Ercep, doğudan gelen dere yönünde ilerler.Poros utama membentang dari timur ke barat.
Güneş doğudan doğar.Timur adalah tempat matahari terbit.
Ercep ise doğudan gelen dere yönünde ilerler.ここから西へ進んで加納(岐阜)へと至る。
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi...駅を西に出るとやすらぎの道、小西通り、東に出ると東向通り。
Sıcaklıklar ve yağış genellikle güneyden kuzeye doğru, yağışsa doğudan batıya doğru azalır.一般的に、気温と降水量は南から北に向かって低減し、同時に降水量は東から西にむかって低減する。
Sıcaklıklar ve yağış genellikle güneyden kuzeye doğru, yağışsa doğudan batıya doğru azalır.温度和降水一般从南向北减少,从东向西增加。
Ercep, doğudan gelen dere yönünde ilerler.동두서미(東頭西尾) : 대가리를 동쪽에 향하고, 꼬리는 서쪽을 향한다.
Bundan farklı olarak dev, tanrıça ya da doğudan (günümüzde Rusya) bir prenses olarak tanımlanmaktadır.여성 거인이라고도 하고, 여신이라고도 하며, 어떤 전승에서는 동쪽(오늘날의 러시아)의 인간 공주이다.
Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.동부에서 날아오는 유럽찌르레기 무리들은 정기적으로 사살되고, 조심성 없는 새끼들은 덫이나 그물에 걸려 잡힌다.
Işık Doğudan Yükselirאורות ממזרח.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.מסופר שהוא הגיע מכיוון המזרח.
Kilisenin girişi doğudandır.המנזר צמוד לכנסייה ממזרח.
1916 yılına girildiğinde doğudan Ruslar harekete geçmişti.ואולם, ב-1916 החל היתרון לעבור לידי הרוסים.
Giriş doğudan gök ve beyaz mermerden yapılmış kapı ile sağlanmaktadır.Достъпът е от изток през врата с мраморна каса.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Притежава два циферблата обърнати на запад към града.
Mahallenin adının köy büyükleri tarafından doğudan geldiği söylenmektedir.Предполага се, че това име им е дадено от източните им съседи.
Kilisenin girişi doğudandır.Входът на крепостта е от изток.
Doğudan Dumanlı (Puslu) Dağlar, batıdan Mavi Dağlar tarafından çevrilidir.То се намира между Мъгливите планини на изток и Сините планини на запад.
Doğudan Osmanlı ordusunun sağ kanadına saldırıp kuşatacaktır.Задачите ѝ са да атакува на изток с цел десния фланг на Османската армия.
Washington eyaletinde yıllık hava ısısı doğudan batıya değişkenlik göstermektedir.Podnebie štátu Washington sa mení predovšetkým z východu na západ.
Bir süre sonra tekrar yavaşlayarak durur ve doğudan batıya alışılmış hareketine döner.Potom by Slnko postupne zastavilo a začalo sa pohybovať opačne, zo západu na východ.
Kilisenin girişi doğudandır.Vhod v cerkev je z zahodne strani.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Du irigaciniai kanalai teka per miestą iš rytų į vakarus.
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Pirmoji saga į Europą pateko iš Rytų.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.Ta võis olla idas õppinud.
Işık Doğudan YükselirValgus tuleb idast.
Mescide doğudan açılan kapıdan girilir.Tartus avati Liivimaa õuekohus.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Dánovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Aserovi jeden diel.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Dan, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Asser,
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Dan, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Aser.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Asers gebied ligt ten zuiden van dat van Dan en heeft dezelfde oostelijke en westelijke grenzen.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Aser tendrá una parte junto al territorio de Dan, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Daanin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Asser, yksi osa.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Dán határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Áser, egy [rész;]
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg Danove meje, od vzhodne do zahodne strani: Aser, en delež.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Dã, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Aser terá uma porção.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.단 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 아셀의 분깃이요
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Dans Område fra Østsiden til Vestsiden: Aser, een Stammelod;
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Dan, dela răsărit pînă la apus, partea lui Aşer.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Dan soll Asser seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Dans område skall Aser hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Dans landemerke, fra østsiden til vestsiden, Aser én lodd.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Dan, dal limite orientale al limite occidentale: Aser, una parte
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Dan, de l`orient à l`occident: Aser, une tribu.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi Ðan, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của A-se.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi Ðan , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của A-se .
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Δαν, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ασηρ, εν.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Дановата граница, от източната страна до западната страна, Асир ще има един дял.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Дана, от восточного края до западного, это один удел Асиру.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול דן מפאת קדים עד פאת ימה אשר אחד׃
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم دان من جانب المشرق الى جانب البحر لاشير قسم واحد.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 但 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 亞 設 的 一 分
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 但 的 地界 、 從東 到 西 、 是 亞設 的 一 分
Bölüm 15: "Doğudan Gelen Elçi""L'emissario dell'est".
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.(74:7) ибо не от востока и не от запада и не от пустыни возвышение,
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.(75:7) Car ce n`est ni de l`orient, ni de l`occident, Ni du désert, que vient l`élévation.
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.Älkää nostako sarveanne korkealle, älkää puhuko niskoitellen, julkeasti."
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.Căci nici dela răsărit, nici dela apus, nici din pustie, nu vine înălţarea.
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.es habe keine Not, weder vom Anfang noch vom Niedergang noch von dem Gebirge in der Wüste.
Çünkü ne doğudan, ne batıdan, Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.gedraag u niet weerbarstig tegenover mij en wees niet trots."