İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Het bouwmateriaal komt uit China.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Od tego czasu pełnił funkcje magazynu nafty i manufaktury papieru.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Interesujące jest również to, że fotograf chciał chronić swoje prawa do dzieła.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.Co minutę światło oświetla kolejny poziom aż do podstawy.
David'in meslek olarak yaptığı iş dokumacılıktı.Pracami budowlanymi kierował Dawid Zabłudowski.
El sanatlarından keten dokumacılığı köyde hala sürdürülmektedir.Det välkända Jobs textiltryck finns fortfarande kvar i byn.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 року вона створила більше 500 орнаментів.
Dokumacılık makinalaştı.Profesí byl strojníkem.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Zlatice převislá pochází z Číny.
Varlıkların “atkı”larını (dokumacılıktaki bir terim) ezellerinden ebedlerine kadar dokumaktadırlar.Svýma předníma nohama se dotýkají tykadel mravenců, jak to oni činí mezi sebou.
Eşi Vairë dokumacıydı.Jeho manželkou byla Tašmetum.
Eşi Vairë dokumacıydı.Soția lui a fost Tanaquil.
Köy halkı geçimini önemli oranda dokumacılıktan sağlamaktadır.A falu lakói sorra meggyőződnek a meglepő tényről.
17. yüzyılda yünlü tekstil dokumacılık atelyeleri kurulduğu bilinmektedir.A 17. században megjelent a szövőgyárakban az éjszakai munka.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.A játékosnak lényegében át kell jutnia az egyik képernyő végéről a másikra.
Ekonomik güçlüklerden en çok etkilenenler ise tekstil sektöründe çalışan dokumacılar ve eğirme işindekilerdi.Suurin tuontituote oli puolestaan tekstiilit, jotka menivät vaateollisuuden käyttöön.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.Se tulee ilahduttamaan varsinkin anatomista jaostoa."»
Ayrıca yerel ölçekli dokumacılık da gelişmiştir.Myös paikallismainonta säilyi.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Naisetkin uskaltavat opettaa ja jopa kastaa.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Η συνήθεια του πετάγματος χαρταετού προέρχεται πιθανότατα από την Κίνα.
David'in meslek olarak yaptığı iş dokumacılıktı.Karls indre styrelse var dygtig.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Desuden udgives Ejendomsavisen.
Dokumacılık gibi yöresel el sanatları bütünüyle terk edilmiştir.Kunst- og håndverkstradisjoner er nesten helt borte.
Kilim dokumacılığı da yapılmaktadır.Grammatiske funksjoner blir også skrevet.
Dokumacılar'da Cağ kebabı çok meşhurdur.Rangordningen hos høns er velkjent.
Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti.«Særlig de lave tallene til "VeraVera" er kjempedramatiske.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Ayam nunukan diperkirakan berasal dari Cina.
Dokumacılık sektörü 2 ana başlığa ayrılmaktadır.PSIS Semarang kembali ke Divisi Utama.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mereka juga berpuasa dan berzikir.
İpek dokumacılığı da yaptığı bilinen Çinliler, MÖ 2400 civarında Longshan Kültürü'nü geliştirdiler.Kebudayaan Yangshao yang muncul belakangan dilanjutkan dengan kebudayaan Longshan pada sekitar 2500 SM.
Buna göre bu yerleşimin dokumacılık alanında ciddi bir üretim düzeyi elde ettiği düşünülmektedir.この地で、彼は真剣な創作活動に入るのである。
Dokumacılık, ayakkabıcılık,terzilik en yaygın zanaatlardır.傘や靴は最も整頓が必要である。
Kirman, halı dokumacılığı için cazip yünlere sahiptir.太平要術の巻物に関する秘密を知っている。
İpek dokumacılığı başladı.CASE製品認証スキーマ開始。
Geçmiş yıllarda dokumacılık yapılmaktayken günümüzde yapılmamaktadır.近年的作品中已不存在。
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.發現有來自中國的陶瓷器。
Ama bundan sonra dokumacılık hemen kendini topladı.이리하여 공자 상인은 제후로 즉위했다.
Ev içinde kullanılan dokumacılık ürünlerinin üretimiyle ilgilenen bölümüdür.가내수공업(家內手工業)은 가정에서 제품을 생산하는 공업이다.
Dokumacı Lilith (1964) .....שרלוט המתוקה (1964).
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 г. тя създава повече от 500 орнамента.
Bazen palmiyelerden dokumacılıkta yararlanılır.Понякога фалшифицират нужните документи.
İpek dokumacılığı bundan 4.600 yıl önce Çin'de başladı.Историята на коприната започва в Китай преди близо 2600 години.
Dokumacılar'da Cağ kebabı çok meşhurdur.U biskupiji se tiska mjesečnik Dobar savjet.
Dokumacılık 1950’li yıllarda halkın en önde gelen geçim kaynağı durumundaydı.V päťdesiatych rokoch bol považovaný za hlavný zimný problém u nás.
Türkçeye çevrilmiş eserinin adı "Dokumacılar"dır.Turecké slovo označujúce šamana je kam.
Ama bundan sonra dokumacılık hemen kendini topladı.Alobrogi so se kmalu zatem sami uprli.
Ayrıca geçmiş yıllarda yapılan el dokumacılığı günümüzde yapılmamaktadır.Prav gotovo bodo tudi ti, ki so danes v veljavi, čez nekaj let le še preteklost.
Daha sonra atları ve inekleri gütmeye başladı ve sepet dokumacılığı yaptı.Vėliau prisijaukino arklius ir klajodavo lygumomis.
İpek dokumacılığı bundan 4.600 yıl önce Çin'de başladı.Abrikosai pradėti auginti Kinijoje prieš 4000 metų.
Dokumacılık temel gelir kaynağıdır.Mokesčiai yra pagrindinis įplaukų šaltinis.
Babası bir dokumacıydı.Jo tėvas buvo notaras.
İpek dokumacılığı Çin'den geldi.Nuudlite valmistamine ongi pärit Hiinast.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Hiljem tegeles firma kütuse jaemüügi ja tellimuslendudega.
Daha sonra atları ve inekleri gütmeye başladı ve sepet dokumacılığı yaptı.Tal oli valida raha ja lehma vahel ning ta valis lehma.
Bir dokumacının oğluydu.Ta oli raamatupidaja poeg.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mingil määral suheldi ja kaubeldi ka inuittidega.
Ama devrim beni kurtardı. O dokumacıydı.Но революцията ме спаси.
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Už ne. Až skončí válka, bude přadlena možná i ze mě.
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Ισως γίνω μοδίστρα μετά τον πόλεμο.
Belki savaştan sonra dokumacı olurum.Вече не. Може би ще започна пак да тъка след войната.