Ana içeriğe geç
Sözlük

dokun ile cümle

dokun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Belirli periyotlarda yüzüklerini fenere dokundurarak tekrar şarj etmeleri gerekmektedir.Soms zijn ze bereid alles te doen om de Ring terug te krijgen.
Johhny dokunduğu kişilerle güçlerini takas etmeye başlar.Als gevolg daarvan kan Johnny nu van krachten wisselen met zijn teamgenoten.
Kutup ayılarının dokunma duyusu hakkında oldukça az bilgiye sahibiz.Heel weinig is geweten over de ontstaansgeschiedenis van de tapijten.
Ona dokunma.Niet aanraken.
Şuna dokunma.Niet aanraken.
O ellerle bana dokunursan, seni parçalarım.Raak me niet aan met die handen of ik maak je kapot.
1994 İlk akıllı telefon IBM Simon, dokunmatik ekran, e-posta ve PDA özelliklerine sahip.1994 – Pierwszy smartfon (IBM Simon), zawierał ekran dotykowy, e-mail i funkcję PDA.
Bu duyular görme, duyma, koklama, tatma, dokunma ve düşünmedir.Mogą widzieć, słyszeć i czuć, ale nie są w żaden sposób świadome.
Hemen hemen her evde bulunan tezgâhlarda hasır dokunmaktaydı.Niemal przed każdym domem były sadzawki.
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Niedozwolone jest dotknięcie piłki jakąkolwiek częścią ciała.
Askerlerinden biri omzuna dokunup gökyünüzü işaret edince yukarı baktı.Jeden z braci, patrząc na króla, uniesioną w górę ręką wskazuje na niebo.
Size kimse dokunamaz.Żaden nie mógł mnie dotknąć.
Messi topa çıkarken, eliyle topa dokunarak kaleci Carlos Kameni'nin yanından geçmesine sebep oldu.Messi wyskoczył do piłki i za pomocą ręki przerzucił piłkę nad interweniującym bramkarzem, Carlosem Kamenim.
20 Ekim 2009'da, kablosuz Mighty Mouse durduruldu ve çoklu dokunuşlu Apple Magic Mouse ile değiştirildi.20 października 2009 roku bezprzewodowa wersja myszki została wycofana i zastąpiona Magic Mouse.
Dokunulunca geri döner.Odzyskawszy go oddala się.
Dokunduğu her maddeye dönüşebilmektedir.Może on poruszać każdym przedmiotem, którego sięgnie.
Savaşın sonuna kadar dokunulmaz uçaklar olarak kalmışlardır.Walczyli jako lotnicy do końca wojny.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.Często uprawiany jest jako krzew ozdobny.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Nie mówił do ludzi i nic złego im nie czynił, przerażał jednak swoim pojawieniem się.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Posiada również dotykowy ekran.
Dokunmatik gecikme en az altmış milisaniyeden otuz milisaniyeye düşürüldü.Zwykle każde uderzenie powrotne jest opóźnione o 30-tysięcznych części sekundy.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Tańsze, sporządzane maszynowo tkaniny mogą zaś zastąpić tradycyjny, barwiony ręcznie jedwab.
Lori onun yüzüne dokunur.Malwina uderza ją w twarz.
Özel eşyalara da dokunulmayacaktır.Nie policzono prywatnych intytucji.
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.Nie zezwalajcie na skupienie w tym czasie.
Turuncu kuş (Bubbles): Dokunulunca kartalın yarısı kadar şişer.Żelaziński Ia (Sellasen): W polu pół wołu leżącego.
Wayne onu sevmez ve ona dokunmasından nefret eder.Nie lubi, gdy Leo ma rację, a także nie lubi go słuchać.
Elin yanma sebebi; kişinin kendisi değil, sobaya dokunmasıdır.Niedozwolone jest uderzanie rękoma w twarz - tylko na korpus.
Dokunulmazlığı Avrupa Parlamentosu tarafından aynı dönemde kaldırılmış olduğu için yargılanabilecektir.Zostaje on tylko zawieszony na czas zasiadania przez niego w Europarlamencie.
Bağ dokunun kılıfı epinöryum sinir ile çevrilmiştir.Sławomir Skręta) Rozdarte serce (muz.
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.Nudziły go zresztą obrady parlamentarne.
Sally artık tüm nesnelere dokunabilmektedir.Helen potrafiła zagrać wszystko.
Bu saf ve gerçek, dokunaklı ve beklenmedik." olarak tanımladı.To wiem i traktuję jako samo przez się zrozumiałe i niekwestionowalne.”
Dokunduğu maddeye dönüşebilme yeteneğine sahiptir.Potrafi także wprawiać w wibracje obiekty, które dotyka.
"Aaa" der Spike, "Sana dokunabiliyorum.Drake), „Say Aah” (feat.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Władca poprosił, aby każda rzecz, której dotknie, zamieniała się w złoto.
Cisim, felsefede hissedilen, duyulan, dokunulan her şeye denilir.Uzasadniam; Nazywam istniejącą każdą rzecz, jaką można ugryźć, dotknąć, powąchać.
Sürücü bir hız konumundan ötekine direksiyondaki düğmelere basarak (debriyaja dokunmadan) geçer.Zarządza, aby przełączyć się płynnie z jednego pliku do drugiego (lub w inne miejsce w tym samym pliku).
Dawn Joyce'un eline dokunur.Był związany z Joyce.
Zehri o kadar güçlüdür ki dokunan insanı saniyeler içinde felç edebilir.Toksyny stożków są bardzo silne i mogą zabić człowieka w ciągu kilku-kilkudziesięciu minut.
O çok sıcak. Ona dokunma.To jest bardzo gorące. Nie dotykaj tego.
Çiçeklerime dokunma.Nie dotykaj moich kwiatów.
Bisikletime dokunma!Nie dotykaj mojego roweru.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Men Jesus sade till dem: "Var inte rädda.
Nokia 5800 XpressMusic Nokia'nın ürettiği ilk dokunmatik göstergeçli cep telefonu değildi.Samtidigt annonserades den första mobiltelefonen med nya systemet: Nokia 5800 XpressMusic.
Sinope kızlığına dokunmamasını ister.Ej att förväxla med Gustaf Fröding.
51. dakikada defanstan seken topta sol ayağı ile topa dokundu ve skoru 1-1 yaptı.I den 56:e matchminuten klev dock Dan Keat fram och gjorde 1-1.
Aynı zamanda Angel'ın da ona birçok yardımı dokunmuştur.Även på antropologins område lämnade han åtskilliga mycket viktiga bidrag.
Ekranın tümü dokunmatiktir.Skärmen är en pekskärm.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Alla känslostämningar är riktade mot något.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Han tittade fram bakom stenen och min kula plöjde upp hans tinning.
Bu dokunulmazlıklar parlamentonun oturumlarının başlamasından 40 gün önce başlar ve 40 gün sonra biter.Denna frihet gäller under en parlamentssession samt 40 dagar före eller efter en sådan session.
Öpücük, dudakların bir kişiye veya bir nesneye dokundurulması ya da bastırılması durumudur.En kyss, där läpparna kan vara stängda eller öppna.
Yasama dokunulmazlığı, parlamento kararıyla kaldırılabilir.Den rättsliga immuniteten kan dock hävas av domstolen genom ett beslut i plenum.
Yaptıklarının ucu elbette ki Stanley'e dokunacaktır.För andra betydelser, se Stanley.
Fakat uyanan Grimoaldo'ya dokunmaz ve onun hayatını bağışlar.Grimoaldo blir förskräckt och vägrar fullfölja hennes önskan.
Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.Porerna blir vinröda efter beröring.
Dokunduğu anda kuma dönüşür ve ölür.Väl framme leker de och dör.
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.Stå inte under några omständigheter under trädet när du försöker få ner det.
Ve bunlara izinsiz dokunulması ya da kesilmesi de hakarettir.Avskräcker inte detta heller så anfaller de och biter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod