Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Det rekommenderas att alla som har typ 2-diabetes regelbundet genomgår oftalmologi-undersökningar.
Sağlık ocağı vardır ve haftada bir gün doktoru bulunmaktadır.En gång i veckan hålls en gudstjänst och en gång i veckan hålls lunchmeditation.
Kardeşlerinden biri eczacı diğeri tıp doktoru oldular.Den ene blev läkare och den andre kriminaltekniker.
Doğu Asya'ya yolculuk yaptıktan sonra tıp üzerine etüdlerini sürdürmüş ve 1830 yılında tıp doktoru olmuştur.Після подорожі до Східної Азії, він вивчав медицину, яку закінчив як доктор медицини в 1830 році.
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.Після цього залишалася єдиним лікарем-жінкою в Австро-Угорській лікарні до 1903 року.
Haftada bir gün Aile doktoru gelmektedir.Із сім'єю бачився раз на місяць.
Filoloji bilimleri doktoru (1950).Доктор філологічних наук (1950).
1987'de tıp doktoru unvanını aldı.1987 отримав ступінь доктора медицини.
Kolej yıllarında iken tıp doktoru olmaya karar verdi.Ще в шкільному віці вирішила стати лікарем.
Göç o kadar yoğundu ki, tıp doktoru sayısı yetersiz hale gelmişti.Але тягар цієї таємниці був настільки важкий, що хлопець захворів.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Одного разу їй стає відомо: вона незабаром помре.
Tıp doktoru olmadığı için, doktorlardan tepki gördü.Не знаючи, що робити, Доктор викрав учителів.
1869 - Ohio'lu (ABD) diş doktoru William F. Semple, sakızın patentini aldı.1869 — Американець Вільям Фінлі Семпл зі штату Огайо запатентував жувальну гумку.
Sizin için hangi testin uygun olacağına doktorunuzla birlikte karar vermeniz gerekir.При проведенні аналізу необхідно вказати, які препарати ви приймаєте останній час.
Ancak görevli ne bir hemşire ne de bir sağlık memuru veya doktoru vardır.Але йому нічого не приносить задоволення — ані дружина, ані коханка, ані робота, ані друзі.
Aynı zamanda tıp doktorudur.Він також був учнем аптекаря.
Mesleği bir tıp doktorudur.Професія — лікар.
Murat Tavlı: Doktor Tugay Bey (?-32) Yeşilova Kasabasının doktorudur.Медуниця (рос. Медуница) — лікарка з Зеленого міста.
Tarih bilimi doktoru, profesör.Доктор історичних наук, Професор.
Ben bir doktorum.Я лікар.
Ben doktorum.Я лікар.
Bizler doktoruz.Ми - лікарі.
Tom'un doktoruyum.Я лікар Тома.
Tom benim doktorumdur.Том — мій лікар.
Biz doktoruz.Ми - лікарі.
Ümit Kaftancıoğlu'nun oğlu çocuk doktoru Ali Naki Kaftancıoğlu ile evlidir.Одружена з педіатром Алі Накі Кафтанджиоглу, сином письменника Юміта Кафтанджиоглу.
Doğu Asya'ya yolculuk yaptıktan sonra tıp üzerine etüdlerini sürdürmüş ve 1830 yılında tıp doktoru olmuştur.Poté cestoval po východní Asii a následně se vrátil ke studiu, tentokrát medicíny, absolvoval roku 1830.
1735'te tıp doktoru unvanını aldı.Doktorát získal v roce 1735.
Göz doktoru olmak ister.Provede jej oční lékař.
William Parry Murphy (6 Şubat 1892, Stoughton, Wisconsin- 9 Ekim 1987) Amerikalı tıp doktoru.William Parry Murphy (6. února 1892 Soughton USA – 9. října 1987) byl americký lékař.
Park, doktorunun astımına iyi gelmesi için önerdiği yüzmeye 5 yaşında başladı.Pak začal plavat v pěti letech na doporučení lékaře, který mu oznámil, že mu pomůže na jeho astma.
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza danışılmalıdır.Pokud musíte brát ráno léky, předem se poraďte se svým lékařem.
