Wrath doğuda tatbikat alanında, Pride da buraya tıkılı!Гнев на учебном полигоне на востоке, а Гордость торчит здесь!
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Rúbenovej od východnej strany po západnú stranu k moru: Júdovi jeden diel.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Ruben, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Juda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Rubenowej, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Juda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg meje Rubenove, od vzhodne do zahodne strani: Juda, en delež.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Judá tendrá una parte junto al territorio de Rubén, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Rúben desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Judá terá uma porção.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.르우벤 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 유다의 분깃이요
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Rubens Område fra Østsiden til Vestsiden: Juda, een Stammelod.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Ruben, dela răsărit pînă la apus, partea lui Iuda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Ruben soll Juda seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Rubens område skall Juda hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Rubens landemerke, fra østsiden til vestsiden, Juda én lodd.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Rúben határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Júda, egy [rész;]
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Ruubenin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Juuda, yksi osa.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Ruben, dal limite orientale fino al limite occidentale: Giuda, una parte
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Ruben, de l`orient à l`occident: Juda, une tribu.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi của Ru-bên, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của Giu-đa.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi của Ru-bên , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của Giu-đa .
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Ρουβην, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ιουδα, εν.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Рувимовата граница, от източната страна до западната страна, Юда ще има един дял.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Рувима, от восточного края до западного, это один удел Иуде.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול ראובן מפאת קדים עד פאת ימה יהודה אחד׃
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم رأوبين من جانب الشرق الى جانب البحر ليهوذا قسم واحد.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 流 便 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 猶 大 的 一 分
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著流 便 的 地界 、 從東 到 西 、 是 猶大 的 一 分
Yani doğudaki büyük ülke mi?Altså det store land østpå?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Intendi il paese più grande dell'est?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Menar du det stora landet österut?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Referes-te ao grande país a Este?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Tarkoitatko suurta maata idässä?
Yani doğudaki büyük ülke mi?¿Te refieres ese país tan grande situado al este?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Z tego dużego kraju na wschodzie?
Yani doğudaki büyük ülke mi?Από τη μεγάλη χώρα στην ανατολή;
Yani doğudaki büyük ülke mi?Ты имеешь в виду большую страну на востоке?
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Así que, el viento viene ahora del NE de India, cruzando el océano Índico, por este camino hacia África.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.A szél ezúttal északkeleti irányból fúj, az Indiai-óceánon át, ebben az irányban Afrika felé.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Der Wind kommt jetzt also aus dem Nordosten, von Indien über den Indischen Ozean, über diesen Weg nach Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Dus de wind komt nu uit het noordoosten uit India, over de Indische Oceaan, deze kant langs naar Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Nyt tuulet tulevat koillisesta pois Intiasta, yli Intian valtameren, tätä kautta kohti Afrikkaa.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Så, vinden kommer nu fra nordøst ud af Indien, krydser det Indiske Ocean, denne vej mod Afrika.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Takže vietor teraz prichádza zo severovýchodu preč z Indie, krížom cez oceán, smerom na Afriku.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Vì vậy, gió bây giờ đến từ Đông Bắc ra khỏi Ấn Độ, băng qua Ấn Độ Dương, từ đó đi tới Châu Phi.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.Wiatr wieje z północnego wschodu, znad Indii, przez Ocean Indyjski, w kierunku Afryki.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.И така, сега вятърът идва от североизток извън Индия, през Индийския океан, насам към Африка.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da Afrika'ya gidiyor.То есть ветер дует с северо-востока, в сторону Индии через Индийский океан по направлению к Африке.
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da이제 바람은 북동쪽에서 불어오죠. 인도 대륙에서 인도양을 거쳐
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan daאז, כעת הרוח מגיעה מצפון מזרח מכיוון הודו, לאורך האוקיינוס ההודי,
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan daأي، أن الرياح الآن تأتي من الشمال الشرقي خارجة من الهند، عبر المحيط الهندي،
Yani, rüzgar Hint Okyanusu'ndan Hindistan'a kuzey-doğudan giriyor, ve oradan da吹いて来てインド洋を越えて アフリカ方面に向かいます
Yine de aynı zamanda doğudaki ticaret merkezleri ve Ortodoks Kilisesi ile de bağlantılar sürmüştür.Samaan aikaan yhteyksiä oli kuitenkin myös itäisiin kauppakeskuksiin ja ortodoksiseen kirkkoon.
Yine de aynı zamanda doğudaki ticaret merkezleri ve Ortodoks Kilisesi ile de bağlantılar sürmüştür.Samtidigt hade man emellertid även kontakter med handelscentra i öst och den ortodoxa kyrkan.
Yine de aynı zamanda doğudaki ticaret merkezleri ve Ortodoks Kilisesi ile de bağlantılar sürmüştür.В то же время существовали связи с восточными торговыми центрами и с православной церковью.
Yine de aynı zamanda doğudaki ticaret merkezleri ve Ortodoks Kilisesi ile de bağlantılar sürmüştür.في نفس الوقت كان هناك على كل حال تواصل أيضاً مع المراكز التجارية للشرق ومع الكنيسة الأرثوذكسية.
Yunus aşağı taşır gibi, yağlı sakinlik doğudan yüzer, deniz hala yumuşak su geride bırakarak, onunla fırtına.요나가 아래로 전달 등 기름진 평온은 동쪽에서 밖으로 수레, 그리고 바다가 아직 뒤에 부드러운 물을 떠나 그와 함께 강풍.
Yunus aşağı taşır gibi, yağlı sakinlik doğudan yüzer, deniz hala yumuşak su geride bırakarak, onunla fırtına.רוגע שמן צף החוצה ממזרח, והים עדיין, כמו יונה נושאת את סופה איתו, והשאיר מים חלקה מאחור.
Yunus aşağı taşır gibi, yağlı sakinlik doğudan yüzer, deniz hala yumuşak su geride bırakarak, onunla fırtına.背後に滑らかな水を残して彼と強風、。 彼は乏しいheedsそのような浪人騒ぎの旋回中心部にダウン
‹‹Zevuluna bir pay verilecek; sınırı İssakarın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Al lato del territorio di Issacar, dalla frontiera orientale a quella occidentale: Zàbulon, una parte
‹‹Zevuluna bir pay verilecek; sınırı İssakarın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Izacharovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Zabulonovi jeden diel.
‹‹Zevuluna bir pay verilecek; sınırı İssakarın doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Izachar, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Zabulon,