Ana içeriğe geç
Sözlük

dokun ile cümle

dokun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bölge, kişisel özgürlüğün dokunulmaz ve kutsal alanını oluşturur.Esta zona define o espaço sagrado da liberdade pessoal.
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.Entretanto, não hibernam nessas tocas.
Lumia 520 modeli, 4 inçlik SuperSensitive dokunmatik ekrana sahip kayrak şeklindedir.O Lumia 520 vem em formato de barra com tela sensível ao toque de 4 polegadas super sensível.
Düğüm tarzları da Türkiye'de dokunan halılardan farklıdır.A gama de motores também é distinta dos modelos produzidos na Turquia.
Roy uzamış koluyla Red Guy'ın omzuna dokunur ve ona fişi gösterir.Roy toca no Red Guy no ombro com um braço massivamente alongado.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
6 Ağustos'ta Asha 501 ve diğer Asha tam dokunmatik telefonlar için bir LinkedIn uygulaması piyasaya çıktı.O aplicativo LinkedIn foi lançado em 6 de agosto para Asha 501 e outros telefones full-touch Asha.
Dokunaçlar yayılırken bir şekilde açılan bir şemsiyeye benzemelerine neden olur.No espaço abrirão tal como um guarda-chuva.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Julgo que tocava assim a maioria das pessoas.
Foster günlüğünde Merrill için şöyle bahsediyor:“ Kalçamın tam yukarısına yavaşça dokundu.Forster regista no seu diário que Merrill: "... tocou-me nas costas - suavemente e mesmo acima das nádegas.
İnternetime Dokunma!Não Mexa com minha Filha!
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Ela desmaia cada vez que você tocá-lo.
Eğer alıcı oyuncu düşürülmüş ya da bloklanmışsa topa dokunulmuş sayılmaz ve top oyun dahiline girmez.É permitido bloquear, desde que mãos e braços não toquem a bola e o jogador não toque a rede.
Zıt iki kutup birbirine dokunur ve birbirleri içinde kaybolurlar.Ainda sobram duas moedas e eles partilham-nas entre si.
Dokunmatik ekranlı ilk Nokia cihazıydı.Foi o primeiro dispositivo com o toque padrão Nokia tune.
Bu saf ve gerçek, dokunaklı ve beklenmedik." olarak tanımladı.Há algo simples e incrivelmente imprevisível e lindo sobre eles".
Cedric ile Harry aynı anda kupaya ulaşırlar ve beraber kupaya dokunurlar.Satisfeito, Cedric e Harry tocam na taça e ambos se apoderaram dela.
Bir insan onlara dokunduğunda felç olabilir.Quando você é jovem você aguenta com qualquer coisa.
Kesinlikle dokunulmaması gerekir.Praticamente não pode ser usinado.
IOS'un kullanıcı arabirimi, çoklu dokunma hareketlerini kullanarak doğrudan manipülasyon kavramına dayanır.A interface do usuário do iOS é baseado no conceito de manipulação direta, utilizando gestos em multi-toque.
Magic Mouse, çoklu dokunmatik özelliklere sahip ilk tüketici faredir.O Magic Mouse é o primeiro mouse para consumidores a ter capacidades multi-touch.
Ona dokunabilir miyim?Kan ik het aanraken?
Steril pansuman aletleri, yara dışında hiçbir yere dokundurulmaz.A capacidade de plasticidade cortical não ocorre somente após lesões.
Lambanın diğer teli eğer siyah tele dokunuyorsa yanacaktır.Depois de flashes de luz, a tela fica preta.
Bulaşma genellikle; öksürük, yıkanmamış ellere dokunmak ya da öpüşmek gibi doğrudan temas gibi yollarla olur.A doença às vezes o impede de realizar atividades simples, como amarrar os sapatos ou escrever direito.
Farklı temaların, aynı anda birlikte dokunması yaklaşımını benimsemişti.Há uma enorme dinamismo na forma como eles tocam juntos.
(Türkçe: Eğer ona dokunursan, seni dürter.)(Se você derubá-lo, deveria comê-lo?
Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.A imunidade dos deputados estaduais.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Garcia levou um tiro primeiro, e disse mais tarde que a bala a atravessou por completo e caiu ao chão.
