Ana içeriğe geç
Sözlük

dokuma ile cümle

dokuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.הדימוי המרכזי בחייהם הוא הנול.
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.المجاز المركزي عندهم هو عبارة عن نول نسيج
Merkezi metaforları bir dokuma tezgahı.彼ら曰く "これで自分の人生のはたを織る"
O dokumacıydı. Ama şimdi kitap dükkanı var.Byla předlena, ale teď má knihkupectví.
O dokumacıydı. Ama şimdi kitap dükkanı var.Ήταν μια μοδίστρα αλλά τώρα έχει ένα βιβλιοπωλείο.
O dokumacıydı.- Do czytania.
O dokumacıydı.- Za branje.
Sen bir rahibe... ...bir anarşist ve bir dokumacısın.Ano!
Sen bir rahibe... ...bir anarşist ve bir dokumacısın.Nie jestem anarchistką.
Sen bir rahibe... ...bir anarşist ve bir dokumacısın.Nisem anarhistka.
Sen bir rahibe... ...bir anarşist ve bir dokumacısın.Είσαι καλόγρια,... ...αναρχική και μοδίστρα?
Sen bir rahibe... ...bir anarşist ve bir dokumacısın.Да! Ти си монахиня... ...анархистка и тъкачка?
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.編み物を習いました。 このロープを互いに編んで
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Dans le studio, au lieu de dessiner, nous avons appris à tricoter.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Deci în studio, mai degrabă decât să desenăm, am început să învăţăm să croşetăm.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Dus in de studio gingen we niet tekenen, maar leerden we breien.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Im Studio, anstatt zu zeichnen, lernten wir zu knüpfen.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Jadi di studio ini kami tidak menggambar, tapi belajar membuat simpul.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.우리는 스튜디오 내에서 그리기보다, 로프 짜는 방법을 배우기 시작했습니다.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.No estúdio, ao invés de desenhar, começámos a aprender a tricotar.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Quindi nello studio, piuttosto che disegnare, abbiamo iniziato a imparare come lavorare a maglia.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Tehát a stúdióban, nem rajzolni kezdtünk, hanem kötni tanulni.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Và trong các xưởng, hơn là ngồi vẽ, chúng tôi đã bắt đầu học đan.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.V štúdiu sme sa namiesto kreslenia začali učiť pliesť.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.W naszym studio, zamiast rysować nauczyliśmy się robić na drutach.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Поэтому вместо того, чтобы рисовать, мы начали учиться вязать.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Така че в студиото, вместо да рисуваме, ние започнахме да се учим как да плетем.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.אז בסטודיו, במקום לצייר, התחלנו ללמוד איך לסרוג.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.حتى في الاستوديو ، وبدلا من الرسم. بدأنا نتعلم كيفية تماسكها
Ve bu dokuma sayesinde, bu ülkenin tarihiyle, çocuklar belki de en önemli eğitim değerini alıyorlar.이런 타피스트리(역주 : 실로 짠 회화 기법)와 같이 이 나라의 역사로 짜여진 큰 그림을 통해 아이들은
Ve bu dokuma sayesinde, bu ülkenin tarihiyle, çocuklar belki de en önemli eğitim değerini alıyorlar.ודרך המארג הזה, שהוא ההיסטוריה של הארץ הזאת, הילדים רוכשים
Ve bu dokuma sayesinde, bu ülkenin tarihiyle, çocuklar belki de en önemli eğitim değerini alıyorlar.و عبر هذا النسيج التاريخي لهذا البلد يكتسب الاطفال
Ve bu dokuma sayesinde, bu ülkenin tarihiyle, çocuklar belki de en önemli eğitim değerini alıyorlar.この国の歴史をたどることで 少年達は 教育において おそらく 最も重要な価値観を
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.마을 또한 매우 현대화되었고, 300명의 제작자가 살고 있습니다.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Aj tá sa dnes modernizuje a dáva prácu 300 drotárom.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Dan hal itu telah menjadi lebih modern saat ini serta mendukung kerja untuk 300 penenun.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.És ez a közösség is modernizálódott mára, és 300 fonó számára nyújt munkát.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Esta también hoy se ha modernizado y da apoyo a 300 tejedoras
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Et ça c'est aussi modernisé désormais, et cela fait vivre 300 tisseuses.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Ona także została zmodernizowana i zapewnia pracę 300 tkaczom.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Şi ea, de asemenea, modernizată şi oferă locuri de muncă pentru 300 de împletitori.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Também foi modernizada e hoje dá trabalho a 300 tecelões.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Ta se také dne modernizuje a dává práci 300 dráteníkům.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Tudi to se je danes moderniziralo, in zagotavlja delo 300 tkalcem.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Und er ist auch modernisiert worden, und bietet Arbeit für 300 Weber.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.И она тоже уже модернизирована, и предоставляет работу 300 плетельщикам.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.І вона теж уже модернізована. і надає роботу 300 плетіям.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.Това също е модернизирано днес, и поддържа работа за 300 тъкачки.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.והיא מודרנית היום, והיא מספקת עבודה ל300 אורגות.
Ve bugün de hala modern bir yer ve 300 kadar dokumacıya iş imkanı sağlıyor.وهذا تم تحديثه أيضاً الآن ويقدم وظائف ل 300 حائك وحائكة
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.그 후 프로젝트는 1년 만에 제작자가 5명에서 50명으로 늘어나게 되었습니다.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.A projekt sa postupne rozrástol až na 50 drotárov behom jedného roku.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.A projekt se postupně rozrostl až na 50 dráteníků během jednoho roku.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.Das Projekt wuchs innerhalb eines Jahres schnell von 5 hin zu 50 Webern.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.El proyecto pronto creció de 5 a 50 tejedoras en casi un año.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.És a projekt fejlődött, kb. egy éven belül 5 helyett már 50-en voltunk.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.Et le projet a donc grandi en passant de 5 à 50 tisseuses en environ un an.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.Il progetto crebbe in fretta, e le tessitrici passarono da 5 a 50 in circa un anno.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.In kmalu je projekt zrasel s pet na 50 tkalcev v enem letu.
Ve proje yaklaşık bir yıl içinde 5 dokumacıdan 50 dokumacıya kadar büyüdü.Lalu program tersebut dengan cepat berkembang dari 5 menjadi 50 penenun dalam setahun.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod