Dağın tepesinin doğudan, ilkbaharın sonlarına doğru görünümü.Vy över berget i början av våren.
Kilisenin girişi doğudandır.Kyrkans huvudingång ligger i öster.
Kuzeyde Meksika, doğuda Belize ve Honduras, güneyde ise El Salvador'la komşudur.Landet gränsar i norr till Mexiko, i nordost till Belize och i söder till El Salvador och Honduras.
Koro doğuda, kilise kulesi ise batıda yer alır.Koret ligger i öster och kyrktornet i väster.
Şimdi doğuda bütün gözler onun üstündeydi.Усі західні провінції стали на його бік.
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.Жито вирощується переважно в Центральній, Східній та Північній Європі.
Okhotsk, Rusya'nın en doğudaki kenti.Балтійськ — найзахідніше місто Росії.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.Можливо, був родом із Західної Європи.
Doğudaki Aramiler ise bağımsızlıklarını korudular.Проте захоплені землі зберегли певну автономію.
Kuzeyden güneye gölün uzunluğu 36 kilometre ve doğudan batıya genişliği 6 - 12 kilometredir.Довжина озера з півночі на південь — 36 кілометрів, ширина коливається від 6 до 12 кілометрів.
Doğuda Japon Denizi (Doğu Denizi) ve batıda Sarı Deniz ile çevrilidir.На сході омивається Східним морем (Японським морем), на заході — Жовтим морем.
Mindanao, Filipinler'in ikinci büyük ve en doğudaki adası.Мінданао — другий за розміром острів Філіппін.
Güneş doğudan doğar.Породілля відбувається навесні.
Güneş her zaman doğudan doğar.Сонце завжди встає на сході.
Roma sömürgeleri artık batıda Octavianus, doğuda ise Antonius arasında bölünmüştü.Vláda nad římským světem byla nyní rozdělena mezi Octaviana na západě a Antonia na východě.
Doğuda ise daha vahim bir durum ortaya çıkmıştir.Ještě nebezpečnější byla situace na východě.
378'e gelindiğinde Valens doğudaki üssü Antakya'dan batıya ilerleme imkânı buldu.Teprve na jaře roku 378 se Valens vypravil z Antiochie na západ.
Doğuda Lombok geçidi Bali ile Lombok adasını birbirinden ayırır.Od ostrova Lombok na východě je Bali odděleno Lombockým průlivem.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.Středem vsi protéká od východu na západ Ještětický potok.
Arcadius doğudaki, Honorius ise batıdaki vârisiydi.Vládu po něm převzali Arcadius na Východě a Honorius na Západě.
Ülkenin sınır komşuları batı ve kuzeyden Norveç, doğudan ise Finlandiya'dır.Sousedními kraji byly Západní Finsko na severozápadě a Východní Finsko severovýchodě.
St. John's, Kanada'nın en doğudaki eyâleti olan Newfoundland ve Labrador'un başkenti ve en büyük kentidir.John's) je hlavní a největší město kanadské provincie Newfoundland a Labrador.
İl doğuda Laos ve güneydoğuda Kamboçya ile komşudur.Na západě sousedí s Laosem a Kambodžou.
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Třetí vlna přišla z východu.
19. yüzyıl'ın ikinci yarısı boyunca bu bölgeye, doğudaki kıyılardan gelen göçmenler yerleştirildi.Během následujících dvaceti letech, přišly nové migrační vlny z vnitřku území na pobřeží.
Genelde doğuda savunma aracı olarak görevi yapmıştır.Nastupoval většinou na pozici defenzivního záložníka.
Güney ve doğudan sınırlayan kıyılar ise alçaktır.Nižší jižní a východní svahy jsou zalučněny.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.Protestantismul este concentrat în nord și est, iar Romano-Catolicismul în sud și vest.
Sahil şeridinin çoğu batı, kuzey ve doğudadır.Majoritatea pădurilor se află în centru, est și vest.
İkinci tehlike doğudan Timur'dan gelmekteydi.Al doilea Jurnal al unui evadat din Est.
Doğudaki her şehir dünyanın merkezinde bulunmaktadır.Toate bisericile orașului se află în centru.
Yunanistan, Roma İmparatorluğu'nun doğudaki en önemli eyaletiydi.Acesta a fost cel mai nordic avanpost al Imperiului Grec în Asia Centrală.
Doğuda yaşayanların bir kısmı gezicidir.Cele din ținuturile nordice sunt călătoare.
Batıda Hamana Gölü, doğuda Tenryū Nehri ve güneyde Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunmaktadır.Acestea sunt mărginite de Lacul Hamana la vest, râul Tenryu la est, și Oceanul Pacific la sud.
Saat 11.00'de, Türk kuvvetlerinin Girne'ye doğudan hücumu başladı.Către orele 11.00 lagărul turc se afla în mîinile rușilor.
St. John's, Kanada'nın en doğudaki eyâleti olan Newfoundland ve Labrador'un başkenti ve en büyük kentidir.St. John’s este orașul cel mai vechi în Newfoundland, Canada.
Hızlı Phobus batıda doğar ve doğuda batar, sonra tekrar 11 saat sonra doğar.A Phobosz nyugaton kel és keleten nyugszik, majd 11 óra múlva újból felkel.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Két ország található a szigeten: nyugati harmadán Haiti, keleti kétharmadán a Dominikai Köztársaság.
Park, batıda Cerro Los Colorados ve doğuda Sierra de Sañagasta arasında bir yer alan bir havzadır.A park egy medencében fekszik a Cerro Los Colorados és a Sierra de Sañagasta között.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Nyugati szomszédja Cornwall, a keletiek Dorset és Somerset.
Güneş doğudan doğar.Keleten kél a Nap.
Dikdörtgen şeklindeki arsa kuzeyden güneye 961 metre ve doğudan batıya 753 metre uzunluğundadır.Alaprajza téglalap alakú, hossza északról délre 961 méter, keletről nyugatra 753 méter.
Batıda Paraná Nehri, doğuda da Uruguay sınırını oluşturan Uruguay Nehri'yle sınırları bulunur.Nyugaton a Paraná, keleten az Uruguay folyó határolja.
Rüzgar güney doğudan dönmüştü.A szél keletről fújt.
Doğudan gelen bu haberler Avrupalıları korkuttu.Ezután Kelet-Anglia népén eluralkodott a rémület.
Kuzeyde Balıkesir, doğuda Manisa, güneyde Aydın illeri ile komşudur.Északon Balıkesir, keleten Manisa, délen Aydın határolja.
Bu iki sıra doğuda Tunus sınırına doğru birbirine yakınlaşır.A két község közvetlenül egymással kelet-nyugat irányban határos.
IŞİD, kuzey ve doğudaki bölgelerin çoğunu ele geçirmiştir.Magában foglalta Észak- és Kelet-Európa nagy részét.
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.A rozst elsősorban Európa keleti, középső és északi részén termesztik.
Öte yandan Ladoga Gölü'nün doğusuna, Karelia'ya ilerleyerek kenti doğudan da tehdit eder duruma geldiler.Kelet-Karélián át is közelítettek, a Ladoga-tótól keletre, keleti irányból is fenyegetve Leningrádot.
Sasani İmparatorluğu doğudan ve güneydoğudan Suriye, Mısır ve Anadolu'ya baskı yapmaktaydı.Keletről és délről az Újperzsa Birodalom fenyegette Szíriát, Egyiptomot és Anatóliát.
Fransa-İtalya sınırından 20 kilometre doğudadır ve bağlı olduğu il merkezi Imperia'dan 36 km uzaktadır.A francia határtól 20 km-re, a Tengeri-Alpok lábainál fekszik, Imperiától 36 km-re .
“Ve tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe yaptı; ve yarattığı Âdem’i oraya koydu.Ja Herra Jumala istutti paratiisin Eedeniin, itään, ja asetti sinne ihmisen, jonka hän oli tehnyt.
Rüzgar güney doğudan dönmüştü.Tuuli käy etelästä.
Quietus ve Balista, yönetimlerini emniyete almak için doğuda kaldılar.Ballista ja Quietus jätettiin valvomaan idän provinsseja.
Dongxiang ismi doğudaki köy halkı anlamındadır.Nimitys Dongxiang on alun perin ollut paikannimi, joka tarkoittaa itäistä kylää.
Doğuda ilk opera.Idän tähti.
Ülke, batıda Guatemala'ya, kuzey ve doğuda Honduras'a komşudur.Sen rajanaapureina ovat lännessä Guatemala, pohjoisessa ja idässä Honduras.
Doğuda Hunedoara şehri.Hunyadin linna Hunedoarassa.
Kontluğun komşuları batıda Cornwall, doğuda Dorset ve Somerset kontlukları bulunur.Sen länsipuolella on Cornwall, itäpuolella Dorset ja Somerset.