm poster này kết nối với điện thoại của tôi, khi chạm vào, nó kết nối đến ứng dụng.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.Этот плакат связан с моим телефоном. Когда вы прикасаетесь к нему, запускается приложение.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.הכרזה הזאת מחובר באופן אל חוטי לטלפון הנייד שלי, וכשאתה נוגע בה, היא מתחברת לאפליקציה.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.هذه الملصقة مرتبطة لاسلكيا بهاتفي المحمول, وما أن تلمسها حتي ترتبط بتطبيق موجود في الهاتف.
Bu poster benim cep telefonuma kablosuz bağlı, buna dokunduğunuzda, application'a bağlanıyor.そして ポスターに触ると アプリが起動します (ドラム音)
CA: Dokundum.(CA) - Sì.
CA: Dokundum.크리스 앤더슨 : 네
CA: Dokundum.כא: כן.
CA: Dokundum.نعم فعلت.
CA: Dokundum.動物は爪をかなり巧みに使います
Chris Anderson: Ona dokundun mu?(크리스 앤더슨 : 너 이걸 만져 봤다구?)
Chris Anderson: Ona dokundun mu?כא: נגעת בזה?
Chris Anderson: Ona dokundun mu?تشيرز أندرسون: هل لمسته ؟
Chris Anderson: Ona dokundun mu?これをよく見るととげが付いていることが分かります
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.크리스 씨가 방금 전에 언급하기도 했는데요 바로 '올해의 인물 100인(Time 100)' 투표에서 있었던 일같은 거죠.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.A Chris tu už pred chvíľou spomenul jeden z nich, hlasovanie o najvplyvnejších ľuďoch "Time 100".
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris acaba de tocar uno de ellos hace unos segundos, fue la encuesta de Time 100
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris hat gerade erst einen gefunden. Und das war die "Time 100"-Wahl.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris heeft er zonet eentje aangehaald: de Time 100-poll.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris mới chạm vào 1 trong số đó cách đây 1 giây, và đó là cuộc bình chọn top 100 của tạp chí Time.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris poruszył ten temat przed chwilą, chodziło o ankietę Time'a.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Chris se o jednom z nich před chvilkou zmiňoval, bylo to hlasování Time 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.E Chris ne appena toccata una con mano un secondo fa, con il sondaggio dei 100 del Time.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.És Chris érintette ezt egy perccel ezelőtt, ez a Time 100-as lista volt.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.O Chris referiu uma delas há bocado, a votação das 100 personalidades mais influentes do mundo pela Time.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Și Chris tocmai a menționat una din ele acu o secundă, și anume sondajul Time 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Και ο Κρις ακούμπησε ένα από αυτά δευτερόλεπτα πριν, και αυτό ήταν η δημοσκόπηση Time 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.И Крис току - що засегна една от тези преди няколко секунди, и това беше в гласуването на Тайм 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.Крис говорил об этом пару минут назад, о голосовании "100 самых влиятельных людей мира" Time
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.כריס נגע באחד מהם לפני רגע, זה היה סקר ה-Time 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.ولعل كريس قد تطرق لإحداها منذ قليل، في إشارة إلى إقتراع مجلة تايم 100.
Chris az önce onlardan bir tanesine dokundu o da Time 100 anketiydi.「最も影響力のあった人物 Top 100」投票です タイム誌の誰かが
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Elle ne ressemblerait à rien ce que nous voyons quand on regarde une fleur.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Helemaal niet zoals wij die bloem zouden zien.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.그 꽃은 우리가봤을때 확인하는 꽃하고는 아주 다를 것입니다
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Não teria o aspecto nem a sensação de nada do que estamos habituados a ver quando olhamos para uma flor.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nezdála by se taková, jakou ji vidíme my, když se na ni podíváme.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nie byłby podobny do tego, co widzimy, gdy patrzymy na kwiat.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Non apparirebbe assolutamente come quando guardate un fiore.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Nu ai vedea-o și nici simți-o cum o percepem noi.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Sẽ không thể nhìn hay cảm nhận bất cứ thứ gì giống như chúng ta thấy khi chúng ta nhìn một bông hoa.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Sie würde nicht wie etwas aussehen oder sich anfühlen wie unsere Sicht auf eine Blume.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Ничего общего с тем, что мы привыкли видеть, глядя на цветок.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.Це не було б схоже на те, що ми бачимо, коли дивимося на квітку.
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.ואתה חרק קטן. אם אתה על פני המשטח הזה
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.لن تشبه أو تماثل أي شيء نعرفه
Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.違って見えることでしょう 皆さんが小さな虫で
Derken bir el dokundu, titredim; beni dizlerimle ellerimin üzerine kaldırdı.A hľa, dotkla sa ma nejaká ruka a pozdvihla ma na moje kolená a na dlane mojich rúk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod