doğuruyor ile cümle

doğuruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Halálos eszközöket fordít reá, és megtüzesíti nyilait.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.hän valmistaa surma-aseet ja tekee nuolensa palaviksi.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.He aquí que gesta maldad, concibe afanes y da a luz mentira
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Iată că cel rău pregăteşte răul, zămisleşte fărădelegea, şi naşte înşelăciunea:
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa , kẻ dữ đương đẻ gian_ác ; Thật nó đã hoài_thai sự khuấy khỏa , và sanh điều dối_trá .
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa, kẻ dữ đương đẻ gian ác; Thật nó đã hoài thai sự khuấy khỏa, và sanh điều dối trá.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.악인이 죄악을 해산함이여 잔해를 잉태하며 궤휼을 낳았도다
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Lihatlah, orang jahat merencanakan kejahatan; ia membuat rencana jahat dan melakukan penipuan
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.och han riktar mot honom dödande skott, sina pilar gör han brinnande.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.og legger drepende våben til rette imot ham; sine piler gjør han brennende.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Připravil sobě i zbroj smrtelnou, střely své proti škůdcím přistrojil.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Se, hanundfanger Tomhed, svanger med Ulykke føder han Blændværk;
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Siehe, der hat Böses im Sinn; mit Unglück ist er schwanger und wird Lüge gebären.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Si prepara strumenti di morte, arroventa le sue frecce
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Zgotował nań broó śmiertelną, a strzały swoje na prześladowników przyprawił.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Ιδου, ο ασεβης κοιλοπονει ανομιαν συνελαβε δε πονηριαν και εγεννησε ψευδος
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Ето, нечестивият е в мъки да роди беззаконие, Зачена нечестие и роди лъжа.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.הנה יחבל און והרה עמל וילד שקר׃
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.هوذا يمخض بالاثم. حمل تعبا وولد كذبا‎.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.試 看 惡 人 因 奸 惡 而 劬 勞 . 所 懷 的 是 毒 害 、 所 生 的 是 虛 假
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.試看惡人 因 奸惡 而 劬勞.所懷 的 是 毒害 、 所生 的 是 虛假
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.A kupakok rögzítő gyűrűi szintén hatással vannak a vízi állatokra.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Anche l'anello di plastica sotto il tappo crea conseguenze per gli animali marini.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Cái vòng mút trong nắp chai cũng gây hậu quả cho những động vật dưới nước.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Cincin pengaman pada tutup juga memiliki konsekuensi untuk makhluk laut.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.De beveiligingsring van de dopjes heeft ook gevolgen voor waterdieren.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Die Ringe unterhalb der Schraubverschlüsse haben ebenfalls Konsequenzen für die Meeresbewohner.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Inelele de plastic ale capacelor au de asemenea consecinţe pentru animalele acvatice.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Kapsylernas ringar får också konsekvenser för de marina djuren.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.병뚜껑의 고정 고리도 수중 생물에게 같은 결과를 낳습니다.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Korkkien muovirenkaat aiheuttavat ongelmia myös merieläimille.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Los anillos plásticos de los tapones también causan problemas para los animales acuáticos.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Os anéis de segurança das tampas também têm consequências para os animais aquáticos.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Poistné krúžky z vrchnáčikov tiež nie sú pre vodné zvieratá bez následkov.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Pojistné kroužky od zátek také nejsou bez následků pro možské živočichy.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Τα πλαστικά δακτυλίδια των κουτιών έχουν επίσης συνέπειες για τα θαλάσσια ζώα.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Запобіжні кільця від пробок також дуже небезпечні для плахів та водяних тварин.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Предохранительные кольца от пробок тоже влекут за собой последствия для водных животных.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.Пръстените под капачките също оказват влияние върху водните животни.
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.גם לטבעות הפקקים יש השפעות על היצורים הימיים
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.حلقات تثبيت الأغطية لها أثر على الحيوانات البحرية
Kapakların altındaki halkalar da deniz canlıları için kötü sonuçlar doğuruyor.水生動物に対して影響を及ぼしています これはカメのメイ ウェスト
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.A doceniając złożoność, stają się bardziej tolerancyjni, a tolerancja prowadzi do nadziei.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Dan dengan menghargai kompleksitas mereka menjadi lebih toleran dan toleransi membawa harapan.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Door het waarderen van de complexiteit, worden ze meer tolerant, en tolerantie leidt tot hoop.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.En prenant compte de cette complexité, ils deviennent plus tolérants, et la tolérance mène à l'espoir.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Imparando ad apprezzare la complessità, diventano più tolleranti e la tolleranza li conduce alla speranza.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Khi đã tôn trọng sự đa dạng, bọn trẻ trở nên dễ cảm thông hơn, sự cảm thông dẫn đến niềm hi vọng.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Şi apreciindu-i complexitatea, ei devin mai toleranţi, iar toleranţa conduce spre speranţă.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Und indem sie Komplexität verstehen, werden sie toleranter, und Toleranz führt zu Hoffnung.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Y al apreciar la complejidad, se vuelven más tolerantes, y la tolerancia conduce a la esperanza.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.Благодаря пониманию этой сложности они становятся более терпимыми, а терпимость вселяет надежду.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.И оценяйки сложността, те стават по-толерантни, а толерантността води надежда.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Ahora, ser irano-estadounidense como saben, tiene sus problemas.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Amerikaniranilaisuus on ongelmallista, kuten tiedätte.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Bycie Amerykaninem Irańskiego pochodzenia stwarza, jak wiecie, pewne problemy.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Být americkým Íráncem s sebou přináší svoje problémy, jak můžete tušit.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Byť iránskym Američanom so sebou prináša rad problémov.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.이란계 미국인으로 사는 것은 아시다시피 그 자체로 문제가 있을 수 있습니다.
Sadece İran asıllı Amerikalı olmak bile bildiğiniz gibi kendi sorunlarını doğuruyor.Là một người Mỹ gốc Iran, bạn biết đấy, có khá nhiều phiền toái.

İlgili Sayfalar