Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Y por su pediatra.
Akıntınız ya da alt karnınızda ağrı varsa sağlık merkezinin genel doktoru için randevu alınız.Varaa aika terveysaseman yleislääkärille, jos sinulla on esimerkiksi vuoto-ongelmia tai alavatsakipuja.
Akıntınız ya da alt karnınızda ağrı varsa sağlık merkezinin genel doktoru için randevu alınız.如果您需要避孕(raskauden ehkäisy)或流产(abortti),请预约计划生育咨询处的医生或保健护士。如果您有出血或下腹疼痛问题,请预约健康中心的全科医生就诊。
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Ale existujú oprávnené tajomstvá - napríklad vaše lekárske záznamy, to sú oprávnené tajomstvá.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Ale są też tajemnice uzasadnione -- na przykład historia przebytych chorób; to jest tajemnica uzasadniona.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.De vannak helyénvaló, jogos titkok -- tudod, mint az orvosi adataid; ez egy jogos titok.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Există secrete legitime -- de exemplu, antecedentele medicale, sunt un secret legitim.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Existují žádoucí tajemství, třeba vaše lékařské záznamy; to je žádoucí tajemství.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.하지만 지켜져야 할 비밀도 있습니다. 아시다시피, 진료 기록 같은 것들은 타당한 비밀이죠.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Maar er zijn ook legitieme geheimen -- weet je, je dossier bij je dokter, dat is een legitiem geheim.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Ma ci sono segreti legittimi - diciamo, i dati personali medici, questo è un segreto legittimo.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Mais il y a des secrets justifiés -- vous savez, votre dossier, avec votre docteur; c'est un secret justifié.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Mas há segredos legítimos — por exemplo, os registos médicos de cada um. Esses são segredos legítimos.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Memang banyak informasi rahasia yg sah -- misalnya, catatan kesehatan anda Itu wajar dirahasiakan
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Men der er legitime hemmeligheder, du ved, din lægejournal, det er en legitim hemmelighed.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Mutta on laillisia salaisuuksia -- tiedäthän, potilaskertomuksesi lääkärillä, se on laillinen salaisuus.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Nhưng có những bí mật hợp pháp -- chẳng hạn ghi chú về khám bệnh của bác sĩ, là những bí mật hợp pháp.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Sin embargo existen secretos legítimos... tu historial médico; es un secreto legítimo.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Vendar pa so tudi legitimne skrivnosti -- veste, vaša kartoteka pri vašem doktorju; to je legitimna skrivnost.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Αλλά, υπάρχουν θεμιτά μυστικά - ξέρεις, τα αρχεία του ιατρού σου που καλώς είναι απόρρητα.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Има легални тайни, знаете, записите при лекаря ти, това е легална тайна.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.Это своего рода узаконенная тайна, ну как ваш диагноз, хранящийся у врача, такого рода секретная информация.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.אבל ישנם סודות לגיטימיים -- אתה יודע, התיק הרפואי שלך, זה סוד לגיטימי.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.لكن هناك أسرار مسموح بها -- أتعرف , سجلك الطبي مع طبيبك. هذا سريّ وخاص وفق القانون.
Ama bazı yasal sırlar var-- yani, doktorunuzdaki kayıtlarınız gibi, bunlar yasal sırlardır.例えば 個人の医療記録などは 正当な秘密です 私達が相手にしているのは
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Jestem lekarzem, biegłym w alchemii i mam nawet Kamień Filozoficzny.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Ma io sono un dottore che sa usare l'alchimia, e possiedo anche una Pietra Filosofale.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Sin embargo, yo soy un médico que puede usar alquimia e incluso tengo una Piedra Filosofal.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Todavia, sou um médico que sabe usar alquimia e até tenho uma Pedra Filosofal.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Εντούτοις, είμαι γιατρός που ξέρω από αλχημεία και έχω και μία Φιλοσοφική Λίθο.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Но я врач, который знает алхимию, и у меня даже есть Философский Камень.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum.Men jag är en läkare som kan använda alkemi.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum.Men jeg er en læge, der forstår mig på alkymi.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum.Minä olen lääkäri ja osaan käyttää alkemiaa.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Aber, als Onkologe, sehe ich das hier.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Ale, jako onkolog, oto co widzę.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu: Bu genetik bir hastalık değil.Ma ecco quel che vedo io, come oncologo: questa non è una malattia genetica.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Dar ca medic oncolog eu văd asta.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:De én mint onkológus a következőképpen látom ezt.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:"e isso é o cancro. " Mas, enquanto oncologista, isto é o que eu observo.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:En tant que cancérologue, voilà comment je le vois.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:하지만, 암 전문의로서 저는 다음과 같은 견해를 가지고 있습니다.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Maar als kankerdokter zie ik dit.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Pero, como médico de cáncer, esto es lo que veo.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Но, как онколог, вот что я вижу.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:Но като онколог, ето какво виждам.
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:אבל, כרופא של מחלת הסרטן, כך אני רואה זאת:
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:ولكن كطبيب سرطان ما أراه هو
Ama bir kanser doktoru olarak benim gördüğüm şu:これは遺伝性疾患ではない
Ama problem şu ki, doktorun kendisi placebo etkisi olabileceği gibi, nocebo etkisi de olabilir.Ma il problema è che, se il medico può essere il placebo, egli può anche diventare il nocebo.
Ama problem şu ki, doktorun kendisi placebo etkisi olabileceği gibi, nocebo etkisi de olabilir.Pero el problema es que mientras el médico puede ser el placebo, también puede ser el nocebo.
Ama problem şu ki, doktorun kendisi placebo etkisi olabileceği gibi, nocebo etkisi de olabilir.Problema e că doctorul, deşi poate fi un placebo, tot el poate fi şi nocebo.
Ama problem şu ki, doktorun kendisi placebo etkisi olabileceği gibi, nocebo etkisi de olabilir.Problem w tym, że lekarz może działać nie tylko jak placebo, ale także nocebo.
Ama problem şu ki, doktorun kendisi placebo etkisi olabileceği gibi, nocebo etkisi de olabilir.אבל הבעיה היא בזמן שהרופא יכול להיות הפלצבו, הרופא גם יכול להיות הנוצבו.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Dar printre beneficiile colonizării, nu au prevăzut oftalmologi. A trebuit să plec.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.그런데 식민지배의 장점 중 하나로 그들은 안과도 하나 남기지 않고 떠나버렸습니다.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Maar vermits de weldaden van de kolonisatie niet voorzagen in oogartsen, ben ik moeten vertrekken.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Mais comme parmi les bienfaits de la colonisation, ils ont pas prévu les ophtalmos, il a fallu partir.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Ma siccome tra i benefici della colonizzazione, non hanno previsto gli oftalmologi, ho dovuto andare via.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Pero como los beneficios de la colonización no incluían a los oftalmólogos, debí irme. (Risas)