"Ben rüzgâra dokunuyorum" diye hissedemeyiz ancak esinti biraz hızlanırsa hissedebiliriz.私達は「空気を触っている」とは感じませんが 風のように速くなれば感じられることが出来ます 私達の現実を構成する物は全て
Beynimiz gerçekten görüntü, ses, dokunma ve kokuyu tekil olaylar şeklinde birleştirir.Nos cerveaux combinent les images, les sons, le toucher, les odeurs en un seul évènement.
Beynimiz gerçekten görüntü, ses, dokunma ve kokuyu tekil olaylar şeklinde birleştirir.Nuestros cerebros unen lo que uno ve, oye, toca y huele en un evento integrado.
Beynimiz gerçekten görüntü, ses, dokunma ve kokuyu tekil olaylar şeklinde birleştirir.単一事象にしてくれます これを大変うまくまとめた 私のお気に入りの名言があります
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.La forma y el color no pueden siquiera aproximarse Nuestro nivel de tacto es una expresión artística.
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.Le figure, le forme ed i colori non possono neppure avvicinarsi al livello d'espressione artistica del tatto.
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.Les couleurs et l'aspect, eux, sont superficiels. On ne peut rien en tirer.
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.Το σχήμα, η μορφή και το χρώμα δεν μπορούν να φτάσουν... το απτικό επίπεδο τηs καλλιτεχνικήs μαs έκφρασηs.
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.Очертания, формы, цвета никогда не сравнятся с художественной выразительностью наших прикосновений.
Bilgi, bildirdiğiniz sorunun çözümünde geliştiricilere yardımı dokunabileceği için toplanıyor.המידע נאסף כדי לעזור למפתחים לתקן את הבעיה עליה דיווחת.
Bilgi, bildirdiğiniz sorunun çözümünde geliştiricilere yardımı dokunabileceği için toplanıyor.يجري جمع المعلومات التي قد تساعد المطورين في إصلاح المشكلة المبلغ عنها.
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Bạn có thấy tôi đụng vào máy tính không?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Est-ce que vous m'avez vu toucher l'ordinateur?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü? Hayır, görmediniz.¿Me han visto tocar el computador?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Heb je me de computer zien aanraken?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Ho mai toccato il pc?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Ich habe den Computer nie berührt.
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?제가 컴퓨터를 만지는 것을 보셨나요?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?M-ați văzut atingînd computerul?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Widzieliście żebym dotknął komputera?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Видяхте ли ме да докосвам компютъра?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?Номер 4. Всегда пользуйтесь пультом. Вы видели, как я трогал компьютер?
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?האם ראית אותי נוגע במחשב
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?هل رأيتموني ألمس الحاسوب؟
Bilgisayara dokunduğumu gördünüz mü?いいえ 触れていません なぜでしょう?
Bilirsiniz, benim için bir parçacık, ha, bir kum tanesine benzer. Onu tutabilirim, dokunabilirim.Wiesz, dla mnie cząsteczka, och, wygląda jak ziarnko piasku.
Bilirsin, oraya gitmek bile istemediler. Ona dokunmak bile istemediler.Sai, non si sono nemmeno avvicinati, non ne volevano sapere di toccare le gambe.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış.'이것 좀 한번 보세요. 아직 건드리지도 않았는데 보시다시피 보내주신 프로그램의 단지 3분의 1만이 매체와 책에 관한 것이라구요.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Sabem que mais? Não lhe tocámos, "mas só um terço do vosso programa está dedicado aos livros e aos "media".
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."¿Saben qué? No lo hemos tocado pero sólo un tercio del programa está dedicado a los medios y a los libros.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Ştiţi ce?" Nu ne-am atins de plan, dar numai o treime din programul vostru se referă la cărţi şi media.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."Wiecie co, nie tknęliśmy tego, bo tylko jedna trzecia waszego programu jest poświęcona mediom i książkom.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış."אתם יודעים מה? לא נגענו בזה, אבל רק שליש מהתוכנית שלכם מוקדשת למדיה ולספרים.
"Biliyormusunuz, ona dokunmadık, ama programınızın yanlızca üçte biri iletişim araçları ve kitaplara ayrılmış.اتعلمون ماذا ؟ لم نلمسه لكن ثلث برامجكم الخاصة مكرسة للإعلام والكتب
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Ad un certo punto è diventato molto, molto intenso.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.An einem Punkt wurde es sehr ergreifend.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Det blev, I ved, nogle gange var det, virkelig intenst.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Egy ponton ez az egész nagyon-nagyon intenzívvé vált.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.En un momento dado todo se volvió muy, muy intenso.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.정말 어떨 때는 반응이 너무, 너무 뜨거웠습니다.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.La un moment dat, a devenit foarte intens.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Mọi việc trở nên, bạn thấy đó, ở một khía cạnh khác, thực sự rất căng thẳng.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Op een gegeven moment werd het echt heel intensief.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Tornou-se, sabem, a certa altura, foi mesmo, mesmo intenso.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Tout est devenu, vous savez, à un certain moment, très intense.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.V jednu chvíli to bylo něco opravdu silného,
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.V jednu chvíľu to začalo byť veľmi intenzívne.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Yhdessä vaiheessa siitä tuli todella intensiivistä.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.Ξέρετε, κάποια στιγμή έγινε πολύ, πολύ έντονο.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.זה נעשה, אתם יודעים, בנקודה מסוימת, זה נהיה באמת, באמת אינטנסיבי.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.اصبح الأمر، كما تعلمون، في مرحلة ما ضخم جدًا جدًأ.
Biliyorsunuz, bir noktada gerçekten çok dokunaklı oldu.つまり 写真があまりに多いため 友人たちに来てもらい-
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.2つの緑色のビー玉を取り出せたら君の勝ち。
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.Devi sentire bene le biglie, e tutte al tatto sembrano uguali,
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.구슬을 한 번 만져보면, 모든 구슬의 촉감은 같습니다.
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.Všechny kuličky jsou na dotek stejné.
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.Топчетата наоколо се усещат, при всички топчета това става по един ни същ начин.
Bilyelere dokunabilirsiniz. Bilyeler renk dışında aynı.תמשש את הגולות, כולן מרגישות אותו דבר בדיוק,
Bir Android cihazına tek dokunuş gönder將輕觸發送到 Android 裝置
Bir Android cihazına tek dokunuş gönderEnviar um único toque para um dispositivo Android