doğuruyor ile cümle

doğuruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.O poveste duce la alta.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Satu cerita membawa cerita lainnya.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Uma história leva a outra.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Una historia lleva a la otra.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Una storia porta ad un'altra.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Une histoire en entraîne une autre.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Η μία ιστορία οδηγεί σε μία άλλη.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Една история води до друга.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Одна история ведет к другой.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.Одна історія веде до іншої історії.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.סיפור אחד מוביל לאחר.
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.وقصة تقود إلى أخرى
Bir hikaye başka bir hikayeyi doğuruyor.私はこの作品の物理的な
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.Der Extremismus auf der einen Seite fördert den Extremismus auf der anderen Seite.
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.Ekstremizm z jednej strony prowadzi do ekstremizmu z drugiej -
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.Extremismus na jedné straně vyvolává extremismus na té druhé.
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.한쪽의 극단주의는 반대쪽의 극단주의를 낳습니다.
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.קיצוניות בצד אחד מולידה קיצוניות בצד האחר,
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.والتعنت من قبل أحد الاطراف سيواجه حتما بالتعنت من قبل الطرف الآخر
Bir taraftaki aşırılık diğer tarafta da aşırılık doğuruyor.我々は繰り返し学ぶべきでした
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Ainsi, jouer ensemble construit en fait des liens, de la confiance et de la collaboration.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.A közös játék kötődést, bizalmat és együttműködést épít.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Also ermöglicht das Zusammenspielen das Wachsen von Bindungen, Vertrauen und Miteinander.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.A preto spoločné hranie hier pomáha budovať vzťahy, dôveru a spoluprácu.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Así que jugar un juego juntos en verdad construye lazos, confianza y cooperación.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Dus een spel spelen met iemand bevordert de onderlinge band, het vertrouwen en de samenwerking.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.함께 게임을 하는 것이 실제로 유대와 신뢰, 협력을 구축합니다.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Por isso, jogar em conjunto cria laços, confiança e cooperação.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Quindi, giocare insieme di fatto costruisce i legami della fiducia e della cooperazione.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Så att spela ett spel tillsammans bygger faktiskt upp tillit och samarbete.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Så det at spille et spil opbygger faktisk tilknytning og tillid og samarbejde.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Și astfel, jucând împreună un joc cu cineva chiar construiește legături și încredere și cooperare.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Společné hraní her tak skutečně upevňuje pouta, důvěru a spolupráci.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Tak więc, wspólne granie prowadzi do powstania więzi, zaufania i współpracy.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Vì vậy, chơi game cùng nhau thực sự xây dựng những mối gắn kết và lòng tin và sự cộng tác.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Κι έτσι, παίζοντας ένα παιχνίδι μαζί, στην πραγματικότητα χτίζονται δεσμοί εμπιστοσύνης και συνεργασίας.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.И така, играта на игра заедно всъщност изгражда връзки, доверие и сътрудничество.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Итак, совместное участие в игре действительно формирует связи, доверие и сотрудничество.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.Таким чином, зіграти з кимось у гру означає зміцнити стосунки, довіру та співпрацю.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.וכך, לשחק ביחד הוא דבר שבונה קשרים ואמון ושיתוף פעולה.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.ولذا، فاللعب سوياً يبني في الواقع الروابط والثقة والتعاون.
Böylece, birlikte oyun oynamak, bağ, güven ve işbirliğini doğuruyor.絆と信頼と協力を生み出します 結果として より強い社会的な関係が築かれるのです
Bu çok ilginç bir soru doğuruyor.Dit stelt een zeer interessante vraag.
Bu çok ilginç bir soru doğuruyor.Tohle vyvolává velmi zajímavou otázku.
Bu çok ilginç bir soru doğuruyor.هذا الارتفاع سؤال مشوّق.
Bu çok ilginç bir soru doğuruyor.どうやって人々は、それかどうやって基本的に銀行は、
"Bu enflasyonu doğuruyor mu?""Czy to powoduje inflację
"Bu enflasyonu doğuruyor mu?""Est-ce générateur d'inflation ?"
"Bu enflasyonu doğuruyor mu?""¿Ésto está causando inflación?"
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Aceasta ridică trei întrebări foarte importante:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Alors cela soulève trois questions très importantes :
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Dies wirft drei sehr interessante Fragen auf:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Điều này lại đặt ra ba câu hỏi thực sự quan trọng, đó là:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Dit voert tot drie heel belangrijke vragen:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Então isto levanta três questões realmente importantes:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Esto plantea tres preguntas muy importantes:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Ez azonban három igen fontos kérdést vet fel:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:그래서 이것이 세가지의 대단히 중요한 질문을 제기했습니다:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Lalu hal ini memunculkan 3 pertanyaan yang sangat penting:
Bu gerçekten önemli üç soru doğuruyor:Quindi questo fa sorgere tre domandi importanti:

İlgili Sayfalar