Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Mais Jésus, s'approchant, les toucha, et dit : Levez-vous, n'ayez pas peur !
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.Il est capable de répliquer les pouvoirs de la personne qu'il touche.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Le SS m’a ordonné de me tourner vers la tranchée, il a tiré et m’a donné un coup de pied.
David'i tekrar diriltirler ve David Mavi Peri heykeline yürür ve ona dokunduğunda çatlayıp çöker.Hodon et O-aa retournent chez eux par voie de terre et parviennent à rattraper David.
Omuzuma dokundu.Ella me tocó el hombro.
Size dokundu mu?¿Lo tocó?
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.Adquiere los poderes de los mutantes a los que toca.
Dil ortasını, üst damağa dokundurmak suretiyle çıkar.Chasquear la lengua con el paladar superior.
Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"Nos gustaría mantenerlos al día hasta el último minuto!"
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Se desmaya cada vez que la toca.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Tomando la pelota antes de que caiga al suelo una vez haya sido bateada por el bateador.
Öyle ki, dokunduğu insanların yaptığı günahlarını görebilmeye başlar.Poi ammonì gli uomini che, sconvolti dalla visione, si convertirono.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Gesù gli intimò: «Taci, esci da costui!».
Yöneltildiği veya dokundurulduğu nesneyi başka bir biçime sokabilir veya görünmez yapabilir.Riesce anche a far diventare invisibile chiunque o qualunque cosa tocchi con mano.
Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.Незнакомец похлопал меня по плечу сзади. Он, должно быть, принял меня за кого-то другого.
Dokunduğu maddeye dönüşebilme yeteneğine sahiptir.Способность превращаться в любое вещество, к которому прикоснулся.
Yeteneği Taşıyıcı (Transporter) onu ve dokunduğu şeyi bir yere ışınlayabilmektedir.А тот, чей путь далек и стремителен, должен путешествовать налегке.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Но Иисус тотчас заговорил с ними и сказал: ободритесь; это Я, не бойтесь.
Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"Можно подумать, что все остальные давно вымерли!»
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Я замер в ожидании удара и вытащил мяч именно из правого угла.
Macchiato: Tek veya double espresso üzerine çok az miktarda süt köpüğü dokundurulur.Молодой Азиаго изготавливается из цельного коровьего молока одной или двух доек.
Bir insan onlara dokunduğunda felç olabilir.Человек может ощущать прикосновение.
Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin?فازداد وجهه تربُّداً واسودَّ اسوداداً حتى خفته، ثمَّ قال: فمَن كان فقيه الشام؟ قلت: مكحول.
Dokunduğu her maddeye dönüşebilmektedir.أي كل الأشياء المادية التي يمكن أن تُلمس.
Üzerimde çok derin bir etki bıraktı ve yaratıcı noktama dokundu.”Causou-me uma forte sensação e impulsionou-me uma mola criativa".
Foster günlüğünde Merrill için şöyle bahsediyor:“ Kalçamın tam yukarısına yavaşça dokundu.Forster regista no seu diário que Merrill: "... tocou-me nas costas - suavemente e mesmo acima das nádegas.
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Ela desmaia cada vez que você tocá-lo.
Bir insan onlara dokunduğunda felç olabilir.Quando você é jovem você aguenta com qualquer coisa.
Steril pansuman aletleri, yara dışında hiçbir yere dokundurulmaz.A capacidade de plasticidade cortical não ocorre somente após lesões.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Garcia levou um tiro primeiro, e disse mais tarde que a bala a atravessou por completo e caiu ao chão.
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.In dit boek toont Van Loy zijn veelzijdigheid als schrijver.”
Macchiato: Tek veya double espresso üzerine çok az miktarda süt köpüğü dokundurulur.Espresso macchiato: een à twee lepels melkschuim op een espresso gegoten.
Belirli periyotlarda yüzüklerini fenere dokundurarak tekrar şarj etmeleri gerekmektedir.Soms zijn ze bereid alles te doen om de Ring terug te krijgen.
Johhny dokunduğu kişilerle güçlerini takas etmeye başlar.Als gevolg daarvan kan Johnny nu van krachten wisselen met zijn teamgenoten.
Dokunduğu her maddeye dönüşebilmektedir.Może on poruszać każdym przedmiotem, którego sięgnie.
Dokunduğu maddeye dönüşebilme yeteneğine sahiptir.Potrafi także wprawiać w wibracje obiekty, które dotyka.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Władca poprosił, aby każda rzecz, której dotknie, zamieniała się w złoto.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Men Jesus sade till dem: "Var inte rädda.
51. dakikada defanstan seken topta sol ayağı ile topa dokundu ve skoru 1-1 yaptı.I den 56:e matchminuten klev dock Dan Keat fram och gjorde 1-1.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Han tittade fram bakom stenen och min kula plöjde upp hans tinning.
Öpücük, dudakların bir kişiye veya bir nesneye dokundurulması ya da bastırılması durumudur.En kyss, där läpparna kan vara stängda eller öppna.
Dokunduğu anda kuma dönüşür ve ölür.Väl framme leker de och dör.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Його побожна мати принесла йому це відро і відразу ж коли він доторкнувся до нього, відро наповнилося мукою.
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.У нього з'являється здатність набувати властивість речовин до яких він торкнувся.
Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"Можна подумати, що всі інші давно вимерли!»
O sana dokundu mu?Він тебе торкнувся?
Ona dokundum.Я доторкнувся до неї.
Ona dokundum.Я доторкнувся до нього.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.V momentě, když jsem byl sražen a zezadu škrcen jsem si všiml, že drží v ruce pistoli.
Ânî: Sıcak bir sobaya dokunduğunuzda elinizi yakarsınız.Dacă vei lucra lucru de mână îți vor amorți mâinile.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Și Iisus S-a apropiat de ei, și, atingându-i, le-a zis: Sculați-vă și nu vă temeți.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.El se îndreaptă cu spatele ca țintă, iar Charlie îl lovește cu bucurie aruncându-l în iaz.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Ekkor Jézus odament, megérintette őket, és így szólt hozzájuk: Keljetek fel, és ne féljetek!
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Előbb eltalálta védőnk lábát, majd a labdát a hálóba lőtte.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na önemli hizmetleri dokundu.Στη Δ.Ε. δραστηριοποιούνται αξιόλογες δομές υγείας και κοινωνικής φροντίδας.
Dokunduğu maddeye dönüşebilme yeteneğine sahiptir.Ήταν γνωστός για την ικανότητά του να μετατρέπει σε χρυσάφι οτιδήποτε άγγιζε.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Αργαλειέ μου, όταν χτυπάς, την καρδούλα μου χτυπάς.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.En mand med armbrøst skød mod mig og ramte mig ved panden.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Midas bad om, at alt hvad han rørte ved, skulle blive til guld.
Bu barışma Henry'nin yararlarına dokundu.På dette tidspunktet vendte begivenhederne sig til Karls fordel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dokundu ile cümle - Sayfa 5 - dokundu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App