Ana içeriğe geç
Sözlük

doktoru ile cümle

doktoru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Papa VIII. Pius 1830 yılında Bernard'a "Kilise'nin Doktoru" unvanını verdi.في عام 1830، منح البابا بيوس الثامن برنارد لقب ملفان (معلم الكنيسة).
Mezunları, tıp doktoru unvanı almaktadır.يحصل خريج المدرسة على شهادة طبيب تقويمي.
1347) 1578 - William Harvey, İngiliz tıp doktoru (ö.1578 - ويليام هارفي، طبيب إنجليزي.
Royal College of Physicians of Canada’nın uzman tıp doktoru ve professor olarak fellow’udur.كما كان عضواً مؤسسّاً للكلية الملكية للأطباء والجراحين بكندا.
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.وقد ظلت غابرييله بعد ذلك الطبيبة الوحيدة في مستشفيات الإمبراطورية النمساوية المجرية حتى سنة 1903.
- Körfez Siyasi Coğrafyasında Felsefe Doktoru, Durham Üniversitesi, Birleşik Krallık, 02.07.1999.- دكتوراه الفلسفة في الجغرافية السياسية للخليج، جامعة درم، درم، المملكة المتحدة، 2/7/1999 م.
- Tarih Felsefesi Doktoru, Exeter Üniversitesi, Birleşik Krallık, 22.07.1985.- دكتوراه الفلسفة في التاريخ بامتياز، جامعة إكسيتر، إكسيتر، المملكة المتحدة، 22/7/1985 م.
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.Ao final de sua vida, ela estava acamada e não recebia nenhum visitante além dos médicos e enfermeiras.
Ancak, Bernard bunun bir yalan olduğunu söyler ve mesajda doktorun iyi olduğunun söylendiğini iletir.Bernard diz que ele está mentindo e que as pessoas no barco disseram que o médico está bem.
İsveçli bir aktör olan Stellan Skarsgård'ın ve bir tıp doktoru olan My'nin oğludur.Ele é filho do ator sueco Stellan Skarsgård e My Skarsgård (médica).
Hukuk doktoru olmuştur.Tornou-se doutor em Direito.
Doktoru onun hazımsızlığı olduğunu söyledi, bilinen kalp problemi yoktu.O médico diz que ela é saudável e não tem problema de coração.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Recomenda-se que todos os indivíduos com diabetes do tipo 2 façam regularmente exames oftalmológicos.
Asperger sendromunun adı Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger’den gelmektedir.Asperger pode se referir a: Hans Asperger - Médico austríaco.
Heydrich'in üstü olan Himmler, o akşam özel doktoru Karl Gebhardt'ı gönderdi.O chefe da SS, Heinrich Himmler, enviou seu médico particular, Karl Gebhardt, para tratar de Heydrich.
Doktoru Jean Thin Wallis'in normal üreme organlarına sahip olduğunu ifade etmiştir.Jean Thin, seu médico, afirmou que ela tinha uma genitália normal.
Aynı zamanda, Faculdade de Medicina de Ribeirão Preto adlı okuldan mezun bir tıp doktoruydu.Foi também professor da Faculdade de Medicina de Ribeirão Preto.
1935'ten 1945'e kadar Hitler'in kişisel doktoruydu.De 1935 a 1945 ele foi o médico pessoal de Hitler.
Papa VIII. Pius 1830 yılında Bernard'a "Kilise'nin Doktoru" unvanını verdi.Em 1830, Pio VIII proclamou-o Doutor da Igreja.
1953'te tıp doktoru olmuş, 1963'te tıp profesörü olmuştur.Formou-se médico em 1935, especialista em cirurgia geral.
Doğu Asya'ya yolculuk yaptıktan sonra tıp üzerine etüdlerini sürdürmüş ve 1830 yılında tıp doktoru olmuştur.Depois viajou para o leste asitático onde estudou medicina, virando doutor em medicina em 1830.
1827) 1930 - Arthur Conan Doyle, İskoç yazar ve tıp doktoru (d.1859 — Arthur Conan Doyle, médico e escritor britânico (m. 1930).
Can Manay'ın sır katibi, doktoru.Tem uma mania pelo líder do World Three, Dr. Willy.
Filoloji bilimleri doktoru (1950).Doutor em Ciências Sociais (1955).
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.O parecer do médico foi que ela iria morrer em breve, mas se recuperou rapidamente.
Kleinman ise doktoru canlı gören son kişidir.Florence deduz que um dos professores foi o último a ver o menino vivo.
Ben bir doktorum.Eu sou médico.
Doktorun sana tavsiye ettiği gibi yapsan iyi olur.É melhor você fazer o que o médico recomendou.
Robert Guillaume, Dr. Bennett rolünde: Aile doktoru.Robert Guillaume als Dr. Bennett: De dokter van de familie.
Papa VIII. Pius 1830 yılında Bernard'a "Kilise'nin Doktoru" unvanını verdi.Paus Pius VIII gaf hem in 1830 de titel van "Doctor van de Kerk".
Ayrıca hafta da bir gün aile doktoru sağlık evinde hizmet vermektedir.Eens in de paar weken doet de huisarts ook zelf dienst op de huisartsenpost.
Annem bir çocuk doktorudur.Zijn moeder was kinderarts.
William Harvey (1 Nisan 1578, Folkestone - 3 Haziran 1657), İngiliz tıp doktoru.William Harvey (Folkestone, 1 april 1578 - Hampstead, 3 juni 1657) was een Britse arts en natuuronderzoeker.
İsveçli bir aktör olan Stellan Skarsgård'ın ve bir tıp doktoru olan My'nin oğludur.Hij is de zoon van de Zweedse acteur Stellan Skarsgård en zijn eerste vrouw My.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Ze zei toen dat ze spoedig zou sterven.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Ze moeten behandeld worden door een chirurg.
Ben bir doktorum.Ik ben geneesheer.
Ben doktorum.Ik ben geneesheer.
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Zijn dokter raadde hem aan te stoppen met roken.
Artık ben de bir doktorum.Nu ben ik ook arts.
Savaş Doktoru, Sekizinci ve Dokuzuncu Doktor arasındaki bir rejenerasyon oldu.Doktor Wojny był pośrednią inkarnacją pomiędzy ósmym i dziewiątym Doktorem.
Callistus Claudius'u arkadaşı Scribonius Largus'u özel doktoru olarak tutmaya ikna etmişti.Przekonał Klaudiusza do zatrudnienia swego przyjaciela Skryboniusza Largusa jako osobistego lekarza.
Doktorun yardımcısı olarak sayılabilir.Uznawana jest za patronkę lekarzy.
Knock Out: Decepticon'ların doktorudur.Scalpel – lekarz Decepticonów.
Fakat tam bu sırada Donati'nin doktoru eve gelir.W tym samym czasie lekarz przybywa do domu Leticii.
Göç o kadar yoğundu ki, tıp doktoru sayısı yetersiz hale gelmişti.Skala ofiar cywilnych była tak duża, że placówki medyczne były przeciążone.
Dr. William Duncan Silkworth (1873-1951), alkolizm konusunda ihtisas yapmış olan Amerikalı tıp doktoru.William Duncan Silkworth (1873?-1951) – lekarz amerykański, specjalista medycyny uzależnień.
Mesleği bir tıp doktorudur.Z zawodu jest lekarzem medycyny.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Wszystkim chorym cierpiącym na cukrzycę typu 2 zaleca się regularne badania okulistyczne.
Kendisi bir ekonomik bilimler doktorudur.Jest doktorem nauk ekonomicznych.
Sağlık ocağı vardır ve haftada bir gün doktoru bulunmaktadır.Od roku 2003 pracuje tu jedna pielęgniarka, a lekarz przyjeżdża dwa razy w tygodniu.
Sıhhatinden devamlı şikayetçiydi ve 1830'da doktorunun tavsiyesi üzerine İtalya'ya gönderildi.W wyniku przeciążenia ciągłą pracą zachorowała na gruźlicę i na polecenie lekarza w 1836 wyjechała do Anglii.
Cezaevinin doktoru Tarık'a aşıktır.Wkrótce doktor sam zakochuje się w zwierzęciu.
Senin yerinde olsam doktoru ararım.Na twoim miejscu zadzwoniłabym do lekarza.
Bir doktorun oğlu olan Blin, babasının isteklerine karşı çıkarak tiyatro alanında kariyer yapmaya karar verdi.Blin var son till en läkare och mot sin fars vilja gick han in för en karriär inom teatern.
Savaş Doktoru (John Hurt): "The Time of the Doctor" adlı özel bölümde Doktorun değişimi görünmektedir.Spelas av John Hurt och är bara med i avsnittet "The Day of the Doctor."
Göz doktoru olmak ister.För andra betydelser, se Oglednik.
Profesör, bilim doktoru.Doktor i teknisk vetenskap.
Mezunları, tıp doktoru unvanı almaktadır.M.D. motsvarar således läkarexamen.
İkisi de okuldan çok yakın arkadaş çıkarlar ve Sigara İçmez okulun doktoru olur.Hon röker väldigt mycket, till och med i korridorerna på skolan där man inte får röka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
doktoru ile cümle - Sayfa 11 - doktoru kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App