Ana içeriğe geç
Sözlük

dokundu ile cümle

dokundu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Frene dokundum.Apăs pe frînă.
Frene dokundum.Ich tret auf die Bremse.
Frene dokundum.Ik druk het rempedaal in.
Frene dokundum.J'ai appuyé sur le frein.
Frene dokundum.저는 브레이크를 밟았죠.
Frene dokundum.Nacisnęłam hamulec.
Frene dokundum.Pisé el freno.
Frene dokundum.Pisei no travão.
Frene dokundum.Pritisnila sem na zavoro.
Frene dokundum.Rálépek a fékre.
Frene dokundum.Saya menginjak rem.
Frene dokundum.Schiaccio il freno.
Frene dokundum.Šlápla jsem na brzdu.
Frene dokundum.Tôi đạp phanh.
Frene dokundum.Πατάω φρένο.
Frene dokundum.І натиснула на гальма.
Frene dokundum.Натискам спирачките.
Frene dokundum.Я нажала на тормоз.
Frene dokundum.לחצתי על הבלם.
Frene dokundum.دست على المكابح
Frene dokundum.しかしその人はただ 減速していたわけではなく
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır. Böylesine sıradan nesneler. Ve yine de,Es ist das Echte, das wir anfassen; die Tür, das Fenster, die Türschwelle, das Bett, diese sachlichen Objekte.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.C'est le réel, que nous touchons, la porte, la fenêtre. le seuil, le lit.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.É o real, o que tocamos, a porta, a janela, a ombreira da porta, a cama.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.È realtà che tocchiamo, la porta, la finestra, la soglia, il letto.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Es lo real, eso que tocamos, la puerta, la ventana, el vano de la puerta, la cama.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Este realitatea, pe care o atingem, uşa, fereastra, pragul, patul.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Ez a valóság, amit megérintünk, az ajtó, az ablak, a küszöb, az ágy.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.그것은 실재이며 우리가 만지는 문과 창문, 입구나 침대와 같은 것입니다.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Nó là thực tế mà chúng ta chạm vào, cánh cửa, cửa sổ, bậu cửa, chiếc giường.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.To rzeczywistość, z którą się stykamy, drzwi, okno, próg czy łóżko.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Окружающие нас предметы материальны - мы можем дотронуться до двери, окна, порога, или кровати.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.Тя е реалното, което докосваме - вратата, прозорецът, прагът, леглото.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.זה האמיתי שבו אנו נוגעים-- הדלת, החלון, מפתן הדלת, המיטה--
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.انها حقيقية ، ونحن نلمسها ، الباب ، النافذة ، العتبة ، السرير.
Gerçek olandır, dokunduğumuz kapı, pencere, eşik, yataktır.敷居、ベッドのような そういう平凡なもので、にもかかわらず
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Am văzut cum oamenii ating lemnul şi cred că există un motiv pentru asta.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Doopravdy jsem viděl, jak se lidé dotýkali dřeva, a myslím, že je tu pro to důvod.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.He visto cómo la gente toca la madera, y creo que hay una razón para ello.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Ho visto il modo in cui le persone toccano il legno e secondo me c'è un motivo preciso.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Ich denke, es gibt einen Grund, warum Menschen das Holz berühren.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Jag har sett hur folk rör vid träet, och jag tror det finns en anledning till det.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.J'ai pu voir comment les gens touchent le bois, et je pense qu'il y a une raison à ça.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Je ziet dat mensen het hout aanraken en ik denk dat daar een reden voor is.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.저는 사람들이 나무를 어떤 식으로 느끼는지 관찰했고, 다른 반응을 보이는데는 다 이유가 있다고 생각합니다.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Ludzie dotykali drewna i uważam, że jest ku temu powód.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Saya melihat bagaimana orang-orang menyentuh kayu itu dan saya rasa ada alasan di balik hal itu.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Tôi thực sự đã nhìn thấy cách mà người ta chạm vào gỗ, và tôi nghĩ ắt hẳn phải có lí do nào đó.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Vi mesmo como as pessoas tocam na madeira, e acho que há uma razão para isso.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Έχω δει μάλιστα τον τρόπο που οι άνθρωποι αγγίζουν το ξύλο... και πιστεύω ότι υπάρχει συγκεκριμένος λόγος.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Виждал съм как хората докосват дървото и смятам, че има причина за това.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Я замечаю, что люди прикасаются к дереву, и думаю, что на то есть причина.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.Я на власні очі бачив, як люди торкаються дерева, і, гадаю, на це є причина.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.למעשה ראיתי איך אנשים נוגעים בעץ, ואני חושב שיש סיבה לכך.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.رأيت فعلاً كيف يلمس الناس الخشب، وأعتقد أن هناك سبب لذلك.
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.我睇到人哋點樣掂啲木 我相信呢個背後一定有原因
Gerçekten insanların tahtaya nasıl dokunduğunu gördüm ve sanırım bunun bir sebebi var.触れようとするのには 理由があると思います 雪の結晶と一緒で 木は1本1本全てが
(Gülüşmeler) Chris Anderson: Ona dokundun mu?(Risate) (Chirs Anderson) "L'hai toccata?"
Hakikaten enteresan. gitara ilişkin gerçek dünyadan bildiğimiz, dokunduğumuz, üç boyutlu bir algılamamız var.(М2) Забавно вот что.
Hamam böceğinin bacağına dokunduğunuzda, ne hissettiniz?Als du das Bein der Schabe angefasst hast, wie fühlte sich das an?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod