doğuruyor ile cümle

doğuruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Tím vyvstávají tři velmi důležité otázky:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:To stawia przed nami trzy ważne pytania:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Αυτό δημιουργεί τρεις σημαντικές ερωτήσεις:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Відповідно до цього виникають три запитання:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Така че това повдига три много важни въпроси:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Это даёт начало трём важным вопросам:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:וזה מעלה שלוש שאלות מאוד חשובות:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:وهذا بدوره يطرح ثلاثة أسئلة مهمة:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:生命とは何か?
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.큰 나라 미국에서 연간 7000명의 임산부들이 HIV를 가진 채로 아이를 낳습니다.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.En Estados Unidos, un país extenso, cada año 7.000 madres con VIH dan a luz.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.Hoa Kỳ -- một đất nước rộng lớn -- mỗi năm, 7,000 bà mẹ nhiễm HIV là những người sinh con.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.In den USA - ein großes Land - bringen jedes Jahr 7.000 HIV-positive Mütter ein Kind zur Welt.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.In de Verenigde Staten - een groot land - bevallen elk jaar 7.000 moeders met hiv.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.În Statele Unite, o ţară foarte mare, în fiecare an, 7000 de mame cu HIV dau naştere unui copil.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.Negli Stati Uniti--una nazione molto grande-- ogni anno, 7.000 madri sieropositive danno alla luce un bambino.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.Nos EUA — um país grande — em cada ano, 7000 mulheres com VIH dão à luz uma criança.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.W Stanach Zjednoczonych - ogromnym kraju - każdego roku, 7000 kobiet z HIV rodzi dziecko.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.В Соединенных Штатах - большой стране - каждый год 7000 женщин с ВИЧ рожают детей.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.В Съединените щати -- една от големите страни -- всяка година, 7000 майки с ХИВ раждат деца.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.בארה"ב - מדינה גדולה - 7,000 אמהות עם HIV יולדות בכל שנה.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.الولايات المتحدة، وهي دولة كبيرة، سنوياً،تجد7000 أم حاملة للHIV يلدن أطفالاً.
Büyük bir ülke olan Amerika'da... ...her yıl 7 bin HIV'lı anne... ...çocuk doğuruyor.毎年7,000人のHIVに感染した母親が 出産しています しかし より小さな国のルワンダでは
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.A jégben adnak életet a kicsinyeiknek, és jeges tőkehalat esznek, ami a jég alatt él.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Chúng sinh đẻ trong băng, rồi nuôi con trong các hốc nằm dưới lớp băng ở Bắc Cực.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Danno alla luce i piccoli tra i ghiacci, e si nutrono dei merluzzi artici che vivono sotto i ghiacci.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.De föder ungar inuti isen, och de äter den arktiska torsken under isen.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Deres fødsel er i isen, og de æder den arktiske torsk, der lever under isen.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Elas dão à luz dentro do gelo, e alimentam-se do bacalhau do Ártico que vive sob o gelo.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Ils donnent la vie à l'intérieur de la glace, et ils se nourrissent de la morue polaire qui vit sous la glace.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.이들은 이 빙하에서 번식하고, 북극 얼음 아래에 사는 대구를 먹이로 삼고 살아갑니다.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Mereka melahirkan di dalam es, dan mereka memakan ikan kod Arktik yang hidup di bawah es.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Mláďatá rodia vo vnútri ľadu a živia sa arktickými treskami, čo žijú pod ľadom.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Nasc în interiorul gheţii, se hrănesc cu codul Arctic care trăieşte sub gheaţă.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Ne synnyttävät jään sisällä, ne ruokkivat itsensä jäämerenturskalla, joka elää jään alla.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Oni rodí uvnitř v ledu a krmí se arktickou tresku, která žije pod ledem.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Rodzą w lodzie i żywią się arktycznym dorszem, który żyje pod lodem.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Sie gebären im Eis und sie verfüttern den arktischen Kabeljau, der unter dem Eis lebt.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Tienen sus crías en el hielo, y se alimentan con el bacalao ártico que vive bajo el hielo.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Ze baren in het zeeijs, en voeden zich met de kabeljauw die onder het zeeijs leeft.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Вони народжують посеред льоду, вони живляться арктичною тріскою, що живе під льодом.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Они рожают подо льдом и питаются полярной треской, которая живёт там же.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.Те раждат вътре в леда, и се хранят с арктическата треска, които живее под леда.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.הם יולדים בתוך הקרח, והם ניזונים מבקלה ארקטית החיה מתחת לפני הקרח.
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.فهي تلد داخل الجليد وهي تتغذى على سمك القد في القطب الشمالي الذي يعيش اسفل الجليد
Buzun içinde doğuruyorlar, ve buzun altında yaşayan Arktika morinalarıyla besleniyorlar.氷の下にいる北極鱈を食べています やせ細った氷の写真です
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Also empfingen die Herden über den Stäben und brachten Sprenklinge, Gefleckte und Bunte.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.A tak počínalo stádo hľadiac na prúty, a stádo rodilo pásikavé, bodkasté a strakaté.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Các con chiên ngó thấy những nhành đó mà giao hiệp nhau thì sanh chiên con có sọc, có rằn và có đốm.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Các con_chiên ngó thấy những nhành đó mà giao hiệp nhau thì sanh chiên con có sọc , có rằn và có đốm .
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.De jongen die daaruit voortkwamen, waren gestreept en gevlekt en Jakob voegde ze bij zijn kudde.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Dyrene parrede sig foran Grenene og fødte så stribet, spættet og blakket Afkom.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.És a juhok a vesszõk elõtt foganának és ellenek vala csíkos lábúakat, pettyegetetteket és tarkákat.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.I počínaly ovce, hledíce na ty pruty, a rodily jehňata přepásaná na nohách, a peřestá i strakatá.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.I poczynały owce patrząc na one pręty, i rodziły jagnięta strokate, pstre i nakrapiane.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Jadi jika kambing-kambing itu kawin di depan dahan-dahan itu, anaknya loreng atau belang atau berbintik-bintik
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Ja eläimet pariutuivat oksien edessä ja synnyttivät juovikkaita, pilkullisia ja kirjavia karitsoita.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.가지 앞에서 새끼를 배므로 얼룩얼룩한 것과 점이 있고 아롱진 것을 낳은지라
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Les brebis entraient en chaleur près des branches, et elles faisaient des petits rayés, tachetés et marquetés.
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.Och djuren parade sig vid käpparna, och så blev djurens avföda strimmig, spräcklig och brokig.

İlgili Sayfalar