Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olan Chester Southam'ı büyüledi.Ами това е въпросът който вълнувал Честър Саудъм, раков лекар през 1950.
Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olan Chester Southam'ı büyüledi.Это вопрос, который привел в восхищение Честера Саузама, онколога 50-х годов 20 века.
Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olanTo pytanie fascynowało Chestera Southama,
Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olanובכן זו שאלה שריתקה את צ'סטר סאות'הם,
Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olanﺷﻐﻞ ﻫﺫﺍ ﺍﻟﺴﺆﺍﻝ ﺷﻴﺴﺘﺮ ﺳﻮﺛﺎﻡ
Bu soru 50'lerde bir kanser doktoru olan寄せたのが1950年代の 腫瘍学者 チェスター・サウザンでした
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Aber jenseits dieser Dinge gab es nicht viel, das ein Arzt ausrichten konnte.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Afgezien van dit soort dingen had een dokter niet zoveel mogelijkheden.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.A parte questo, un medico non poteva fare molto di più.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Dincolo de aceste lucruri, medicul nu prea putea face altceva.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.En dehors de tout ça, un médecin ne pouvait pas faire grand-chose de plus.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.이런 일들을 넘어서, 의사들이 할 수 있는 일들은 많지 않았습니다.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Más alla de este tipo de cosas, un doctor en medicina no tenía muchas cosas que pudiese hacer.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Ngoài những chuyện tương tự như vậy, một bác sĩ không thể làm gì nhiều.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Para além destas coisas todas, um médico não podia fazer muito mais.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Poza tymi diagnozami lekarz niewiele mógł pomóc.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Udover denne slags ting var der ikke meget en læge kunne gøre.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Кроме таких вещей, доктора мало что могли сделать.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.Освен тези неща, лекарите не можеха да направят нищо друго.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.כל עוד לא נתת מינון-יתר והרגת אותו. מעבר לדברים מעין אלה, הרופא לא היה יכול לעשות הרבה יותר.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.تتجاوز هذه الأنواع من الأمور، لم يكن لدى طبيب كثير الذي يمكن القيام به.
Bu tür şeylerden öte bir tıp doktorunun yapabileceği pek birşey yoktu.医者に出来ることは そんなにありませんでした 医療の基礎が できあがったのは
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Así que contratamos a este doctor
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.C'est pour ça que nous avons contacté un médecin
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Così abbiamo assunto questo dottore
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Deshalb holten wir den Doktor!
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Dlatego przywieźliśmy Lekarza
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Então contratamos esse doutor
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Nên đã thuê ttên bác sĩ này
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Så vi har ansat denne doktor
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.Tak jsme zaplatili tohohle doktora
Bu yüzden bu doktoru tuttuk.אז שכרנו את הרופא הזה
Chicago Üniversitesi'nde bir darülacaze doktoruyken başladı.시카고 대학에서 호스피스(임종간호) 담당의사로 있을 때였습니다.
Chicago Üniversitesi'nde bir darülacaze doktoruyken başladı.עבורי, הסיפור הזה התחיל בערך לפני 15 שנים,
Chicago Üniversitesi'nde bir darülacaze doktoruyken başladı.عندما كنت طبيباً نزيلاً في جامعة شيكاغو.
Chicago Üniversitesi'nde bir darülacaze doktoruyken başladı.シカゴ南部で死期の近い人々と
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Az orvosom volt Clevelandből,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Bola to moja doktorka v Clevelande,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,C'était mon médecin à Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Dzwonił mój lekarz z Cleveland -
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Era a minha médica de Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Era il mio medico di Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Era mi médica de Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Es war meine Ärztin aus Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Het was mijn dokter in Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,그것은 클리브랜드에 있는 제 의사
Cleveland'daki doktorum arıyordu, Marie Budev.Ήταν η γιατρός μου απ' το Κλίβελαντ, η Μαρί Μπουντεβ.
Cleveland'daki doktorum arıyordu,M-a sunat medicul meu din Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Người gọi là bác sĩ của tôi ở Cleveland,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Беше лекарят ми в Кливланд,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,Это был мой врач из больницы Кливленда
Cleveland'daki doktorum arıyordu,השיחה הייתה מהרופאה שלי בקליבלנד,
Cleveland'daki doktorum arıyordu,لقد كانت طبيبتي من كليفلاند
Cleveland'daki doktorum arıyordu,マリー・ブデヴでした
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.Abbiamo preso in prestito un costrutto dai nostri amici pediatri, il concetto di curva della crescita.
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.Am împrumutat un instrument de la prietenii noștri pediatri, conceptul de grafice de dezvoltare.
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.Bem, pegámos numa construção feita por amigos pediatras, o conceito de gráficos de crescimento.
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.Chúng tôi lấy một cơ cấu từ những người bạn làm bác sĩ khoa nhi khái niệm về biểu đồ phát triển
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.Elloptunk egy ötletet gyermekorvos barátainktól, a fejlődési diagram koncepcióját.
Çocuk doktoru arkadaşlarımızdan bir olgu aldık, büyüme çizelgeleri konsepti.동료 소아과 의사들로부터 성장 차트의 개념을 차용해왔어요.