1896 yılında İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanını alarak tıp fakültesini tamamlamıştır.V roce 1896 byla promována jako první žena doktorkou medicíny v Itálii.
Tip 2 diyabetli tüm kişilerin düzenli olarak göz doktoru muayenesinden geçmesi önerilir.Doporučuje se, aby všichni pacienti trpící cukrovkou typu 2 podstupovali pravidelně oftalmologická vyšetření.
1987'de tıp doktoru unvanını aldı.V roce 1987 získal doktorát.
Osteopathy doktoru olmak için ayrıca tıp fakültesi mezunu olmak gerekmemektedir.K výkonu profese neurologa nepostačuje pouze absolvování lékařské fakulty.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Naznačuje jí, že brzy zemře.
İşte ikilinin bu sohbetlerine gizlice tanıklık edenler doktorun da hasta olduğu düşüncesine kapılır.Těmito zpaměti kreslenými díly chtěl i přesvědčit lékaře o navracejícím se zdraví.
Halkın Doktoru Madalyası Yüksek Sovyet Başkanlığı adına Sovyet Sağlık Bakanlığınca verilirdi.Jako poradce srbského ministerstva zdravotnictví byl vyznamenán vysokým srbským státním řádem.
Hukuk eğitimi almış ve 1970'te Hukuk doktoru olmuştur.Později studoval a roku 1970 získal právnický titul.
1996 yılında Ekonomi Bilimleri Doktoru oldu.V roce 1991 se stal profesorem lékařské vědy.
Hukuk doktoru olmuş ayrıca siyaset bilimi alanında eğitim görmüştür.Doktorát obhájil tamtéž v oboru politologie.
Uzman bir göz doktoruna muayene olmak gerekir.Pozorovatel samozřejmě musel mít zrak prověřen příslušným lékařem.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Avizul medicului a fost că ea va muri în curând, dar și-a revenit repede.
Kendisi bir ekonomik bilimler doktorudur.Este un doctor în științe economice.
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.După aceea, ea a fost singura femeie medic de la un spital austro-ungar, până în 1903.
1895 yılında İran'a taşındı ve İran Şahları Nasıreddin Şah ve Muzaffereddin Şah'ların özel doktoru oldu.În 1895 s-a mutat în Iran și a devenit doctorul șahului persan.
Hukuk eğitimi almış ve 1970'te Hukuk doktoru olmuştur.A studiat dreptul în particular și a devenit avocat în 1770.
Tahire Allahyarova - felsefe bilimleri doktoru.Tamara Moraru (doctor în științe filozofice).
Filoloji bilimleri doktoru (1950).Doctor în științe filologice (1962).
“Neredeydin?” “Diş doktorundaydım.”- Unde ai fost? - Am fost la dentist.
Günde bir elma doktoru uzak tutar.Un măr pe zi ţine doctorul departe.
Asperger sendromunun adı Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger’den gelmektedir.Az Asperger-szindrómát Hans Asperger osztrák gyermekorvosról nevezték el.
Adolf Hitler'in özel doktoru.Ő volt Adolf Hitler egyik személyi orvosa.
Babası profesör Michael Sparks ve annesi göz doktoru Jill Emma Marie Sparks'tır.Édesapja Patrick Michael Sparks professzor, édesanyja Jill Emma Marie pedig szemészasszisztens.
Paul Ekman 1934'te bir çocuk doktorunun oğlu olarak Washington, DC'de Dünya'ya geldi.Ekman egy gyermekorvos fiaként látta meg a napvilágot 1934-ben, Washingtonban.
Göz doktoru olmak ister.Az Orvosi Szemle munkatársa.
William Parry Murphy (6 Şubat 1892, Stoughton, Wisconsin- 9 Ekim 1987) Amerikalı tıp doktoru.William Parry Murphy (Stoughton, 1892. február 6. - Brookline, 1987. október 9.) amerikai orvos.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Vajon tudta-e Rámánudzsan, hogy hamarosan meg fog halni?
Doktorun yardımcısı olarak sayılabilir.Előfizetője volt az Orvosi Tárnak.