Iç sava,sta ,sehrin tüm doktorları askere alındıgı için sıkıntıdaydık.-Mauro? Under kriget värvades alla läkare. Det var svårt.
Iç sava,sta ,sehrin tüm doktorları askere alındıgı için sıkıntıdaydık.- Mauro? W czasie wojny lekarzy wcielano do armii, było naprawdę ciężko.
Iç sava,sta ,sehrin tüm doktorları askere alındıgı için sıkıntıdaydık.-Μορό; Στη διάρκεια του εμφυλίου, οι γιατροί στρατολογήθηκαν και μείναμε χωρίς αυτούς.
Iç sava,sta ,sehrin tüm doktorları askere alındıgı için sıkıntıdaydık.- Мауро? Во время войны всех врачей призвали в армию, и нам пришлось тяжело.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Deux jours plus tard, les médecins ont donné aux Mitchell un choix.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Dois dias mais tarde, os médicos deram aos Mitchell uma escolha:
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Dos días después, los doctores le dieron a los padres una elección.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Dua hari kemudian, dokter memberikan keluarga Mitchell sebuah pilihan.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Due giorni dopo, i dottori diedero ai Mitchell una scelta.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Dwa dni później lekarze postawili przed Mitchell'ami wybór.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Hai ngày sau, bác sĩ cho hai vợ chồng Mitchells một sự lựa chọn.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Kaksi päivää myöhemmin lääkärit antoivat Mitchelleille valinnan.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Két nappal később az orvosok választás elé állították Mitchelléket.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.이틀 후, 의사는 미쉘에게 선택하라고 했습니다.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.O dva dni neskôr, doktori dali Mitchellovcom voľbu.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.O dva dny později dali doktoři Mitchellovým na výběr.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.To dage senere, gav lægerne Mitchellerne er valg:
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Två dagar senare gav doktorn paret ett val.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Twee dagen later gaven de dokters de Mitchells een keuze.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Zwei Tage später, stellten die Ärzte die Mitchells vor die Wahl.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Δύο ημέρες αργότερα, οι γιατροί έδωσαν στους Μίτσελς μία επιλογή.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Два дни по-късно лекарите дават на семейство Мичел избор.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Через 2 дня доктора дали Митчелам выбор.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.Через два дні лікарі поставили Мітчелів перед вибором.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.יומיים לאחר מכן, הרופאים נתנו לזוג מיטשל בחירה.
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.وبعد يومين اعطى الأطباء خيارين للعائلة الاول ان يتم
İki gün sonra, doktorlar Mitchell ailesine bir seçim şansı tanıdılar.ドクターはこの夫妻に 選択肢を与えました 生命維持装置を
Ileride Aravind calisani olacak doktorlar ve teknisyenler icin ve bunu hergun basariyla yapiyoruz기술자에 대한 트레이닝도 병행하구요. 이 모든 걸 매일 빼놓지 않고 다 잘 하려면
Ileride Aravind calisani olacak doktorlar ve teknisyenler icin ve bunu hergun basariyla yapiyoruzהן לרופאים והן לטכנאים שיהוו את הצוות העתידי של אראווינד. כדי לעשות זאת יום־יום ולעשות זאת היטב,
Ileride Aravind calisani olacak doktorlar ve teknisyenler icin ve bunu hergun basariyla yapiyoruzトレーニングは毎日何度も繰り返すので 成果を上げるために モチベーションを保てるよう配慮します
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.A jó hír az, hogy az orvosok nagyrésze visszarendelte a beteget.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Dobra novica je, da v tem primeru večina zdravnikov odpove zamenjavo in poskusi z ibuprofenom.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Dobrá správa je, že väčšina doktorov sa rozhodla vrátiť pacienta skúsiť ibuprofen.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Dobrou zprávou je, že většina lékařů se v tomto případě rozhodla zavolat pacienta zpět a vyzkoušet ibuprofen.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Felizmente, a maioria dos médicos, neste caso, decidiu retirar o paciente da lista e tentar o ibuprofeno.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Hyvä uutinen on se, että useimmat päättivät kokeilla ibuprofeenia.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.좋은 소식은 이 경우에 대부분의 의사들이 환자를 끌어내서 이부프로펜을 시도하기로 결정했다는 것입니다.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Som tur är så väljer de flesta läkarna i detta fallet att ta tillbaka patienten och prova ibuprofen.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Vestea bună e că în acest caz majoritatea medicilor au decis să retragă pacientul şi să încerce ibuprofen.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.Е, добрата новина е, че повечето лекари в този случай решават да опитат с лекарството.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.ובכן החדשות הטובות הן שרוב הרופאים במקרה זה החליטו למשוך את החולה ולנסות את האיבופרופן.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.حسناً الأخبار الجيدة أن معظم الأطباء في هذه الحالة قرروا إرجاع المريض ومحاولة ايبوبروفين.
İşin güzel tarafı, bu çalışmadaki doktorların çoğu hastayı geri çekip ibuprofeni denemeye karar veriyor.患者を引きとめてイブプロフェンを試すという判断をしました 医者として 良いことです
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?A jeśli tak, to czy są dowody naukowe, które przekonają lekarzy sceptycznych jak ja?
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?Dacă da, există dovezi ştiinţifice să convingă un medic sceptic, ca mine?
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?E se questo è vero, ci sono prove scientifiche in grado di convincere medici scettici come me?
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?Y de ser así, ¿existe alguna evidencia científica que convenza a médicos escépticos como yo?
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?Και αν ναι, υπάρχουν κάποια επιστημονικά στοιχεία για να πείσουν τους δύσπιστους γιατρούς σαν εμένα;
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?И если да то имеются ли доказательства, чтобы убедить врачей-скептиков вроде меня?
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?ואם כן, האם יש הוכחה מדעית לזה כדי לשכנע רופאים ספקנים כמוני?
İyi misin? Arama kurtarma helikopteri enkaz alanına doktorları indiriyor.أطلق النار، يا اوثيك!
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.Algunos médicos del servicio de salud pública realizan exploraciones ginecológicas.
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.En del läkare inom den offentliga hälsovården gör gynekologiska undersökningar.
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.Gynekologisia tutkimuksia tekee osa lääkäreistä julkisissa terveyspalveluissa.
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.Une partie des médecins effectue des examens gynécologiques dans le cadre des services de santé publics.
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.Часть врачей проводят гинекологические осмотры в рамках государственного здравоохранения.
Jinekolojik muayeneleri doktorların bazıları kamusal sağlık hizmetleri birimlerinde yapmaktadırlar.جزء من الأطباء يقومون بإجراء الفحوصات المتعلقة بأمراض النساء في الخدمات الصحية العامة.
Kız takımının koçları aynı zamanda eğitilmiş doktorlardı.소녀팀의 코치 또한 훈련된 의사들입니다.
Kız takımının koçları aynı zamanda eğitilmiş doktorlardı.Os treinadores da equipa das jovens também eram médicos.
Kız takımının koçları aynı zamanda eğitilmiş doktorlardı.Треньорите на женския отбор са също така обучени лекари.