Orta Doğuda bunu görebilirsiniz.Vidíme to například na Blízkém východě.
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz.Вижда се в Средния Изток.
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz.אתם יודעים, במזרח התיכון.
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz.تعلم، أن بإمكانك أن تراها في الشرق الأوسط.
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz.ガザの人がイスラエルに向け ミサイルを発射しています
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Ceva activitate în Orientul Apropiat, buzunarele mici.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Een paar in het Midden-Oosten, kleine enclaves.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Ein bisschen etwas im mittleren Osten, diese Nischen hier.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Il y en a au Moyen-Orient, les petites poches.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.작은 호주머니처럼 생긴 중동에서는 약간의 검색 요청들이 있군요.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Lumayan ada aktivitas di Timur Tengah, kantung-kantung kecil.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Qualcosa in Medio Oriente, delle piccole zone.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Trochę mniej na Bliskim Wschodzie -- tylko parę miejsc.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Un poco en Oriente Medio, pequeños cúmulos.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Vùng Trung Đông hơi trầm lắng.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Малко в Близкия Изток, като малки джобове.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.Немного на Среднем Востоке, маленькие зоны.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.יש קצת במזרח התיכון, מקומות מבודדים.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.هناك البعض في الشرق الأوسط، مثل الجيوب الصغيرة.
Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar.ヨーロッパは 昼ぐらいですから
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Eu sempre acreditei que a origem do problema no Oriente Médio é os EUA.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Hari ini Trump membuat kebijakan Jerusalem sebagai Ibu Kota Israel.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Je reste convaincu que la source du problème du Moyen-Orient, ce sont les USA.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Siempre creo que la fuente del problema de Medio Oriente es Estados Unidos.
Orta Doğudaki sorunların kaynağının her zaman ABD olduğuna inanmışımdır.Я всегда считал, что источником проблем на Ближнем Востоке является США.
Orta doğuda yaşayan -- bilhassa, Irak'ta.아랍 이슬람 교도의 입장이 되어 보시는 겁니다.
Orta doğuda yaşayan -- bilhassa, Irak'ta.שחי במזרח התיכון -- בפרט בעיראק.
Orta doğuda yaşayan -- bilhassa, Irak'ta.يعيش في الشرق الأوسط ، وتحديداً في العراق .
Orta doğuda yaşayan -- bilhassa, Irak'ta.想像する事です もう少し具体的にしましょう
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.aby poznali od východu slnca aj od západu, že nieto nikoho krome mňa. Ja som Hospodin, a niet viacej nikoho,
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.Aby poznali od východu slunce i od západu, že není žádného kromě mne. Jáť jsem Hospodin, a není, žádného více.
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.forat de både i øst og i vest skal vite at det er ingen foruten mig; jeg er Herren, og det er ingen annen,
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.해 뜨는 곳에서든지 지는 곳에서든지 나 밖에 다른 이가 없는 줄을 무리로 알게 하리라 나는 여호와라 다른이가 없느니라
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.så de kender fra Solens Opgang til dens Nedgang: der er ingen uden mig. HERREN er jeg, ellers ingen,
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.дабы узнали от восхода солнца и от запада, что нет кроме Меня; Я Господь, и нет иного.
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.За да познаят от изгрева на слънцето и от запад, Че освен Мене няма никой, Че Аз съм Господ, и няма друг.
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.למען ידעו ממזרח שמש וממערבה כי אפס בלעדי אני יהוה ואין עוד׃
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.لكي يعلموا من مشرق الشمس ومن مغربها ان ليس غيري. انا الرب وليس آخر.
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.從 日 出 之 地 到 日 落 之 處 、 使 人 都 知 道 除 了 我 以 外 、 沒 有 別 神 、 我 是 耶 和 華 、 在 我 以 外 並 沒 有 別 神
Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. RAB benim, başkası yok.從 日出 之 地 到 日落 之 處 、 使 人 都 知道 除了 我 以外 、 沒有別神 、 我 是 耶和華 、 在 我 以外 並沒 有 別神
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Chúng ta hãy xem thử Trung Quốc đang tự kiến lập lại hệ thống thứ bậc đó như thế nào ở viễn đông.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Deci să ne uităm cum restabilește China ierarhia în estul îndepărtat.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Dus laten we eens kijken hoe China die hiërarchie in het verre oosten weer aan het installeren is.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Jadi mari kita lihat bagaimana China mendirikan kembali hirarki itu di Timur Jauh.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.그럼 극동에서 중국의 계급 재설정 방식을 보겠습니다.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Lassen Sie uns einmal untersuchen wie China diese Hierarchie in Fernen Osten verändert.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Nézzük meg, hogy Kína hogyan állítja helyre a távol-kelet hierarchiáját.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Observemos cómo China está restableciendo esa jerarquía en el extremo oriental.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Popatrzmy zatem, jak Chiny odbudowują hierarchię na Dalekim Wschodzie.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Regardons comment la Chine réinstalle cette hiérarchie en Orient.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Vediamo come la Cina sta ristabilendo il suo dominio in Estremo Oriente.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Γι'αυτό ας δούμε πώς η Κίνα επανεγκαθιστά αυτή την ιεραρχία στην άπω ανατολή.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Така, нека да погледнем как Китай пресъздава таза йерархия в далечния изток.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.Так что давайте рассмотрим, как Китай восстанавливает этот порядок на дальнем востоке.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.אז הבה נראה כיצד סין מבססת בחזרה את ההיררכיה במזרח הרחוק.
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.دعونا نري كيف تتحكم الصين بتلك السلطة العليا في الشرق الأقصي .
O zaman bakalım Çin uzak doğuda hiyerarşiyi nasıl yeniden yapılandırıyor.再構築しているか見てみましょう グローバル・ハブから始めます
RAB Tanrı doğuda, Adende bir bahçe dikti. Yarattığı Ademi oraya koydu.A Hospodin Bôh vysadil zahradu čiže raj v Édene, od východu, a tam postavil človeka, ktorého utvoril.
RAB Tanrı doğuda, Adende bir bahçe dikti. Yarattığı Ademi oraya koydu.Apoi Domnul Dumnezeu a sădit o grădină în Eden, spre răsărit; şi a pus acolo pe omul pe care -l întocmise.
RAB Tanrı doğuda, Adende bir bahçe dikti. Yarattığı Ademi oraya koydu.De HERE God plantte een hof in Eden, in het oosten en bracht de mens, die Hij had geschapen daarheen.