Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.Vous vous touchez, il y a un stimulus qui remonte le long de ces mêmes nerfs jusqu'au cerveau.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.Αγγίζετε τον εαυτό σας, υπάρχει ένα ερέθισμα το οποίο ανεβαίνει στα ίδια νεύρα στον εγκέφαλο.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.Когато се докоснете, сигналът преминава през същата нервна система за да достигне обратно до мозъка.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.Прикосновение посылает импульс по тем же нервам обратно в мозг.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.אתם נוגעים בעצמכם ונוצר גירוי שעולה במעלה אותם עצבים בדיוק חזרה למוח.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.فعندما تلمس يدك ، هناك تنبيه يرسل عبر تلك الأعصاب نفسها متجهاً إلى الدماغ.
Kendinize dokunduğunuzda beyninizden çıkıp aynı sinir yolu üzerinden dönen bir uyarı olacaktır.脳に伝えます 腕を失ってもまだ神経系は働きます
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››Alt, hvad den urene rører ved skal være urent, og enhver, der rører ved ham, skal være uren til Aften.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››Čehokoli dotkl by se nečistý, nečisté bude; člověk také, kterýž by se dotkl toho, nečistý bude až do večera.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››E tudo quanto o imundo tocar também será imundo; e a pessoa que tocar naquilo será imunda até a tarde.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››In vse, česar se dotakne nečisti, bode nečisto, in kdorkoli se njega dotakne, bode nečist do večera.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››부정한 자가 만진 것은 무엇이든지 부정할 것이며 그것을 만지는 자도 저녁까지 부정하리라
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››Og alt det den urene rører ved, skal være urent, og den som rører ved ham, skal være uren til om aftenen.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››Quanto l'immondo avrà toccato sarà immondo; chi lo avrà toccato sarà immondo fino alla sera»
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››Todo lo que el impuro toque será inmundo. Y la persona que lo toque quedará impura hasta el anochecer.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››И все, к чему прикоснется нечистый, будет нечисто;и прикоснувшийся человек нечист будет до вечера.
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››וכל אשר יגע בו הטמא יטמא והנפש הנגעת תטמא עד הערב׃
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››وكل ما مسّه النجس يتنجّس والنفس التي تمسّ تكون نجسة الى المساء
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››不 潔 淨 人 所 摸 的 一 切 物 、 就 不 潔 淨 . 摸 了 這 物 的 人 必 不 潔 淨 到 晚 上
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır.››不潔淨 人 所 摸 的 一切 物 、 就 不 潔淨 . 摸 了 這物 的 人 必 不 潔淨 到 晚上
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.Así, con sólo frotar el mango de madera debajo del tiburón, mientras nadaba bajo el bote
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.Et simplement en frottant le manche à balai le long du requin,
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.우리는 상어가 보트밑으로 헤엄치고 갈때 걸레 손잡이로 상어를 문질러서 --
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.Perciò facendo passare il bastone sotto lo squalo quando passava accanto al gommone
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.רק על ידי שפשוף המקל על הכריש כהוא שחה מתחת לסירה --
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.وفقط بفرق مقبض المسح تحت سمكة القرش فور مشاهدتها تحت القارب--
Köpekbalıkları botun altından geçerken, paspas sapını yavaşça üzerlerine dokundurduk.モップの柄でこすりました ボートの下にサメが泳いでいるのがわかりますね
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Als je bijvoorbeeld een potlood aanraakt, vindt er een microbiële uitwisseling plaats.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Contohnya, saat Anda menyentuh pensil, terjadi pertukaran mikrobia.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.De pildă, când punem mâna pe un pix, se produc schimburi microbiene.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Donc, par exemple, quand vous touchez un crayon, il y a un échange microbien.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.For eksempel, når man rører ved en blyant, finder en mikrobiel udveksling sted.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.예를 들어, 연필을 만질 때 미생물 교류가 일어납니다.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Napríklad, keď sa dotknete ceruzky, nastáva vzájomná výmena mikroorganizmov.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Na przykład, gdy dotkniemy ołówka, następuje mikrobiologiczna wymiana.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Például, ha megérintesz egy ceruzát, mikrobiális csere történik.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Per esempio, quando tocchiamo una matita si verifica uno scambio microbico.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Por ejemplo, cuando tocamos un lápiz, ocurre un intercambio de microbios.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Por exemplo, quando tocamos um lápis, uma troca microbial acontece.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Takže, například, když se dotknete tužky, dojde k mikrobiální výměně.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Ví dụ, khi bạn chạm vào chiếc bút chì, sự trao đổi vi sinh diễn ra.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Wenn wir etwa einen Bleistift anfassen, werden Mikroben ausgetauscht.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Έτσι, για παράδειγμα, όταν αγγίζεις ένα μολύβι, συμβαίνει ανταλλαγή μικροβίων.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Например, ако пипнете един молив, се получава микробен обмен.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.Например, когда вы дотрагиваетесь до карандаша, происходит микробный обмен.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.مثلا،عندما تلمس قلم رصاص، التبادل المايكروبي يحدث.
Mesela, bir kaleme dokunduğunuzda, mikrobiyal bir degiş-tokuş olur.微生物が移動します 私たちの身の回りの 見えない生態系を デザインすることができれば
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Saya tahu tangan dan mata itu; mereka juga menyentuh saya.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Conheço essas mãos e olhos; elas também me tocaram.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Conosco quelle mani e quegli occhi; hanno toccato anche me.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Cunosc acele mâini și acei ochi; m-au atins și pe mine.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Ich kenne diese Hände und Augen; sie haben auch mich berührt.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Ik ken die handen en ogen. Ze raakten mij ook.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Ismerem ezeket a kezeket é szemeket; engem is megérintettek.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Je connais ces mains et ces yeux ; ils m'ont touché moi aussi.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.저는 그 손길과 눈길을 잘 알고 있습니다 저도 그들을 받은 적이 있기 때문이죠
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Sé que esas manos y esos ojos también me conmovieron.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Tôi biết những bàn tay và ánh mắt đó; chúng cũng làm tôi xúc động.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Znam te ręce i oczy; dotknęły także mnie.
O ellerle gözleri tanıyorum; bana da dokundular.Znám ty ruce a oči také mne hladily.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod