Ana içeriğe geç
Sözlük

doğuda ile cümle

doğuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sahil şeridinin çoğu batı, kuzey ve doğudadır.Večina dobrih pristanišč je na severni in vzhodni obali otoka.
Ovadan akan çaylar yeteri kadar çoktur (özellikle doğuda).Ročaji se zelo razlikujejo (še posebej na celini).
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Vzhaja na zahodu in zaide na vzhodu, ponovno se pojavi že čez 11 ur.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Grofija meji na grofiji Cornwall na zahodu ter Dorset in Somerset na vzhodu.
Kudüs'ün kontrolü ise batıda İsrail, doğuda Ürdün arasında bölündü.Jeruzalem je bil razdeljen na Zahodni in Vzhodni Jeruzalem.
378'e gelindiğinde Valens doğudaki üssü Antakya'dan batıya ilerleme imkânı buldu.Valens je bil šele leta 378 dovolj močan, da je lahko iz svoje baze v Antiohiji odšel proti zahodu.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Zahodno tretjino otoka, ki leži vzhodno od Kube, zaseda Haiti, vzhodni dve pa Dominikanska republika.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.Protestantai yra susitelkę šalies šiaurėje ir rytuose, o Romos katalikai – pietuose ir vakaruose.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Romos valdos dabar buvo padalintos tarp Oktaviano Vakaruose ir Marko Antonijaus Rytuose.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Du irigaciniai kanalai teka per miestą iš rytų į vakarus.
Öte yandan Roma Cumhuriyeti doğuda da büyük başarılar kazanmıştı.Maždaug tuo pačiu metu Sąjungai pavyko pasiekti reikšmingų pergalių ir vakaruose.
Genellikle uzak doğuda kullanılır.Natūraliai paplitusi Tolimuosiuose Rytuose.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Grafystė ribojasi su Kornvaliu vakaruose ir Dorsetu bei Somersetu rytuose.
Ayrıca Arapça ile Doğuda yaygın adlar da kullanılır.Buvo dėstomos ir arabų bei kitos Rytų kalbos.
Ovadan akan çaylar yeteri kadar çoktur (özellikle doğuda).Krantai žemi, labai pelkėti (ypač vakaruose).
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Į rytus nuo jos driekiasi neilgas rifas.
Kökleri Doğuda, Batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür.Teka vakarų, pietvakarių kryptimi per Mizekės lygumą, sudaro meandras.
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Pirmoji saga į Europą pateko iš Rytų.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.Ta võis olla idas õppinud.
Işık Doğudan YükselirValgus tuleb idast.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Saare läänepoolsel kolmandikul on Haiti Vabariik ja idapoolsel kahel kolmandikul Dominikaani Vabariik.
Doğuda Arjantin'e ait kısımda 133.000, batıdaki Şili'ye ait kısımda ise 7.000 kişi yaşar.Argentina-osas elab umbes 133 000, Tšiili-osas umbes 7500 inimest.
Bu ana ordu, doğuda Fedor von Bock komutasındaki B Ordular Grubu tarafından desteklenmiştir.Väegrupp A-d toetas idast Väegrupp B poolt, mida juhtis Fedor von Bock ja 4.
Böylece 12 saat doğuda, 12 saat batıda olmak üzere, yeryüzü 24 saat dilimine bölünmüştür.Vastupidisel juhul, ületades kuupäevaraja läänest itta, tuleb lahutada 24 tundi.
Doğudaki Aramiler ise bağımsızlıklarını korudular.Masoovia säilitas iseseisvuse.
Mescide doğudan açılan kapıdan girilir.Tartus avati Liivimaa õuekohus.
25, size göre doğuda.25, é a Ieste de si.
25, size göre doğuda.25, está al este de ustedes.
25, size göre doğuda.25, jste blízko.
25, size göre doğuda.25, ste blízko.
25, size göre doğuda.25, είναι ανατολικά σας.
25, size göre doğuda. Bulursun..‏2-5, זה מזרחה ממך .אתה תמצא אותו
25, size göre doğuda. Bulursun.Det här är 61, jag är träffad, jag är träffad.
25, size göre doğuda. Bulursun. Orada bir güvenlik birimi bırak.Häneen on osunut
25, size göre doğuda.Di sini 61.
25, size göre doğuda.Dostałem.
25, size göre doğuda.Over. 64, jeg kan ikke se stedet.
25, size göre doğuda.Ще намерите мястото.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Darnach führte er mich zum innern Vorhof gegen Morgen und maß das Tor gleich so groß wie die andern,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Depois me levou ao átrio interior, que olha para o oriente; e mediu a porta conforme estas medidas;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.In pripeljal me je na notranje dvorišče proti vzhodu. In meril je vrata po onih merah
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.그가 나를 데리고 안 뜰 동편으로 가서 그 문간을 척량하니 척수는
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Luego me llevó al lado oriental, al atrio interior, y midió la puerta; era como aquellas medidas
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Poi mi condusse al portico dell'atrio interno che guarda a oriente e lo misurò: aveva le solite dimensioni
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Potom ma viedol do vnútorného dvora cestou od východu a zmeral bránu podľa tamtých mier.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til den indre forgård mot øst, og han målte porten: den var like stor som de andre.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Så førte han mig til Østporten og målte denne Port; den havde samme Størrelse som de andre,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Sedan förde han mig till den inre förgårdens östra sida och mätte porten där; den var lika stor som de andra.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Uvedl mne také do síně vnitřní k východu, i změřil bránu tu podlé týchž měr,
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Vitt továbbá engem a belsõ pitvarba kelet felé, és megméré a kaput ugyanama mértékek szerint;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Wwiódł mię także do sieni wewnętrznej drogą wschodnią, i wymierzył onę bramę według onychże miar;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.Και με εφερεν εις την εσωτεραν πυλην προς ανατολας, και εμετρησε την πυλην κατα τα αυτα μετρα.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И заведе ме във вътрешния двор към изток; и като измери портата тя имаше същите мерки;
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.И повел меня восточными воротами на внутренний двор; и намерил вэтих воротах ту же меру.
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.ויביאני אל החצר הפנימי דרך הקדים וימד את השער כמדות האלה׃
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.وأتى بي الى الدار الداخلية نحو المشرق وقاس الباب كهذه الاقيسة
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 內 院 的 東 面 、 就 照 先 前 的 尺 寸 量 東 門
Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.他 帶 我 到 內院 的 東面 、 就 照 先前 的 尺寸 量東門
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumAber ich war aus dem Westen und arbeitete im Osten.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumAle ja byłem z zachodu i pracowałem na wschodzie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod