Ana içeriğe geç
Sözlük

dokunacak ile cümle

dokunacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük bina gökyüzüne dokunacak gibi görünüyordu.The huge building seemed to touch the sky.
Sana yararı dokunacak kitapları okumalısın.You should read books that will benefit you.
Grup içersinde birbirilerine dokunacak kadar yakın yüzerler.They were driven into the ground so close together that they touched one another.
Ve şunu öğrenmeye çalıştım, çirkin Jerry ve Tom'un daha çekici kardeşlerine yardımı dokunacak mı?And the question was, will ugly Jerry and ugly Tom help their respective, more attractive brothers?
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.We intuit that it is very helpful.
Sana daha çok yararı dokunacak olanı seç.Pick one that will be in your favor.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.I hope that this piece will touch and heal your heart, as it did for me.
Bu filtrelemenin, çevirilerde büyük yardımı dokunacaktır.So for translation, that's going to be very helpful.
Genç kadının ayağının ucundaki bakır leğene sanki bizim düzlemimizde, dokunacak gibiyiz.I think Caravaggio really intentionally
Tuzak halata dokunacak olursan... ...buradaki mekanizmayı serbest bırakacak.You touch that trip line... it'll pull that trigger free.
Ayetlerimizi yalanlayanlara da yaptıkları fenalık yüzünden azab dokunacaktır.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Ayetlerimizi yalanlayanlara, fıska sapmalarından dolayı azap dokunacaktır.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Ayetlerimizi inkar edenlere yoldan çıkmalarından ötürü azab dokunacaktır.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, fenalığa bulaşmaları yüzünden kendilerine azap dokunacaktır.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Onların bu tutumları: Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır, demelerinin bir sonucudur.For they say: "The Fire will not touch us for more than a few days."
O, Allah'ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır.Leaving God they pray to those who cannot harm or profit them.
Eğer onlara zarar verirseniz, o işte mutlaka size dokunacak bir günah olur.If he is, it would surely be sinful on your part.
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıktıklarından ötürü onlara azap dokunacak.But those who deny Our messages will be seized by nemesis for being disobedient.
Yaptıkları hilelerden ötürü suçlulara ALLAH katından bir aşağılama ve çetin bir azap dokunacaktır.A degradation will befall the sinners and chastisement from God for deceiving.
Dedi ki: "Azabım dilediğim kimseye dokunacaktır.And the Lord said: "I punish only those whom I will, but My mercy enfolds everything.
İnkarcılarına acı bir azap dokunacaktır.So the punishment for those who disbelieve among them will be painful.
Eğer son vermezseniz sizi taşlarız ve bizden size acı bir ceza dokunacaktır."If you do not desist, we shall stone you to death, and inflict a grievous punishment on you."
Yahut ta öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı.Or be admonished, and the admonition profit him?
Bu dediklerinden vazgeçmezlerse elbette onlardan inkar edenlere acı bir azab dokunacaktır.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse, elbette onlardan inkâr edenlere acı bir azap dokunacaktır.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Bu sözlerine son vermezlerse, inkarcılarına acıklı bir azap dokunacak.If they desist not from so saying a painful doom will fall on those of them who disbelieve.
Artık orada bize ne bir yorgunluk dokunacak ne de orada bize bir usanç gelecektir.In it we are untouched by toil, and untouched by fatigue.’
Burada artık bize ne yorgunluk dokunacak, ne de usanç gelecek.In it we are untouched by toil, and untouched by fatigue.’
Ve bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır."And a grievous punishment indeed will be inflicted on you by us."
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.Pour les articles homonymes, voir Stanley.
Grup içersinde birbirilerine dokunacak kadar yakın yüzerler.Les éléments interagissent entre eux quand ils sont à proximité les uns des autres.
"Bir kişiye "Masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır."И сочтешь когда, что различил ты Господа, доверься вере, не разуму».
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.Em Roma, Galba cancelou todas as reformas de Nero, incluindo benefícios para muitas pessoas importantes.
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.För andra betydelser, se Stanley.
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.Dincolo de ele se afla o așezare pe care Stanley a numit-o Stanleyville.
Sana yararı dokunacak kitapları okumalısın.Ar trebuie să citești cărți care să îți fie utile.
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.Di Roma, Galba mencabut semua reformasi yang dilakukan Nero, seperti tunjangan untuk orang-orang penting.
Grup içersinde birbirilerine dokunacak kadar yakın yüzerler.これが選手を互いの方向に押し流すほど強い水流を生み出していた。
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.V Rimu je preklical vse Neronove reforme, vključno z ugodnostmi za mnoge vplivne osebe.
Roma'da Galba, Nero'nun tüm reformlarını birçok önemli insanın menfaatlerine dokunacak şekilde iptal etti.Roomas tühistas Galba kõik Nero reformid, sealhulgas mitmete oluliste isikute privileegid.
Bak şimdi. Tuzak halata dokunacak olursan... ...buradaki mekanizmayı serbest bırakacak.Il va toucher la liane et il va libérer cette souche
Bak şimdi. Tuzak halata dokunacak olursan... ...buradaki mekanizmayı serbest bırakacak.Když se dotkneš nášlapného provázku, uvolní se spoušť.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Chúng ta cảm giác rằng nó rất hữu ích.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Intuiamo che sia molto utile.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Intuicja mówi nam, że jest bardzo pomocny, to nic nowego.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Intuimos que es muy útil.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Intuitivno vemo, da je uporabno, in to ni nič novega.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.우리는 그것이 매우 유익함을 직감한다.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.Nous avons l'intuition qu'elle est très utile.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.אנו לנחש שזה מועיל מאוד.
Bize çok yardımı dokunacak olan şeyleri sezgi ile buluyoruz.それはよく知られている。
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Doufám, že tento kousek se dotkne a uzdraví vaše srdce stejně tak, jako tomu bylo u mě.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta peça toque e cicatrize o vosso coração, conforme fez comigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta pieza los conmueva y sane su corazón, como lo hizo conmigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ich hoffe, dieses Stück berührt und heilt Ihr Herz, so wie bei mir.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ik hoop dat dit stuk je raakt en je hart geneest. Dat deed het voor mij.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Jeg håber, at dette stykke vil røre og helbrede dit hjerte, som det gjorde for mig.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.J'espère que ce morceau vous touchera et soignera votre cœur, comme il l'a fait pour moi.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.이 곡이 여러분의 마음에 와닿아 치유되기를 바랍니다. 제게 그랬던 것처럼요.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Mam nadzieję, że ten utwór dotknie i uzdrowi wasze serce, tak jak uzdrowił moje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dokunacak ile cümle - dokunacak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App