Ana içeriğe geç
Sözlük

doğuda ile cümle

doğuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Benzer sorunlar doğuda da ortaya çıkıyor.Схожі проблеми проявляються так само й на Сході.
Benzer sorunlar doğuda da ortaya çıkıyor.בעיות דומות מתעוררות גם במזרח.
Benzer sorunlar doğuda da ortaya çıkıyor.ان هذه المشاكل منتشرة في الشرق ايضاً
Benzer sorunlar doğuda da ortaya çıkıyor.州ごとに原因は違いますが
Bölüm 15: "Doğudan Gelen Elçi""L'emissario dell'est".
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.A keď budete pretrubovať, budú sa rušať tábory, ktoré sú rozložené na východ.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Cînd veţi suna cu vîlvă, să pornească ceice tăbărăsc la răsărit;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak."Cuando toquéis con estrépito, se pondrán en marcha los campamentos que acampan al este
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Gdyby zaś zatrąbiono głos przerywając, tedy się ruszy obóz leżących na wschód słońca.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Ha pedig riadót fújtok, akkor induljon azok tábora, a kik napkelet felõl táboroznak.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kadar pa bučno zatrobite, naj se vzdignejo vojske, ki so v šatorih proti jutru.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kalau trompet ditiup pendek-pendek, itu tandanya suku-suku yang berkemah di sebelah timur harus berangkat
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng vang, thì những trại quân ở về hướng đông phải ra đi.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng_vang , thì những trại quân ở về hướng đông phải ra_đi .
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.너희가 그것을 울려 불 때에는 동편 진들이 진행할 것이고
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Men når I blåser alarm, da skal de leire som ligger mot øst, bryte op.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Mutta kun puhallatte hälytyssoiton, silloin lähtekööt itään päin leiriytyneet leirit liikkeelle.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Når I blæser Alarm med dem, skal Lejrene på Østsiden bryde op;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Och när I blåsen en larmsignal, skola de läger bryta upp, som ligga österut.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Pakli by s nějakým přetrubováním troubili, hnou se s místa, kteříž leželi k východní straně.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quando se tocar retinindo, partirão os arraiais que estão acampados da banda do oriente.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quando suonerete uno squillo di acclamazione, gli accampamenti che sono a levante si metteranno in cammino
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quand vous sonnerez avec éclat, ceux qui campent à l`orient partiront;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Wenn ihr aber drommetet, so sollen die Lager aufbrechen, die gegen Morgen liegen.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Και οταν σαλπιζητε αλαλαγμον, τοτε θελουσι σηκονεσθαι τα στρατοπεδα τα εστρατοπεδευμενα προς ανατολας.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.А когато засвирите тревога, тогава да се дигат становете, които са разположени към изток;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.когда затрубите тревогу, поднимутся станы, становящиеся к востоку;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.ותקעתם תרועה ונסעו המחנות החנים קדמה׃
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.واذا ضربتم هتافا ترتحل المحلات النازلة الى الشرق.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.吹 出 大 聲 的 時 候 、 東 邊 安 的 營 都 要 起 行
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.吹出 大聲 的 時候 、 東邊安 的 營都 要 起行
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.A malta de Briggs vai fazer alguma coisa num campo de treino a leste.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Briggs-folkene skal til noget træning i Eastern.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Briggsin väki tekee jotakin harjoitusalueella idässä.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Briggs-människorna ska göra nåt på nåt träningsfält i Eastern.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Los hombres de Briggs van a hacer algo en un campo de entrenamiento del este.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Ludzie z Briggs będą czegoś próbowali podczas ćwiczeń na wschodzie.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Quelli di Briggs devono fare qualcosa al campo di addestramento a est.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Οι τύποι από το Μπριγκς θα κάνουν κάτι σε κάποιο πεδίο εκπαίδευσης ανατολικά.
Briggs'tekiler doğudaki bir eğitim alanında bir şey yapavaklar.Люди из Бриггса собираются что-то сделать на каком-то полигоне на востоке.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Dice que atravesó todo el desierto ella sola para llegar hasta aquí.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Ela diz que atravessou o grande deserto a Este, sozinha, para vir até aqui.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Ha attraversato il grande deserto a est tutta da sola, per venire qui.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Hon säger att hon gick genom öknen- -alldeles själv.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Hun gik gennem ørkenen - - helt alene.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Twierdzi, że sama przeszła wielką pustynię na wschodzie.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Tyttö väittää ylittäneensä aavikon yksin tullakseen tänne.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Λέει ότι διέσχισε μόνη της τη μεγάλη έρημο της ανατολής για να έρθει εδώ.
Buraya gelmek için doğudaki büyük çölü tek başına geçtiğini söylüyor.Она говорит, что пересекла пустыню на востоке одна, чтобы прийти сюда.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Als iemand zegt dat de Christus zich ergens verborgen houdt, geloof hem niet.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Căci, cum iese fulgerul dela răsărit şi se vede pînă la apus, aşa va fi şi venirea Fiului omului.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Come la folgore viene da oriente e brilla fino a occidente, così sarà la venuta del Figlio dell'uomo
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.For som lynet går ut fra øst og skinner like til vest, således skal Menneskesønnens komme være.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Kajti kakor izhaja blisk od vzhoda in se sveti do zahoda, tako bode prihod Sinu človekovega.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.번개가 동편에서 나서 서편까지 번쩍임 같이 인자의 임함도 그러하리라
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Lebo jako vychádza blesk od východu a ukazuje sa až na západ, tak bude aj príchod Syna človeka.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Neb jakož blesk vychází od východu slunce, a ukazuje se až na západ, takť bude i příchod Syna člověka.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Sebab kedatangan Anak Manusia seperti cahaya kilat memancar dari timur, dan bersinar sampai ke barat
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Sillä niinkuin salama leimahtaa idästä ja näkyy hamaan länteen, niin on oleva Ihmisen Pojan tulemus.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Thi ligesom Lynet udgår fra Østen og lyser indtil Vesten, således skal Menneskesønnens Tilkommelse være.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod