Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakСердца, которых я коснулась, будут доказательством того, что, уходя
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakСърцата, които caм докосналa, ще бъдaт доказателство, че оставям
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakהלבבות שבהם נגעתי, יוכיחו שאני משאירה...
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakالقلوب التي لمستها ستكون الدليل الذي أتركه
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak何か少し変えられたことの証 世界の人が気付くはず
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.A hálózatot, ami körbevesz minket minden nap használjuk.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.A resposta é você!
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Het netwerk dat we gebruiken en aanraken is ongeveer de hele tijd bij ons.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Jaringan yang kita sentuh dan gunakan selalu ada bersama kita hampir setiap waktu
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.우리가 만지고 사용하는 네트워크는 항상 우리 곁에 존재합니다.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.La rete internet che usiamo, fa ormai parte della nostra vita.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Le réseau que l'on touche et utilise est présent avec nous pratiquement tout le temps.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Mạng máy tính mà chúng ta chạm vào và sử dụng ở bên cạnh chúng ta hầu như mọi lúc.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Netzwerk das wir berühren und benutzen ist mit uns, praktisch die ganze Zeit.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Rețeaua pe care o folosim este cu noi tot timpul.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Sieć, której dotykamy i której używamy jest z nami tak właściwie przez cały czas.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Síť s kterou se potýkáme a používáme je s námi téměř pořád.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Мережа, з якою ми постійно часто перетинаємося і достатьно багато користуємося.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.Мы используем интернет практически все время.
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.الشبكة التي نتصل بها و نستعملها تتواجد معنا إلى حد كبير بشكل دائم. بكل وضوح، إذا
Dokunduğumuz ve kullandığımız ağlar hemen hemen her zaman bizimle.この授業を見ているのであれば明白だ 君はこの授業をインターネット越しに見ているんだもの
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.Als je het aanraakt, moet je heel hard duwen om het aambeeld over het scherm te bewegen.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.Dotykając ekranu, musimy mocno naciskać, żeby przesunąć kowadło.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.이런 객체들을 터치한다고 할 때, 모루를 화면의 한 편으로 옮기기 위해서는 매우 세게 힘을 줘야 하겠지요
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.Și când o atingi, trebuie să apeși foarte tare ca să muți acel cursor pe ecran.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.И когато го докоснете трябва да натиснете наистина силно, за да преместите тази наковалня през екрана.
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.ולכשתגע בו תצטרך לדחוף ממש חזק להזיז את הסדן במסך,
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.وعندما تقوم بلمسها، يجب عليك الضغط بقوة كى تحرك هذا السندان على الشاشة
Dokunduğunuzda ekranda örsü ilerletmek için gerçekten çok büyük güç uygulamanız gerekir.かなり強い力が必要です でも ピンポン玉ならサッと動かして 画面上を
Dokundukları her şeye ruhlarını bıraktılar ki bu da rüyayı onurlandıranlara tabiatı kutsal kıldı.Dejaron sus esencias en todo que tocaron. El paisaje fue sagrado para los que respetan el soñando.
Dokundukları her şeye ruhlarını bıraktılar ki bu da rüyayı onurlandıranlara tabiatı kutsal kıldı.Wszystkiemu nadali swoją duszę. Dlatego ci, którzy wierzą w Czas Snu, czczą także krajobraz.
Dokundum ona Barry. Bu yeterli olmalı.Dotknąłem, to powinno wystarczyć.
Dokundum ona Barry.Ich habe sie berührt, Barry.
Dokundum ona Barry.Ik heb hem aangeraakt, Barry.
Dokundum ona Barry.Je l'ai touchée, Barry.
Dokundum ona Barry.L'ho toccato, Barry.
Dokundum ona Barry.Lo toqué Barry.
Dokundum ona Barry.Докоснах го, Бари.
Dokundum ona Barry.Я коснулся её, Барри.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.제가 4살 때 시력에 부분적인 마비가 왔을 때 그런 손길을 받았었습니다
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Chúng khiến tôi xúc động từ lúc tôi mới 4 tuổi và bị mất thị lực, bị liệt một phần.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Dotykały mnie kiedy miałam cztery lata i straciłam wzrok oraz byłam częściowo sparaliżowana.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Hladily mne, když mě byly 4 a ztratila jsem zrak a byla částečně ochrnuta.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Ils m'ont touché quand j'avais 4 ans et j'ai perdu la vue et j'ai été partiellement paralysé.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.M-au atins când aveam patru ani, și mi-am pierdut vederea și am fost paralizată parțial.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Me cuidaron cuando tenía 4 años de edad y perdí la vista y quedé parapléjica.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Mereka menyentuh saya waktu saya kehilangan penglihatan di usia 4 tahun dan menjadi lumpuh sebagian.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Mi hanno toccato quando avevo 4 anni e avevo perduto la vista ed ero rimasta parzialmente paralizzata.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Sie berührten mich, als ich 4 Jahre alt war und mein Augenlicht verlor und teilweise gelähmt war.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Tocaram-me quando tinha quatro anos, quando perdi a vista e fiquei parcialmente paralisada.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Velem voltak, amikor 4 éves voltam, és elvesztettem a szemem világát, és részlegesen lebénultam.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Ze raakten me toen ik vier was en mijn zicht verloor en gedeeltelijk verlamd werd.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Με άγγιξαν όταν ήμουν τεσσάρων κι είχα χάσει την όραση μου κι είχα μερική παράλυση.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Вони торкалися до мене, коми мені було 4, і я втратила зір і було частково паралізована.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Докоснаха ме, когато бях на четири и изгубих зрението си и бях частично парализирана.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.Они прикоснулись ко мне, когда мне было четыре года, и я потеряла зрение, и была частично парализована.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.הן נגעו בי כאשר הייתי בת ארבע ואיבדתי את מאור עיני והייתי משותקת חלקית.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.لقد لامست روحي عندما كنت في الرابعة من العمر لقد فقدت بصري حينها واصبت بشلل جزئي
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.半身不随になったときに、 それらは私に触れました。 私の家族は、私の世話をさせるために
Eğer çiçek bu kadar büyük olsaydı? Çiçeğe baktığımızda, gördüğümüz ya da dokunduğumuz hiç bir şeye benzemezdi.¿cómo verían esa flor si fuera así de grande?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dokundu ile cümle - Sayfa 12 - dokundu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App