doğuyor ile cümle
doğuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Mais la nature avait ses manières malicieuses, et les bébés métis naissaient.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Ma la natura sa essere perfida, e i bambini mulatti nascono.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Mas a Natureza tem os seus caminhos perversos, e é assim que nascem bébés mulatos.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Men naturen hade sin onda väg, och bruna barn föddes.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Namun alam mempunyai cara kerasnya sendiri, dan bayi berkulit coklat lahir.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Nhưng Tạo hóa có cách thức riêng của Người, và một đứa trẻ da nâu ra đời.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Pero la naturaleza fue por el mal camino y los bebés nacieron con piel oscura.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Αλλά η φύση έχει τους τρόπους της, και καφέ μωρά γεννιούνται.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Но, как природе дано, иногда рождаются "коричневые" дети.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Но природата има своите странни начини и кафяви бебета се родиха.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.Проте в природи свої дурні звички, і так народились "коричневі" діти.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.אך לטבע זה לא היה אכפת, ותינוקות חומים נולדו.
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.ولكن للطبيعة طرقها الغريبة، وبهذه الطرق يولد الأطفال السمر (الملونون)
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.但系自然就有距獨特嘅方式, 一個棕色嬰兒就此誕生。
Ama doğanın hınzır yöntemleri vardı ve kahverengi bebekler doğuyordu.褐色の肌の赤ちゃんが生まれました でも5歳の頃から
Athena , babası Zeus'un başından doğuyor.Puis, nous avons une série de dieux et de déesses réagissant à cet événement.
Athena , babası Zeus'un başından doğuyor.Wat er wordt uitgebeeld is dit:
Athena , babası Zeus'un başından doğuyor.В центре, видимо, изображалось рождение Афины из головы ее отца, Зевса.
Athena , babası Zeus'un başından doğuyor.そして数々のほかの神や女神たちが
Balıkçılık ise, her geçen gün ciddi sorunlar doğuyor.어업이 이런 종류의 문제를 발생시킵니다.
Balıkçılık ise, her geçen gün ciddi sorunlar doğuyor.Ook vissen veroorzaakt dit soort problemen.
Balıkçılık ise, her geçen gün ciddi sorunlar doğuyor.ודיג יוצר בעיות כאלה.
Balıkçılık ise, her geçen gün ciddi sorunlar doğuyor.وصيد الأسماك يسبب مشاكل من هذا القبيل.
Balıkçılık ise, her geçen gün ciddi sorunlar doğuyor.そしてガリアルのような川の生き物たちが
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Jste jednoduše tady - uvnitř kterého pro vás všechno toto vyvstává, včetně pocitu duchovnosti.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Olet yksinkertaisesti tässä, missä kaikki joka nousee sinusta, mukaanlukien henkisyyden tunne.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Tu sei semplicemente quì, e tutto sta manifestandosi per te, incluso il senso della spiritualità.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Wat een vreemd iets, dat ik gewoon bén.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Вы просто Здесь, внутри которого все, что для вас проявляется, включая чувство "духовности"...
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.אתם פשוט כאן במקום שבו הכל מופיע בשבילכם כולל תחושת הרוחניות,
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Beleszületünk egy bizonyos fajta családba, nemzetbe, osztályba.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Chúng ta sinh ra trong một gia đình, một quốc gia, tầng lớp nhất định.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Kita lahir ke dalam keluarga, bangsa, kedudukan sosial tertentu
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.우린 특정한 가족, 국가, 계급이 정해져서 태어나죠.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Nacemos en una determinada familia, nación, clase.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Nascemos numa certa família, nação, classe.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Nasciamo in una determimata famiglia, nazione, classe.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Ne-am născut într-o anumită familie, naţiune, clasă socială.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Nous sommes nés dans une certaine famille, une nation, une classe.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Rodíme se do určité rodiny, národa, třídy.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Rodzimy się w pewnej rodzinie, narodzie, klasie.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Vi föds i en viss familj, land, klass.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.We worden geboren in een bepaalde familie, natie, klasse.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Wir werden in eine bestimmte Familie, Nation, Klasse hineingeboren.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Γεννιόμαστε ανήκοντας σε μια συγκεκριμένη οικογένεια, χώρα, κοινωνική τάξη.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Ми народжуємося в конкретній родині, нації, класі.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Мы родились в определнной семье, нации, классе.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.Родени сме в определено семейство, нация, класа.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.אנו נולדים אל תוך משפחה, אומה ומעמד מסויימים.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.لقد ولدنا داخل أسرة وأمة وطبقة ما.
Belli bir aileye, ulusa ve sınıfa bağlı olarak doğuyoruz.でも当たり前だと思っている世界の外と
Biliyorsunuzki birkaç saniyede bir, buradaki adamlardan birisi doğuyor ve birisi ölüyor.Ganz ehrlich, wir wissen, dass alle paar Sekunden einer dieser Männer geboren wird oder stirbt.
Biliyorsunuzki birkaç saniyede bir, buradaki adamlardan birisi doğuyor ve birisi ölüyor.Jujur saja, setiap detik, ada laki-laki yang lahir dan ada laki-laki yang meninggal.
Biliyorsunuzki birkaç saniyede bir, buradaki adamlardan birisi doğuyor ve birisi ölüyor.W zasadzie, co parę sekund jeden z tych mężczyzn się rodzi, jakiś inny umiera.
Biliyorsunuzki birkaç saniyede bir, buradaki adamlardan birisi doğuyor ve birisi ölüyor.Ya sabes, cada pocos segundos, uno de estos hombres nace y uno de estos hombres muere.
Biliyorsunuzki birkaç saniyede bir, buradaki adamlardan birisi doğuyor ve birisi ölüyor.Στην πραγματικότητα, κάθε λίγα δευτερόλεπτα, κάποιος από αυτούς τους άνδρες γεννιέται και κάποιος πεθαίνει.
Bir bürokratın kızı olarak doğuyor, sonrasında ise Mısır Firavunu ile evleniyor.Narodila se jako dcera úředníka, ale provdala se za faraona.
Bir bürokratın kızı olarak doğuyor, sonrasında ise Mısır Firavunu ile evleniyor.Była córką biurokraty. Wyszła za mąż za faraona Egiptu.
Bir bürokratın kızı olarak doğuyor, sonrasında ise Mısır Firavunu ile evleniyor.بدأت حياتها كإبنة أحد البيروقراطيين، ولكنها تتمكن من الزواج من فرعون(حاكم) مصر.
Bu ışık... Size de tümü çocuktan doğuyor, ondan açığa çıkıyormuş gibi gelmiyor mu?En het lijkt er bijna op dat het punt waar hij zich op focust
İlgili Sayfalar