Ana içeriğe geç
Sözlük

doğuda ile cümle

doğuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Toinen oja laski itäpäästä kohti itää.
Doğuda Fransızca ile karışık olan Gallo dili, batıda ise sıradan Bretonca konuşulur.Bretoni on kelttiläinen kieli, jota puhutaan Bretagnessa, Luoteis-Ranskassa bretonien keskuudessa.
Komşuları batıda Polonya, kuzeybatıda Litvanya, kuzeyde Letonya, doğuda Rusya ve güneyde Ukrayna'dır.Rajanaapureita ovat Puola ja Liettua lännessä, Venäjä idässä, Ukraina etelässä ja Latvia pohjoisessa.
Ama asıl gayeleri doğuda bir takım topraklar elde etmekti.Kansainvaellukset toivat alueelle itägootit.
Mindanao, Filipinler'in ikinci büyük ve en doğudaki adası.Το Μιντανάο είναι το δεύτερο μεγαλύτερο νησί των Φιλιππίνων.
Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Άποψη του χωριού στο ξεκίνημα της άνοιξης.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Η ρωμαϊκή επικράτεια διαιρέθηκε πλέον στα δύο : ο Οκταβιανός κράτησε τη Δύση και ο Αντώνιος πήρε την Ανατολή.
Güney ve doğudan sınırlayan kıyılar ise alçaktır.Οι συνδέσεις μεταξύ Ανατολής και Δύσης είναι φτωχότερες.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Den østlige del af landet lå nu åbent for ham.
5. yüzyılda batının yaşadığı zorlukların pek çoğu doğuda kendini göstermedi.I 5. århundrede var de østlige statsindkomster mange gange større end de vestlige.
Kilisenin girişi doğudandır.Kirken set fra vest.
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910For vi har set hans stjerne gå op og er kommet for at tilbede ham.« (Bibeloversættelsen fra 1992).
Daha doğuda ve bugünlü Bohemya bölgesinde Avarlar ve daha sonra da Slavlar yerleşmişti.Øst herfor i det nuværende Mähren og Böhmen slog først avarerne og senere slaverne sig ned.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.Græsarealet går helt ud til Susåen mod vest.
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››Vi har sett hans stjerne gå opp, og vi er kommet for å hylle ham.»
Roma her zaman doğuda neler olup bittiğiyle ilgilenmek konusunda biraz ilgisiz davranmıştır.Roma hadde alltid vært meget tilbakeholdne med å involvere seg i forholdene i øst.
Doğudaki durum yüzünden cezalandırıcı bir sefer ancak 167 yılında mümkün oldu.Grunnet situasjonen i øst var det kun en straffeekspedisjon som kunne bli igangsatt i 167.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos stiger opp i vest, går ned i øst, og stiger opp igjen på kun 11 timer.
Bu seri belki de sadece doğuda tedavül için üretilmişti.Det kan da være at kledet er produsert i Midtøsten.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.I Tyskland er tradisjonelt de nordlige og østlige områder protestantiske, mens sør og vest er katolske.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Den østlige delen av landet lå nå åpent for ham.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Hans romerske besittelser ble fordelt mellom Octavius i vest og Antonius i øst.
Kilisenin girişi doğudandır.Kirka sett østfra.
Batı yönündeki bu yeni şiddet dalgası, belki de uzak doğudaki kabileler yüzündendi.Den nye driven vestover hadde antagelig sin årsak i angrep fra andre stammer lengre øst.
Ercep, doğudan gelen dere yönünde ilerler.Sideelva renner vestover og renner ut i Orklas høyrebredd fra øst.
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Derimot truet nye farer fra øst.
Okhotsk, Rusya'nın en doğudaki kenti.Anadye er Russlands østligste by.
Doğuda Hamedan Eyaleti ile sınırdır.Det har også grense mot delstaten Wyoming i øst.
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.I kystnære strøk er forskjellen mellom sommer og vinter mindre på grunn av havets utjevnende virkning.
İmparatorun Almanya'ya en çok uzun süreli katkısı onun kuzey ve doğudaki hareketlerinden geldi.Sumbangan kaisar yang paling tahan lama untuk Jerman datang dari tindakan-tindakannya di utara dan timur.
Doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik.››Kami telah melihat bintang-Nya di Timur dan kami datang untuk menyembah Dia."
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos terbit di barat, tenggelam di timur, dan terbit lagi dalam waktu 11 jam.
Bu nedenle, doğudan batı eyaletlerine rotasyonun alışılmadık bir yanı yoktur.Oleh karena itu tidak ada indikasi bahwa rotasi ini dari timur ke provinsi barat tidak biasa.
Ancak, doğudaki Arapları savaşmak zorunda kaldığından projesini bitiremedi.Karena harus melawan orang Arab di timur, ia tidak bisa menyelesaikan proyeknya.
Doğuda yaşayanların bir kısmı gezicidir.Sebagian penduduk di desa ini adalah warga transmigran.
Eyalet doğudaki ilidir.Bangunannya bergaya Oriental.
Ovadan akan çaylar yeteri kadar çoktur (özellikle doğuda).Banyak ekspatriat (khususnya dari Barat) tinggal di daerah ini.
Batıdan Osmanlı, doğudan İran ordularının saldırılarına uğradı.Mereka datang dari barat daya Iran.
Cadde, batıda Madison Caddesi'nden doğuda Lexington Caddesi'ne kadar devam etmektedir.Di sepanjang jalan, bentangannya paralel hingga Madison Avenue di barat dan Lexington Avenue di timur.
Güneyde ilerleyen saldırı, doğuda püskürtülür.Pertarungan antar faksi berlanjut di selatan.
Ercep, doğudan gelen dere yönünde ilerler.Poros utama membentang dari timur ke barat.
Güneş doğudan doğar.Timur adalah tempat matahari terbit.
Doğuda kalan kısım ise Adana Bölümü olarak adlandırılır.Daerah sebelah Timur dinamakan Luhak Tanah Datar.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Mọi con mắt ở phía Đông bây giờ hướng vào ông.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Các lãnh địa La Mã đã được phân chia giữa Octavian bây giờ ở phương Tây và Antonius ở phía Đông.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.Phobos mọc lên ở phía tây, lặn ở phía đông, và lại mọc lên chỉ sau 11 giờ.
Nero hakkında genellikle olumsuz bir bakış açısına sahip olsa da, Nero'nun doğuda sevildiğinden bahseder.Tuy nhiên khía cạnh nhìn của ông còn lu mờ, ông khẳng định sự hoan nghênh cho Nero ở phía Đông.
Batıda Libra (Terazi), doğuda ise Sagittairus (Yay) takımyıldızları arasında yer alır.Nó nằm giữa Thiên Xứng (Libra) về phía tây và Cung Thủ (Sagittarius) về phía đông.
Doğuda — Hakasya Cumhuriyeti.Cộng hòa dân chủ Timor - Leste.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.フォボスは西から上って東へ沈み、11時間後に再び上る。
Ercep ise doğudan gelen dere yönünde ilerler.ここから西へ進んで加納(岐阜)へと至る。
Doğuda Onun yıldızını gördük ve Ona tapınmaya geldik. ^ 1910我々は東方でその星を見たので、そのお方を礼拝しに来ました」。
Mindanao, Filipinler'in ikinci büyük ve en doğudaki adası.ミンダナオとは フィリピン諸島で二番目に大きな島。
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.西側3分の1をハイチ、東側3分の2をドミニカ共和国が統治している。
Eskiden bu lehçe daha doğuda olan Pazar'a (Atina) kadar daha geniş bir alanda konuşulmaktaydı.かつては西はレナ川に至るより広い範囲で話されていた。
Ovadan akan çaylar yeteri kadar çoktur (özellikle doğuda).遠州弁との共通点が多い(特に東三河)。
Alttan birer kilometre doğuda bulunan göllere akıntısı olduğu sanılmaktadır.数千平方マイルある北極海で人が住んでいる地点に来るという、全くの偶然だった。
Çünkü buradaki dağlar, doğudakiler kadar yüksek değildir.この山脈はヒマラヤほどの高度はない。
Doğuda ilk opera.東晋の最初の年号。
Yine doğuda yer alan Devils Gölü eyaletin en büyük doğal gölüdür.州内最大の自然湖であるデビルズ湖も東部にある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod