15. yüzyılda ise İtalya ve Fransa'da dokunmaya başlamıştır.15世紀にはイタリアやスペインで盛んに生産されるようになった。
Arama sonuçları, kullanıcıların sayfayı açmak için dokunabilecekleri kart biçiminde sunulmaktadır.検索結果はカード型で提供され、ユーザーはタップすることでページを開くことが出来る。
Ve kendisine dokunulmasından nefret eder.人間を憎んでいるようである。
Dokunulduğunda bağırır.ぶつかると弾かれる。
Sunulara her dokunan kutsal sayılacak.'」「世界は、聖なる輝きに包まれる―」。
Gözlemlemediğin, dokunmadığın şeyi şiire sokma.握って隠すなどの隠し駒をしてはいけない。
Birine dokundurmak amacıyla söylenmiş imalı söz (mecazi anlamda).誰に対しても敬語で話す礼儀正しい人柄。
Size kimse dokunamaz.触ることはできない。
Dokunulmazlara, Harijan’lar da denmektedir.また蛾遮塞らの行方は不詳である。
Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin?勝手に簾に触り天帝の顔を拝もうとした悟空を突き飛ばして凄むが、逆に悟空には「なんだ、すだれの番人か」と愚弄された。
Dokunduğu kişilerin güçlerini çalma yeteneğine sahiptir.触れた相手の能力を吸い取る能力を持つ。
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.この直後に背後を通過する投球をされたが、本塁打を放った。
Ancak bu tellerin birbirine dokunması durumunda kısa devreler ve yangınlar oluşabilir.電線が互いに触れると短絡や火災の危険を生じる。
"Emniyet Hayal'e neden dokunmuyor?".『地獄でなぜ悪い Why don’t you play in hell?
Kör olarak doğmuştur ve çevresindeki dünyayı dokunarak ve işiterek anlamaya çalışmaktadır.生まれつき盲目で、占いを通じて世界を見ている。
Buraya kadar hiçbir Alman oyuncu henüz topa dokunamamıştı.その間、迎撃するドイツ機は無かった。
Artık dokunup güç emmenin yanında uçabilmektedir.メカブに混入してクレームが寄せられることがある。
Sensör, kullanıcının parmak izini tespit etmek için kapasitif dokunuş kullanır.Touch IDのセンサーは、静電容量タッチを使用してユーザの指紋を検出する 。
Dokunulmazsa çarpınca hemen şişer.急激な打撃を受けると弾まずに砕かれる。
Ölüm Defteri'ne dokunan her insan Ölüm Tanrısını görür ve sesini duyar.しかし死の間際に神の記憶に触れ、その真意を知る事になる。
Önce 2 demir çubuğun arasından onlara dokunmadan geçerler.2つ鉄球を放つと回収するまで鉄球関連の技が使えなくなる。
Oğulları dışında kimsenin onlara dokunmasını istemez ve Silmariller söz konusu olduğunda çok hırslanır.撫子以外の人間に関心がないが、撫子に対してもぶっきらぼうに接するためいさかいが絶えない。
Dalitler Türkçe: Dokunulmazlar.スコットランド方言は影響を受けない。
Fakat barışçıl modunda olmasının ona zararı dokunur.ただし、それを平和的な手段で行なうことが条件であった。
Yasama dokunulmazlığı nispîdir.合否に影響はなし。
Yakıcılığı olmadan cisimlere rahatlıkla dokunabilir.流石に直接触れられると平静ではいられなくなる。
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.いかなる場合も仰向けになってはいけない。
Oyuncuların peynir toplayabilmesi peynire dokunması gerekir.仲間にするにはチーズを見つけなくてはならない。
Grup içersinde birbirilerine dokunacak kadar yakın yüzerler.これが選手を互いの方向に押し流すほど強い水流を生み出していた。
Serseriler ve çıraklar ise yardımının dokunmadığı kimse olmayan "Denke Baba" olarak anarlar.慈不慈の法教(こしらえおしえ)無ければ、子の慈愛に溺るる父も無くまた子を悪む父母も無し。
Özel eşyalara da dokunulmayacaktır.私有財産制の問題には触れない。
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.ザ・ブルース(ジェイク、ジム、ジェイ(Jake、Jim、Jey))いずれも雄 姿の小さな三つ子の青い鳥で、普段は1羽しか見えない。
Topa, durdurmak amacı dışında elle dokunulmaz.その他の場合、ボールを止める時を除いてはボールに手で触れてはならない。
Lambanın diğer teli eğer siyah tele dokunuyorsa yanacaktır.黒色の電波吸収体が塗布された空間では室内照明があった場合でも暗く感じてしまう。
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'na önemli hizmetleri dokundu.医療福祉 医療福祉部門が存在した。
Bu özellikleri ile araştırmacılara çok büyük yardımı dokunuyordu.その発展は研究者にはとりわけ興味深い。
Otobüs Bileti: Dokunan kişiyi, New Mexico - Gallup kasabası dışında bir otobana ışınlar.山陽新幹線区間の一部列車はグリーン車を除き全車自由席で、新下関・小倉 - 博多間のみを運転する列車においては車内でのみグリーン券を発売している。
Birim'in fizikçilerine (liderleri de dahil) dokunulmazlık verilecek, bunun karşılığında da 731.運転室は731系と同様の高運転台構造で、機器配置も731系と同様である。
Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım.典拠明示の為、追記される場合は其処に願いたい。
Etraflarında yarattıkları bütün mesafelerin nedeni de bu dokunulma korkusudur.萬物是藉著他造的;凡被造的,沒有一樣不是藉著他造的。
Yalnızca hardcore hip-hop yaptım ve kara mizah dokunuşları da eklemeye çalıştım.我只是基本上做了硬核嘻哈,并尝试添加一些黑色幽默在这里。
Mende'nin çocuklarına dokunması, namaz kılması da yasaklanmıştır.朵顏把兒孫結諸部邀賞不得,盜邊。
Semeni mezarın üzerinde kalır ve hiç kimse dokunmaz.洪天性忼直,人不得干以私云。
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.當是之時,不聞人情不安,亦不聞出命令以悅其黨也。
Bağ dokunun kılıfı epinöryum sinir ile çevrilmiştir.而我受的卻是切割不休的刀鋒。
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.常常和金凌拌嘴。
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.你不能让东西在棺材里撞来撞去。
Erenler meydanında cellatlığı sana verdik.Fakat haksız iş yapma, sana zararımız dokunur" der.汝其善視吾子,奉宗祠焉,勿以我為念。
Wii U'nun asıl kontrolcüsü dokunmatik ekrana sahip Wii U GamePad'dir.隨附在主機包裝內的Wii U GamePad是Wii U主要的控制器。
Bir cisme dokunulduğu zaman, bu enerji, bir mikro-saniyeden daha kısa zaman içerisinde boşalır.当人们触摸物体时,这些能量在不到1毫秒的时间内释放出来。
Ancak bu tellerin birbirine dokunması durumunda kısa devreler ve yangınlar oluşabilir.然而,导线相互接触可能造成短路和火灾。
Her ikisi de karmaşık bir şekilde birbirine dokunur ve birbirlerini sürdürülür kılarlar.於是兩人認真交往並且考慮同居。
Kadınların çok sevdiği, güzel davranışlarla etlileyen, çileci görünümü dokunan.是個喜歡偷摸漂亮女性屁股的色老頭。
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.第二条 任何政治结合的目的都在于保存人的自然的和不可动摇的权利。
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.它帮了Jesse的大忙。
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.絕對不要低估了你的影響力。
"İnternetime Dokunma!"不可以碰汐音!」。
Akşama doğru batacağı sırada toprağa dokunur ve toprak rengini alır.籍其地之所入,以時修其祠宇,封植其草木。
Bu bölge, kişisel özgürlüğün dokunulmaz ve kutsal alanını oluşturur.界限内的区域就是神圣而不可侵犯的个人自由。
Sanal klavyeler ve düğmelerle dokunmatik ekran kullanır.另一個例子是檯燈和按鈕的例子。