WAR, INC. eğlenceli ve şaşırtıcı derecede dokunaklı bir film.Super é um filme inegavelmente divertido.
Her dokunuş bir puan değerindedir.Cada cartão população vale um ponto de vitória.
Yönetimde insanların rızasının alınmasını, yaşam biçimlerine dokunulmamasını istiyor.Não querendo colocar em risco a vida de ninguém, ele mesmo a bebe.
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.Azuis ou Jay, Jake e Jim - Multiplicação em três (melhor com vidro).
Yanni Skura'ya hiç dokunmadı.Yanni nunca tocou Skura.
Bali’de Dokunulmazlar yoktur.Zulk eene is er nu weder Babel.
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Zelf beweerde ze later dat ze nooit een stok of pistool bij zich had.
Tüm milletvekilleri parlamenter dokunulmazlık hakkına sahipti.Leden van het parlement hebben parlementaire onschendbaarheid.
‘Nitekim, yazar olarak birçok yararı dokundu bana.In dit boek toont Van Loy zijn veelzijdigheid als schrijver.”
Her dokunuş bir puan değerindedir.Elke stoot is een punt waard.
Biliyorum böyle birçok kişininkine dokunmuştu.Dit raakte veel mensen.
Aksi takdirde, içerik, oynatıcının OLED dokunmatik ekranında 480 × 272 piksel olarak küçültülür.Zonder dit dock zal de resolutie op het scherm verkleind worden tot 480 op 272 pixels.
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş ve Düşten Güzel'deki şiirlerin sıralanış düzenine dokunmadım."'Vergeet niet dat ik al 14, 15 jaar training achter de rug heb.
Özel eşyalara da dokunulmayacaktır.Aan de objecten worden verder geen bijzondere eigenschappen toegekend.
Macchiato: Tek veya double espresso üzerine çok az miktarda süt köpüğü dokundurulur.Espresso macchiato: een à twee lepels melkschuim op een espresso gegoten.
Buraya kadar hiçbir Alman oyuncu henüz topa dokunamamıştı.Geen enkele Duitse speler ontving punten.
Askerlerinden biri omzuna dokunup gökyünüzü işaret edince yukarı baktı.Met slechts één grote teen op de grond strekt hij zijn armen boven het hoofd en kijkt naar de hemel.
Genelde insanlara zarara dokunmaz.Meestal geeft dit geen pijn.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Streef naar datgene wat een positief resultaat oplevert, voor jezelf en voor anderen.
Surface Laptop, 3: 2 en-boy oranı ile 13.5-inç PixelSense LCD dokunmatik ekrana sahiptir.De Surface Laptop, een laptop met een 13.5-inch touchscreen.
Bu duyular görme, duyma, koklama, tatma, dokunma ve düşünmedir.Deze straling kan men niet zien, horen, proeven, ruiken of voelen.
2016 sürümü ile dokunmatik ekranlara tam olarak uyrarlanmıştır.2016 - Shock Wave wordt uitgerust met Virtual Reality brillen.
Bir böcek bu kıllardan birine bir kez dokunursa kapan kapanmaz.Mocht bijvoorbeeld door stoten één van de kranen breken dan kan deze niet meer afgesloten worden.
Eğer süt emmek istiyorsa annesinin göğsüne ya da bacağına dokunur.Als een veulen wil drinken, blokkeert hij het pad van de moeder, en leunt hij tegen haar borstkas.
Zıplamak için de dokunmatik ekrana dokunması gerekir.Het is bedoeld voor gebruik met touchscreen.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Die denken echter dat Grace en Jim moordenaars zijn en nemen hen mee naar het bureau.
Kadınlar, özellikle de âdet kanaması olan kadınların maskelere dokunması kesinlikle yasaktır.Met name getrouwde slachtoffers die veel te verliezen hebben zijn uiteraard chantabel.
Akşama doğru batacağı sırada toprağa dokunur ve toprak rengini alır.Daar wordt hij plots de ruimte ingezogen en belandt op Aarde.
Pek çok defa milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmak istendi.Bij de lidstaten werd aangedrongen enige militaire inmenging meteen stop te zetten.
Lori onun yüzüne dokunur.Teofiel krijgt deze in zijn gezicht.
Dokunan motiflerin tamamının bir anlamı vardır.Sommige terugkerende motieven hebben symbolische betekenis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod