Ana içeriğe geç
Sözlük

doktorlar ile cümle

doktorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun iş doktorlar uyku bile, her saat onu sesleniyor.העסק שלו מכנה אותו בכל שעות היממה, גם כאשר רופאים לישון.
Onun iş doktorlar uyku bile, her saat onu sesleniyor.تجارته يدعوه بها في كل ساعة ، حتى عندما الاطباء النوم.
Onun iş doktorlar uyku bile, her saat onu sesleniyor.我々は、WITH騒々しい笑いと響きでその小さな家の輪を作った
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Aveau doctori acolo, stiti, care stateau si asteptau.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Bác sĩ ra hiệu cho họ "Pst," (Khoan) bạn biết đó, vậy nên, cứ ngồi đó chờ.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.C'erano dottori con quei "Pss", sapete cosa, mentre rimanevano seduti in attesa.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.De hade doktorer med de här "Pst," ni vet, så, ligga där och vänta.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.De havde læger med "Pst," I ved, så, som bare sad og ventede.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Il y avait des toubibs, avec le "Bzzzzzzzzzzzz", vous savez, assis là, à attendre.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar."저기, 잠깐"이라고 말했던 의사들은 저쪽에서 앉아서 대기하고 이었죠.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Lääkärit olivat valmiina, istuivat odottamassa.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Mali tam doktorov s tým "pst", viete, sedeli tam a čakali.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Měli tam doktory, kteří museli být zticha, takže tam jen tak seděli a čekali.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Mieli lekarzy z "Bzzt" - wiecie, siedzieli i czekali.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Sie hatten dort Ärzte mit dem "Pst", Sie wissen schon, die warteten.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Tenían médicos con el "Bzz!", ya saben, y yo ahí esperando...
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Tinham médicos com o "psh...", ali sentados, à espera.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Voltak orvosok azzal a bigyóval, tudjátok, ott ücsörögtek és vártak.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Ze hadden artsen met de "Psch", weet je wel, die zaten te wachten.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Είχαν γιατρούς σε ετοιμότητα ανά πάσα στιγμή, και καθόντουσαν εκεί περιμένοντας.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Накараха с "шшт" докторите да изчакат.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.Там были врачи, они подали знак "тихо, не трогать", сидели и ждали.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.היה להם רופאים עם מכות חשמל, אתם יודעים יושבים שם ומחכים.
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.وقد كان هنالك دكتور مع جهاز الإنعاش " كما تعلمون " جالس بالقرب مستعد
Orada "Pst"li doktorlar var, bilirsiniz, oturup bekliyorlar.待ち構えていました それから突然叫び声が聞こえました
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Ainsi, par exemple, il y a des médecins en Chine qui croient que c'est leur job de vous garder en bonne santé.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.De exemplu, sunt doctori în China care cred că e sarcina lor să te țină sănătos.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Er zijn bijvoorbeeld dokters in China die geloven dat het hun werk is om je gezond te houden.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Esimerkiksi, Kiinassa on lääkäreitä, jotka uskovat tehtäväkseen pitää asiakkaat terveinä.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.For eksempel er der læger i Kina der mener, at deres job er at holde dig sund.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Kínában például vannak olyan orvosok, akik szerint az ő dolguk az, hogy mi egészségesek maradjunk.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.예를 들어, 중국에는 여러분의 건강을 지키는 것이 자신의 직업이라고 믿는 의사들이 있습니다.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Například, v Číně jsou lékaři, kteří věří, že jejich prací je udržovat vás zdravé.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Na primer, na Kitajskem so zdravniki, ki verjamejo, da je njihova služba, da vas ohranjajo zdrave.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Na przykład, lekarze w Chinach wierzą, że ich praca polega na utrzymaniu ludzi w zdrowiu.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Per esempio, ci sono dottori in Cina che credono che il loro lavoro sia mantenervi sani.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Por ejemplo, hay médicos en China que creen que su obligación es mantenerte sano.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Por exemplo, há médicos na China que acreditam que a sua função é manterem-nos saudáveis.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Till exempel så finns det läkare i Kina som tycker att det är deras jobb är att hålla dig frisk
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Ví dụ như ở Trung Quốc có những bác sĩ tin rằng nghề của họ là giữ cho bạn khỏe mạnh.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.V ��ne s� napr�klad lek�ri, ktor� veria, �e ich pr�cou je udr�a� �ud� zdrav�ch.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Zum Beispiel gibt es in China Ärzte, die glauben, dass es ihr Job sei, uns gesund zu erhalten.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Έτσι, για παράδειγμα, υπάρχουν γιατροί την Κίνα που πιστεύουν ότι η δουλειά τους είναι να είστε υγιείς.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Для прикладу, деякі китайські лікарі вважають, що підтримка вашого здоров'я - це їх робота.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Например в Китай има лекари, които вярват, че работата им е да ви поддържат здрави.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.Так, например, в Китае есть врачи, которые верят в то, что их работа заключается в том, чтобы вы были здороы.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.לדוגמא, יש רופאים בסין שמאמינים שזה התפקיד שלהם לשמור עליכם בריאים.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.لذا، كمثال، هناك أطباء في الصين الذين يعتقدون أن عملهم هو الحفاظ عليك بصحة جيدة.
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.人を健康に保つことが仕事と考えられています だから健康なら医者にお金を払います
Örneğin, Çin'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var.又例如,系中國,有啲中醫 相信保持你嘅健康系佢哋嘅職責。
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.Esimerkiksi ehkäisypillereitä varten tarvitset reseptin, jonka voi kirjoittaa vain lääkäri.
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.Por ejemplo, para conseguir la píldora anticonceptiva, necesita una receta que solo el médico puede expedir.
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.Till exempel för p-piller behöver du ett recept som endast kan skrivas av en läkare.
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.Например, для приобретения противозачаточных таблеток необходим рецепт, который может выписать только врач.
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.على سبيل المثال أنت بحاجة إلى وصفة طبية {روشتة} من أجل حبوب منع الحمل والتي من الممكن أن يقوم الطبيب بإعطائها.
Örneğin, doğum kontrol hapı için sadece doktorların yazabileceği bir reçeteye ihtiyacınız vardır.持有医嘱的人才能购买避孕药。在芬兰登记了 居住地的人, 有权享受健康中心的服务。
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Akkoriban az orvosok azt javasolták a férfiaknak, hogy feltétlenül elégítsék ki a feleségüket.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Artsen destijds vertelden mannen routinematig het belang van het bevredigen van hun vrouw.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Các bác sỹ hồi đó thường xuyên nói với đàn ông về tầm quan trọng của việc thỏa mãn vợ của mình.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Damals haben die Ärzte den Männern routinemäßig erklärt, wie wichtig es sei, ihre Frauen zu befriedigen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod