Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi...駅を西に出るとやすらぎの道、小西通り、東に出ると東向通り。
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.ケリーは、何が起こったかに関して常に明らかだったと答えている。
Sıcaklıklar ve yağış genellikle güneyden kuzeye doğru, yağışsa doğudan batıya doğru azalır.一般的に、気温と降水量は南から北に向かって低減し、同時に降水量は東から西にむかって低減する。
Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.在東方所看見的那星忽然在他們前頭行,直行到小孩子的地方,就在上頭停住了。
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››我決定不顧後果、仗義執言,首先指責張聞天的謬論。
“Ve tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe yaptı; ve yarattığı Âdem’i oraya koydu.耶和華神在東方的伊甸立了一個園子,把所造的人安置在那裏。
Doğuda, erken İslami mimarisinde derin etkisi olmuştur.在東方的阿拉伯世界,拜占庭建築風格對早期的伊斯蘭建築產生了深遠的影響。
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.移動快速的火衛一從西方升起,東方落下,並且在11個小時後再度上升。
Bu kompleks, doğudaki komşusu IC1805 (Kalp Bulutsusu) ile birlikte "Kalp ve Ruh" olarak anılır.靈魂星雲東方有一個星雲和星團的複合體 IC1805(心臟星雲),兩者常被並稱為「心臟與靈魂」。
Sıcaklıklar ve yağış genellikle güneyden kuzeye doğru, yağışsa doğudan batıya doğru azalır.温度和降水一般从南向北减少,从东向西增加。
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910우리는 동방에서 그분의 별을 보고 그분에게 경배하러 왔습니다."
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››처음에는 광주(廣州)에 있는 혜목산(惠目山) 고달원(高達院)에 주하면서 선풍을 대자(大慈)하였다.
Doğudaki her şehir dünyanın merkezinde bulunmaktadır.각 매장은 전 세계의 대도시의 중심가에 있다.
Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.그때 동방에서 본 그 별이 그들을 앞서 가다가 마침내 그 아기가 있는 곳 위에 이르러 멈추었다.
Doğudaki Aramiler ise bağımsızlıklarını korudular.한편 외스테르예틀란드의 동기트인들은 독립을 유지했다.
Ercep, doğudan gelen dere yönünde ilerler.동두서미(東頭西尾) : 대가리를 동쪽에 향하고, 꼬리는 서쪽을 향한다.
Bundan farklı olarak dev, tanrıça ya da doğudan (günümüzde Rusya) bir prenses olarak tanımlanmaktadır.여성 거인이라고도 하고, 여신이라고도 하며, 어떤 전승에서는 동쪽(오늘날의 러시아)의 인간 공주이다.
(Bu şehirler) şimalde (kuzeyde) ve doğuda karşı karşıya sıralanır.동래면은 읍내면(邑內面, 부산부)과 서상면(西上面), 동상면(東上面)의 합면이다.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.당시까지 로마는 지중해 동부 문제에 관심을 거의 기울이지 않았다.
Batı'da Almanya Federal Cumhuriyeti (Batı Almanya) ve doğuda Alman Demokratik Cumhuriyeti (Doğu Almanya).국경의 동쪽은 독일 민주 공화국(동독)이, 서쪽은 독일 연방 공화국(서독)이 접하였다.
Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.동부에서 날아오는 유럽찌르레기 무리들은 정기적으로 사살되고, 조심성 없는 새끼들은 덫이나 그물에 걸려 잡힌다.
Doğuda ilk opera.극장판 최초로 남극이 배경이다.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.섬의 서쪽 1/3은 아이티의 영토이고, 동쪽 2/3는 도미니카 공화국의 영토이다.
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910כי ראינו את כוכבו במזרח ובאנו להשתחוות לו.
Işık Doğudan Yükselirאורות ממזרח.
Mindanao, Filipinler'in ikinci büyük ve en doğudaki adası.מינדנאו (בפיליפינית ובטאגאלוג Mindanao) הוא האי השני בגודלו והמזרחי ביותר בפיליפינים.
Doğuda kaldı ve Doğu Roma ordusunu yeniden düzenlemeye girişti.הוא נותר במזרח ופעל לארגון צבאו מחדש.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.מסופר שהוא הגיע מכיוון המזרח.
Kilisenin girişi doğudandır.המנזר צמוד לכנסייה ממזרח.
