Ana içeriğe geç
Sözlük

doğuda ile cümle

doğuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumDar eu eram din Vest, si lucram in Est.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordum그런데 저는 서쪽 사람인데 동쪽지역에서 일하고 있는 것이었고
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumMaar ik was uit het Westen, en werkte in het Oosten, maar sprak destijds geen Swahili.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumMa ero dell'ovest, lavoravo nell'est.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumMais, venant de l'ouest et travaillant à l'est, à l'époque je ne parlais même pas le swahili.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumNhưng tôi tới từ miền tây, làm việc ở miền đông.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumНо, аз бях от запад, работейки на изток,
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumНо я был с запада и работал на востоке, в то время я даже не говорил на суахили.
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumאולם אני הייתי מהמערב, עובד במזרח,
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumلكن أنا من الغرب وأعمل في الشرق
Ama ben batı tarafındandım doğuda çalışıyordumその時は、スワヒリ語は話しませんでした
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Dánovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Aserovi jeden diel.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Dan, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Asser,
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Dan, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Aser.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Asers gebied ligt ten zuiden van dat van Dan en heeft dezelfde oostelijke en westelijke grenzen.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Aser tendrá una parte junto al territorio de Dan, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Daanin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Asser, yksi osa.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Dán határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Áser, egy [rész;]
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg Danove meje, od vzhodne do zahodne strani: Aser, en delež.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Dã, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Aser terá uma porção.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.단 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 아셀의 분깃이요
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Dans Område fra Østsiden til Vestsiden: Aser, een Stammelod;
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Dan, dela răsărit pînă la apus, partea lui Aşer.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Dan soll Asser seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Dans område skall Aser hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Dans landemerke, fra østsiden til vestsiden, Aser én lodd.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Dan, dal limite orientale al limite occidentale: Aser, una parte
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Dan, de l`orient à l`occident: Aser, une tribu.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi Ðan, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của A-se.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi Ðan , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của A-se .
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Δαν, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ασηρ, εν.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Дановата граница, от източната страна до западната страна, Асир ще има един дял.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Дана, от восточного края до западного, это один удел Асиру.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול דן מפאת קדים עד פאת ימה אשר אחד׃
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم دان من جانب المشرق الى جانب البحر لاشير قسم واحد.
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 但 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 亞 設 的 一 分
‹‹Aşere bir pay verilecek; sınırı Danın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 但 的 地界 、 從東 到 西 、 是 亞設 的 一 分
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Den øverstbefalende er i Eastern.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.El General Supremo está en los campos de maniobra del este.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Il Comandante Supremo è andato ai campi di addestramento all'Est.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Nasz wódz jest na wschodnim poligonie.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.O Comandante Supremo foi assistir às manobras a Este.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Överbefälhavaren är i Eastern.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Ylipäällikkö lähti sotaharjoituksiin itään.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Ο Ανώτατος Διοικητής πήγε στα ανατολικά.
Başkumandan doğudaki manevra sahalarına gitti.Верховный Главнокомандующий отправился на учения.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Az õ pusztulásától megborzadnak, a kik következnek és rettegés fogja el a most élõ embereket.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.de i Vester stivner ved hans Skæbnedag, de i Øst bliver slagne af Rædsel.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Della sua fine stupirà l'occidente e l'oriente ne prenderà orrore
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Die nach ihm kommen, werden sich über seinen Tag entsetzen; und die vor ihm sind, wird eine Furcht ankommen.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Do seu dia pasmam os do ocidente, assim como os do oriente ficam sobressaltados de horror.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.그의 날을 인하여 뒤에 오는 자가 앞선 자의 두려워 하던 것 같이 놀라리라
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Lännen asujat hämmästyvät hänen tuhopäiväänsä, idän asujat valtaa vavistus.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Les générations à venir seront étonnées de sa ruine, Et la génération présente sera saisie d`effroi.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Mendengar nasibnya penduduk di barat terkejut, sedang penduduk di timur gemetar karena takut
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dnem jeho zděsí se potomci, a přítomní strachem podjati budou.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dniem jego zdumiewają się potomkowie, a przodków ogarnie strach.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nad jeho dňom sa zhrozia tí, ktorí sú na západe, a veľký strach pojme tých, ktorí sú na východe.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Neamurile cari vor veni se vor uimi de prăpădirea lui, şi neamul de acum va fi cuprins de groază.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Những người hậu sanh sẽ lấy làm sững sờ về ngày của hắn, Y như kẻ tiền bối đã lấy làm kinh khiếp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod