doğuyor ile cümle
doğuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu o anlama geliyor ki Linkin Park bu albüm ile doğuyor.Linkin Park annonce le titre de l'album de manière originale.
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Smagliante e fiero, il giorno sublime arriva, Scacciando per sempre l'ingiustizia e la vergogna.
Çocuk bir gözünde beyaz bir yılanın görüntüsüyle doğuyor.Ela tem o corpo de um pássaro com rosto de mulher.
İkisi de canlı doğuyor ama 4 aylık olmadan önce ölüyorlar.Обидва померли чотирма роками раніше, дні їхньої смерті відстоять один від одного менше ніж на два місяці.
Her gün yaklaşık 360.000 tane bebek doğuyor.Кожного дня народжується приблизно 360 000 немовлят.
Türkiye’de her yıl 140.000 bebek erken doğuyor.Suomessa syntyy vajaat 60 000 lasta vuodessa.
Bu o anlama geliyor ki Linkin Park bu albüm ile doğuyor.Tällä kiertueella Linkin Park mainosti ensimmäistä albumiaan, Hybrid Theorya.
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Loistavana ja ylpeänä koittaa tuo ihana päivä, joka karkottaa iäksi epäoikeudenmukaisuuden ja häpeän.
Görücü usulü ile evlendiği Suudi eşiyle, arasında büyük bir aşk doğuyor.Tytön ja komean upseerin välille syntyy rakkaussuhde, joka johtaa avioliittoon.
O zamanlar, Amerikan teolojisinde "tanrının ölümü" adında bir akım doğuyordu.לפני מותו פרסם אוטוביוגרפיה בשם "חייו של עובד אמריקני".
Türkiye’de her yıl 140.000 bebek erken doğuyor.През 1906 г. в територията на днешна Украйна са родени около 1460 хиляди деца.
1895 yılında Colombus'ta doğuyor.Rojena je bila leta 1895 v Kolumbiji, Ohio.
Gün Doğuyor, Cumhuriyet Halk Partisi Gösterit Yayımı.Rytis Urniežius. Liaudies instrumentų orkestras.
Güneş doğuyor.Saulė teka.
Adem'in yaratılışı gibi, bir anlamda Mathew da yeniden doğuyor.Stejně jako byl vytvořen Adam, tak je Matouš vytvořen znovu.
Adem'in yaratılışı gibi, bir anlamda Mathew da yeniden doğuyor.Так як створили Адама, так і повернули до життя Матвія.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.(A řeka vycházela z Eden, k svlažování ráje, a odtud dělila se, a byla ve čtyři hlavní řeky.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.A rieka vychádzala z Édena, aby zvlažovala zahradu, raj, a odtiaľ sa delila a bola vo štyri hlavné rieky.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.A rzeka wychodziła z Eden dla odwilżenia sadu; i stamtąd dzieliła się na cztery główne rzeki;
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Der udsprang en Flod i Eden til at vande Haven, og udenfor delte den sig i fire Hovedstrømme.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.E saía um rio do Éden para regar o jardim; e dali se dividia e se tornava em quatro braços.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Folyóvíz jõ vala pedig ki Édenbõl a kert megöntözésére; és onnét elágazik és négy fõágra szakad vala.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.In reka je tekla iz Edena močit ta vrt, in odtod se je delila in izlivala v štiri glavne reke:
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Ja Eedenistä lähti joki, joka kasteli paratiisia, ja se jakaantui sieltä neljään haaraan.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.강이 에덴에서 발원하여 동산을 적시고 거기서부터 갈라져 네 근원이 되었으니
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Một con sông từ Ê - đen chảy ra đặng tưới vườn ; rồi từ đó chia ra làm bốn ngả .
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Một con sông từ Ê-đen chảy ra đặng tưới vườn; rồi từ đó chia ra làm bốn ngả.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Och från Eden gick en flod ut, som vattnade lustgården; sedan delade den sig i fyra grenar.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Og det gikk en elv ut fra Eden og vannet haven; og siden delte den sig i fire strømmer.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Und es ging aus von Eden ein Strom, zu wässern den Garten, und er teilte sich von da in vier Hauptwasser.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Un fiume usciva da Eden per irrigare il giardino, poi di lì si divideva e formava quattro corsi
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Un fleuve sortait d`Éden pour arroser le jardin, et de là il se divisait en quatre bras.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Un río salía de Edén para regar el jardín, y de allí se dividía en cuatro brazos
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Un rîu ieşea din Eden şi uda grădina; şi de acolo se împărţea şi se făcea patru braţe.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Vanuit Eden vloeide een rivier door de hof, die hem vruchtbaar maakte en zich daar in vier rivieren splitste.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Ποταμος δε εξηρχετο εκ της Εδεμ δια να ποτιζη τον παραδεισον και εκειθεν εμεριζετο εις τεσσαρας κλαδους.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.Из Едема выходила река для орошения рая; и потом разделялась на четыре реки.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.И река изтичаше от Едем да напоява градината, от гдето се разклоняваше и стана четири главни реки .
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.ונהר יצא מעדן להשקות את הגן ומשם יפרד והיה לארבעה ראשים׃
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.وكان نهر يخرج من عدن ليسقي الجنة. ومن هناك ينقسم فيصير اربعة رؤوس.
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.有 河 從 伊 甸 流 出 來 滋 潤 那 園 子 、 從 那 裡 分 為 四 道
Adenden bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu.有 河從 伊甸 流出 來滋潤 那 園子 、 從那裡 分 為 四 道
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.Dar pentru o imagine de ansamblu şi întrebări mai cuprinzătoare:
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.하지만 좀 더 큰 그림을 보면, 더 큰 의문은
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.Ma adesso veniamo al quadro più generale e alle domande più complesse.
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.Nhưng trong một bức tranh lớn hơn, với những câu hỏi lớn hơn.
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor. Pamuk ayıklayıcısından ne sonuçlar çıkarmalıyız?Ale spójrzmy szerzej: czego nas uczy odziarniarka?
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor. Pamuk ayıklayıcısından ne sonuçlar çıkarmalıyız?Mais plus globalement, quelles conclusions devons-nous tirer de l'égreneuse ?
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor. Pamuk ayıklayıcısından ne sonuçlar çıkarmalıyız?Mas, numa visão mais ampla e questões mais abrangentes, o que devíamos ter feito com a descaroçadora?
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.Pasemos a preguntas más trascendentes en una perspectiva más general.
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.Но перейдём к более масштабным вопросам.
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.אבל לתמונה הגדולה, והשאלה הגדולה יותר.
Ama büyük resimden bakınca daha büyük sorular doğuyor.ولكن لننتقل إلى الصورة الأشمل والأسئلة الأكبر
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Aber die Natur hat ihre eigenen geheimen Wege und farbige Babies wurden geboren.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Ale příroda měla své vypočítavé způsoby a tak se rodila hnědá miminka.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.A természetnek azonban megvannak a komisz módszerei, és barna gyerekek születtek.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Dar natura are felul ei ciudat, şi astfel de nasc copiii mulatri.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.하지만 자연에게는 독자적인 사악한 방법이 있어서 갈색의 아이들이 태어났습니다.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Lecz natura ma ironiczne sposoby, i rodziły się czarne dzieci.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Maar de natuur ging haar eigen weg en bruine baby's werden geboren.
İlgili Sayfalar