Romanya, doğuda güney Rusya boyunca, orta Asya'nın bozkırlarından Moğolistan'a kadar üreme görterirler.כמו יפן ווייטנאם כך גם דרום אסיה הצליחה להדוף את ההתקדמות המונגולית.
Doğuda ilk opera.מראשוני תנועת הפועל המזרחי.
Köprü aynı zamanda en doğudaki Roma köprüsü ve barajıdır.המבנה הוא גם הגשר והסכר הרומיים המזרחיים ביותר, עמוק בתוך השטח האיראני.
Kökleri Doğuda, Batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür.המתפרעים יידו אבנים לעבר רחבת הכותל המערבי, שפונתה.
1916 yılına girildiğinde doğudan Ruslar harekete geçmişti.ואולם, ב-1916 החל היתרון לעבור לידי הרוסים.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Бързият Фобос изгрява от запад и залязва на изток и изгрява отново само 11 часа по-късно.
Giriş doğudan gök ve beyaz mermerden yapılmış kapı ile sağlanmaktadır.Достъпът е от изток през врата с мраморна каса.
Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer.Притежава два циферблата обърнати на запад към града.
Mahallenin adının köy büyükleri tarafından doğudan geldiği söylenmektedir.Предполага се, че това име им е дадено от източните им съседи.
Naukan köyü 1958 yılında taşınana kadar Avrasya'nın en doğudaki yerleşimi idi.До 1958 г. е най-източното селище в Евразия.
Kilisenin girişi doğudandır.Входът на крепостта е от изток.
Doğudaki dağlık alanlar volkanik kökenlidir.Склоновете на планината са с вулканичен произход.
Doğudan Dumanlı (Puslu) Dağlar, batıdan Mavi Dağlar tarafından çevrilidir.То се намира между Мъгливите планини на изток и Сините планини на запад.
Doğuda — Hakasya Cumhuriyeti.Ужичка република към Източна Босна.
Doğudan Osmanlı ordusunun sağ kanadına saldırıp kuşatacaktır.Задачите ѝ са да атакува на изток с цел десния фланг на Османската армия.
Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Marmaris'e kadar 1542 kilometredirБреговата му линия е 1542 километра и се разпростира от сирийската граница на изток до Мармарис на запад.
Mindanao, Filipinler'in ikinci büyük ve en doğudaki adası.Mindanao je drugi otok po veličini i najistočniji otok Filipina.
Doğuda Hunedoara şehri.Zapad provincije Hunan.
Doğuda ilk opera.Istočna Kina.
Doğuda ise daha vahim bir durum ortaya çıkmıştir.Ali, na Istoku se javlja prava opasnost.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Devon graniči sa Cornwallom na zapadu, te sa grofovijama Dorset i Somerset na istoku.
Bunun nedeni, doğuda zafer üstüne zafer kazanan Cermenlerin batıdaki tehditlere pek aldırış etmemesiydi.Time je zapadna Europa izbjegla vrlo vjerojatnu devastaciju.
Maine eyaleti ABD'nin en doğuda bulunan eyaletidir.Maine je najvýchodnejší štát USA.
Washington eyaletinde yıllık hava ısısı doğudan batıya değişkenlik göstermektedir.Podnebie štátu Washington sa mení predovšetkým z východu na západ.
Park, batıda Cerro Los Colorados ve doğuda Sierra de Sañagasta arasında bir yer alan bir havzadır.Park sa nachádza v údolí medzi západným pohorím Cerro Los Colorados a východným Sierra de Sañagasta.
Arcadius doğudaki, Honorius ise batıdaki vârisiydi.Arcadius vládol na východe, vo Východorímskej ríši, Honorius na západe, v západorímskej ríši.
Bir süre sonra tekrar yavaşlayarak durur ve doğudan batıya alışılmış hareketine döner.Potom by Slnko postupne zastavilo a začalo sa pohybovať opačne, zo západu na východ.
Cadde, batıda Madison Caddesi'nden doğuda Lexington Caddesi'ne kadar devam etmektedir.Vedie paralelene s ulicami Madison Avenue na západe a Lexington Avenue na východe.
Komşuları güneyde Overijssel, batıda Friesland, kuzeyde Groningen ve doğuda ise Almanya'dır.Susedí s provinciami Overijssel na juhu, Frízsko na západe, Groningen na severe a s Nemeckom na východe.
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Rim se je vedno zelo nerad vmešaval v dogajanja na vzhodu.
Kilisenin girişi doğudandır.Vhod v cerkev je z zahodne strani.